(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 230, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan tarafların dilekçesi ve dosya içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanıklar C. Ç. ve H. T. yönünden yapılan istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak; oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre mahkemenin kararından usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından;
İstinaf başvurusunda bulunanların ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla; CMK.nun 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE
Sanık S. DAĞİSTAN yönünden yapılan istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Sanığın savunmasında; ………. Kırtasiye ve Ltd. Şti.'nden 1996 yılında ayrıldığını, hisselerini fiilen C. Ç.'e devrettiğini ve onun fiilen şirketin ortağı olduğuna dair savunması ile bu savunmayı destekleyen sanık C. Ç.'in şirketi 1996 yılında sanık S.'den devraldığı ve devir işleminin resmi olmadığına dair savunması ile Vergi Tekniği Raporu ve bilirkişi raporunda C. Ç.'in S.'in hisseleri ile şirketi fiilen idare ettiği belirtilerek, her iki sanık hakkında suç duyurusunda bulunulmuş olması da gözetilerek; faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişiler dinlenerek sözü edilen faturaları sanıktan alıp almadıkları ve bunlarla ilgili belgeler olup olmadığı sorulup sanıkların savunmaları da göz önünde bulundurularak Ceza Genel Kurulu’nun 17.12.1990 gün ve 312/340 sayılı kararında açıklandığı üzere, suç ve suçlu arasındaki illiyet bağı ile temsil yetkisinin bölüşümündeki ağırlık ve sınırlar araştırılıp, suçun ayrıntısını bilen ve oluşumunda rolü olan sanığın sorumluluklarının belirlenmesinden sonra hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden,
Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK'nın 34, 230 ve 289/1-g maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanığı, katılanı, Cumhuriyet Savcısını ve herkesi tatmin edecek, istinaf denetimine olanak verecek biçimde olması gerektiği nazara alınarak, Bölge Adliye Mahkemesi'nin gerekçelerde tutarlılık denetimi yapması ve bu açılardan mantıksal ve hukuksal bütünlüğün sağlanması için kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve raporlara ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması ilkelerine uyulması gerektiği halde, CMK'nın 230. maddesi gereğince denetime imkan verecek yeterli gerekçeden yoksun olarak mahkumiyet yönünde hüküm kurulması,
Usule aykırı ve istinaf başvurusunda bulunanın istinaf nedenleri yerinde görülmüş olduğundan, hükmün CMK'nın 289/1-g ve 280/1-b maddeleri uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, kesin olmak üzere 27/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)