(5271 S. K. m. 34, 230, 280, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve Cumhuriyet savcısının istinaf talebi ve dosya içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanık M. G. hakkında Resmi Belgede Sahtecilik suçundan verilen beraat kararına karşı Cumhuriyet Savcısının istinaf talebinde bulunduğu anlaşılarak yapılan incelemede;
Sanık Mesut alınan savunmasında, Dava konusu çeki de bana diğer sanık A. İ. getirdi. Kendisinin şirkette imza yetkisi bulunmuyordu. Bu nedenle çeki bana getirdi. Ben de bu nedenle imzalayıp ciro ettim. Çekteki ciro imzası bana aittir. Ancak belirttiğim gibi bu çeki bana şirketin ortağı olup imza yetkisi olmayan diğer sanık A. İ. getirmiştir. Şeklinde savunma yaptığı, diğer sanık A.in ise "H. G. den alacağımıza karşılık çek aldığımız doğrudur ama ben bu çeki görmedim, bu çeki bana M. G. kaşeleyip imzalayıp getirdi verdi, ben de üzerine kendi ciromu yaparak müşterime ödemelerimize karşılık kullandım, çekin sahte olduğunu veya çalıntı olup olmadığını bilmiyorum" şeklindeki savunması karşısında sanıkların çekin elde ediliş ve tedavülü konusunda birbirlerine isnatta bulundukları, çek üzerindeki sanıklar tarafından da kabul edilen ilk cironun sanık M. G. ve ikinci cironun sanık A. İ. eli mahsulü olmasına ve suç tarihi itibari ile ortaklıkları da bulunmasına rağmen her iki sanığın iştirak halinde bu suçu işledikleri düşünülerek her iki sanığın mahkumiyetine karar vermek gerekirken ikinci ciro sahibi A. İ. hakkında "Resmi Belgede Sahtecilik" suçundan mahkumiyetine karar verilmesi rağmen yetersiz ve dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile ilk ciro sahibi olan sanık M. G. hakkında Resmi Belgede Sahtecilik suçundan beraat kararı verilmiş olması,
3- Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK'nın 34, 230 ve 289/1-g maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının istinaf denetimine olanak verecek biçimde olması gerektiği, Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçelerde tutarlılık denetimi yapması ve bu açılardan mantıksal ve hukuksal bütünlüğün sağlanması için kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması ilkelerine uyulması gerektiği halde, her iki sanığın ortak olup suçu birbirlerine atmalarına rağmen gerekçeli kararda beraat eden sanığa neden beraat kararı verildiğinin yasa metninin tekrarı ile yetinilerek anlatıldığı, buna ilişkin bir değerlendirme bulunmadığı, CMK’nın 230 uncu maddesi gereğince denetime imkan verecek yeterli gerekçeden yoksun olarak hüküm kurulduğu anlaşılarak istinaf başvurusunda bulunan Cumhuriyet Savcısının istinaf itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle CMK'nın 289/1-g, 280/1-b maddeleri uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 15/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)