(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 24, 230, 280, 289) (5237 S. K. m. 206)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan Müşteki kurum vekilinin dilekçesi ve dosya içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanık vekilinin sanığın Resmi Belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan mahkumiyetine ilişkin karara karşı istinaf talebinde bulunduğu anlaşılarak yapılan incelemede;
Somut olayda, Olay tarihinde emniyet görevlilerinin Merkez Efendi Mahallesi Mevlevihane Caddesi üzerinde görevlerini yaptıkları sırada durumundan şüphelenerek durdurdukları SSÇ M. E.'e GBT sorgusu yapılabilmesi için kimlik bilgilerini sordukları SSÇ'nin de başka bir suçtan araması olabileceğini düşünerek gerçek kimlik bilgileri yerine adını M. soyadını E. baba adı S., anne adı H. doğum yeri Midyat, doğum tarihi olarak 1998 olarak polislere beyan ettiği, GBT sorgulamasının bu bilgilere göre yapıldığı , ancak daha sonra SSÇ'nin polis aracıyla GBT büro amirliğine götürülürken gerçek durumun anlaşıldığı, buna ilişkin 18/12/2015 tarihli tutanağın tutulduğu ve bu tutanağın SSÇnin gerçek ismi ile imzalandığı anlaşılması karşısında, isnat edilen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, düzenlenen bir tutanak bulunmadığı gözetilerek sanığın beraatine karar vermek gerekirken yanlış yorumla mahkumiyetine karar verilmesi,
Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK'nın 34, 230 ve 289/1-g maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının istinaf denetimine olanak verecek biçimde olması gerektiği, Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçelerde tutarlılık denetimi yapması ve bu açılardan mantıksal ve hukuksal bütünlüğün sağlanması için kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması ilkelerine uyulması gerektiği halde, kararda buna ilişkin bir değerlendirme bulunmadığı, CMK’nın 230 uncu maddesi gereğince denetime imkan verecek yeterli gerekçeden yoksun olarak hüküm kurulduğu anlaşılarak istinaf başvurusunda bulunan katılan vekilinin istinaf itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle CMK'nun 289/1-g, 280/1-b maddeleri uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, kesin olmak üzere 31/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)