(213 S. K. m. 139, 359) (5271 S. K. m. 230, 280, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan katılan vekilinin dilekçesi ve dosya içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Katılan vekilinin Sanığın Vergi Usul Kanununa muhalefet suçundan beraatine ilişkin karara karşı istinaf talebinde bulunduğu anlaşılarak yapılan incelemede;
213 sayılı yasanın 359/A-2 maddesindeki söz konusu suçun oluşabilmesi için ibrazı istenilen defter veya belgelerin mevcut olması, defter ve belgelerin varlığının noter tasdik kayıtları veya sair suretle sabit olması, ibraz isteğinin vergi incelemesine yetkili olanlarca yapılmış olması, ibraz isteğinin vergi incelemesi sırasında yapılması, vergi incelemesi vergi usul kanunun 139. Maddesinde yazılı usule uygun yapılmış olması, ibraz isteğinin defter ve belgelerin muhafazası için öngörülen müddet içerisinde olması, ayrıca ibraz etmemesi eylemi için haklı bir mazeret gösterilmemiş olması şarttır.
Müsnet olayda sanığın cezalandırılması istenen yasa hükmüne ilişkin yasal koşulların vergi usul kanununun 139.maddesine uygun yazılı usule uyularak yapılmış olması koşulu dışında mevcut olduğu anlaşılmış, ancak 139.maddede incelemenin nerede yapılacağı hükmü düzenlenmiş olup bu maddeye göre vergi incelemesinin esas itibari ile incelemeye tabi olanın iş yerinde yapılacağı iş yerinin müsait olmaması ölüm, işin terk edilmesi gibi zaruri sebeplerle incelemenin yerinde yapılması imkansız olur veya mükellef ve vergi sorumluları isterlerse inceleme işleminin dairede yapılabileceği belirtilmiştir. Maddeden anlaşılacağı üzere esas olanın vergi incelemesinin mükellefin iş yerinde yapılmasıdır. Buna iki istisna getirtilmiş olup, birincisi mükellefin veya vergi sorumlusunun dairede inceleme yapılmasını istemeleri, diğeri ise iş yerinin elverişli olmaması ölüm, terk edilmesi gibi hallerin bulunması ve bunun tespit edilmesidir.
Dosyada mevcut vergi inceleme raporları ve ekindeki tutanaklardan sanığın işyerinin 19/04/2010 tarihinde tasfiye sürecine girdiği, tasfiye işleminin bitirilerek 31/12/2013 tarihinde terkin edildiği, tasfiye memuru ve şirket ortağı olan sanığa tebligatın ise 11/02/2014 tarihinde sanığın kardeşine yapıldığı, bu nedenle 139.madde de düzenlenen terk unsurun bulunduğu anlaşılmış olup bu nedenle sanığa isnat edilen suçun yasal unsurlarının oluştuğu gözetilmeksizin dosya kapsamı ile uyuşmayan, CMK'nın 230 uncu maddesi gereğince denetime imkan verecek yeterli gerekçeden yoksun olarak hüküm kurulduğu anlaşılarak istinaf başvurusunda bulunan katılan vekilinin istinaf itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle CMK'nın 289/1-g, 280/1-b maddeleri uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 28/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)