(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 230, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan katılan vekilinin dilekçesi ve dosya içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Katılan vekilinin sanığın Resmi Belgede Sahtecilik suçundan beraatine ilişkin karara karşı istinaf talebinde bulunduğu anlaşılarak yapılan incelemede;
1- Sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdiri hakime ait olduğu cihetle, suça konu emanette olduğu anlaşılan senet celp edilerek incelenmek suretiyle, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ve denetime olanak verecek şekilde dosya içine konulması, bu belgenin yasal unsurları taşıyıp taşımadığı, aldatıcılık niteliği bulunup bulunmadığı kararda tartışılıp değerlendirildikten sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- İlk dereceli mahkeme gerekçeli kararında, sanığın müştekiden aylık ödemeler ile parasını işletmek üzere 6.000 TL aldığı, bilahare müştekinin parasını iade etmesini istediği ve hakkında Bakırköy 16 İcra Dairesinin 2016/13354 E. sayılı ilamsız icra takibi açtığı ve dosyanın takip edilmeyerek işlemden kaldırıldığı, takip dosyasının tetkikinde bir kısım fatura alacaklarına karşılık açıldığının yazılı olduğu ancak faturala ilişkin her hangi bir belgenin de bulunmadığı, müştekinin sanık aleyhinde açtığı ilamsız takip dosyasında ise iddia ettiği alacağına ilişkin her hangi bir belgenin de bulunmadığı belirtilerek beraat kararı verilmiş ise de, dosyada mevcut icra dosyasının incelenmesinde, katılanın 14/04/2014 tarihli sanık ile katılan arasında yapılan adi yazılı sözleşmeye dayanarak ilamsız takip yapıldığı, mahkemenin gerekçesinde belirttiği şekilde bir kısım faturalara ilişkin bir takip olmadığı gibi söz konusu sözleşmede düzenlendiği iddia edilen senede ilişkin bir ibarenin bulunmaması, sanığın borucunu ödediğine dair katılandan aldığı bir yazılı belge sunamaması karşısında sanığa isnat edilen suçun oluştuğu gözetilmeksizin, Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK'nın 34, 230 ve 289/1-g maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının istinaf denetimine olanak verecek biçimde olması gerektiği, Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçelerde tutarlılık denetimi yapması ve bu açılardan mantıksal ve hukuksal bütünlüğün sağlanması için kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması ilkelerine uyulması gerektiği halde, CMK'nın 230 uncu maddesi gereğince denetime imkan vermeyen, dosya kapsamı ile çelişen yeterli gerekçeden yoksun olarak hüküm kurulduğu anlaşılarak istinaf başvurusunda bulunan katılan vekilinin istinaf itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle CMK'nın 289/1-g, 280/1-b maddeleri uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA,
Kesin olmak üzere 28/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.(¤¤)