(5237 S. K. m. 206, 268) (5271 S. K. m. 230, 280, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanığın Resmi Belgede Sahtecilik suçundan mahkumiyetine ilişkin karara karşı istinaf talebinde bulunduğu anlaşılarak yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin yargılama sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre Sanığa yükletilen eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, söz konusu belgenin aldatma kabiliyetinin bulunduğunun Mahkeme Hakimi tarafından incelenerek tespit edildiği, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların istinaf denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı nazara alınarak İstinaf başvurusunda bulunan sanığın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla; Bu gerekçeler ile CMK'nun 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Sanığın Başkalarına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerini Kullanma suçundan mahkumiyetine ilişkin karara karşı istinaf talebinde bulunduğu anlaşılarak yapılan incelemede;
İftira suçunun özel bir halini düzenleyen 268. maddesindeki başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşabilmesi için kişinin, işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanması koşulunun aranması, TCK’nın 268. maddesinde öngörüldüğü haliyle ortada kabahatin ötesinde soruşturma ve kovuşturma yapılmasının engellenmesi amaçlanan bir suçun bulunması gerekir. Kabahatler ve disiplin eylemlerinin madde kapsamında bulunmadığı, ortada işlenmiş bir suç olmadan TCK.nun 268.maddesinde yer verilen suçun oluşmayacağı, başkasının kimliğini ya da kimlik bilgilerini kullanarak kendisini suçsuz, diğer kişiyi ise işlemediği bir suçun faili olarak göstermesi gerektiği, Eğer fail ortada işlenmiş bir suç olmaksızın başka nedenlerden dolayı, örneğin kesinleşmiş cezası yada yakalaması olması, ceza evi firarisi olması gibi sebeplerden dolayı başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanırsa 268. maddede yer alan suç tipi değil, 206. Maddede yer alan yalan beyanda bulunma suçunun oluşacağı, ancak 206.maddede yazılı suçun oluşu için ise Kişinin açıklamaları üzerine düzenlenen resmî bir belge olması, bu belgenin bu beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması suçun oluşması için gereklidir. Ancak Beyanın doğruluğu düzenlenen resmî belgeyle ispat edilecek ise, suç oluşacak, buna karşılık beyanı alan memur, beyanın doğruluğunu tahkik edip, buna kanaat getirdikten sonra resmî belgeyi düzenlemek durumunda ise yani resmî belge sadece kişinin beyanı üzerine değil de, memurca yapılacak inceleme sonucuna göre meydana getirilmekte ise, bu suçun oluşmayacağı sabit olup somut olayda, Sanığın kendi resmini yapıştırdığı müdahile ait sürücü belgesi ile idari yaptırım gerektiren kabahat işlediği, bu kimliği kullanarak müdahil adına idari yaptırım düzenlenmesini 01/04/2013 tarihinde sebep olarak ve ehliyetine de el konulmasını da sağlayarak bu şekilde işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla başkasına ait sahte sürücü belgesini kullanarak iftira atmak suçunu işlediği belirtilerek sanığın mahkumiyetine karar verildiği, oysaki yerleşik Yargıtay ve dairemizin uygulamasına göre, TCK’nın 268. maddesinde öngörüldüğü haliyle ortada kabahatin ötesinde soruşturma ve kovuşturma yapılmasının engellenmesi amaçlanan bir suçun bulunması gerekir. Kabahatler ve disiplin eylemlerinin madde kapsamında bulunmadığı, ortada işlenmiş bir suç olmadan TCK nun 268.maddesinde yer verilen suçun oluşmayacağı, işlediği suç nedeniyle de kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemediği, başkasının kimliğini ya da kimlik bilgilerini kullanarak kendisini suçsuz, diğer kişiyi ise işlemediği bir suçun faili olarak göstermediği ve 5237 sayılı TCK'nun 268. maddesinde düzenlenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeksizin yasaya aykırı değerlendirme ile mahkumiyetine karar verilmesi yasaya aykırı görülmüş, istinaf başvurusunda bulunanın istinaf itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle CMK'nın 289/1-g, 280/1-b maddeleri uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, Kesin olmak üzere 15.06.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)