(5271 S. K. m. 279, 280) (5237 S. K. m. 43)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, CMK'nun 279.maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda; duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi incelenerek, CMK.nun 280.maddesi gereğince Dairemizin görev ve yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi, yasa yolunun açıklığı, başvurularının kapsamına göre sanıklar vekillerinin istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık E.D. savunmasında ve bu sanık vekilinin beyanlarına göre, üzerinde sahte plaka takılı halde yakalanan ve bu plakaya düzenlenmiş sahte belgeleri O. isimli kişiden aldığını, O.'ın gerçek isminin A.D. olduğunu ve bu kişi hakkında Bakırköy 32. Asliye Ceza Mahkemesinde derdest dava bulunduğunu ve hakkında mükerrer yargılama yapıldığını iddia etmiş olup,
Dosya içerisinde bulunan Bakırköy 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/232 Esas sayılı dosyasının iddianamesinde A.D.'un bir nolu sanık olarak gösterildiği, hakkında mahkumiyet kararı verilen sanık E.D.'un yine aynı iddianamede resmi belgede sahtecilik suçunun sanığı olarak 36 nolu sanık olarak belirtilmiş olması ayrıca bu iddianamenin alt kısmında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından M.A. ve Ş.B. hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olmasına göre, Bakırköy 32. Asliye Ceza Mahkemesinin derdest olan 2015/232 Esas sayılı dosyası ile bu dosyanın birleştirilmesi, eğer birleştirilemiyorsa dava dosyası getirtilip incelendikten sonra sanıkların hukuksal durumunun buna göre belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
5237 Sayılı TCK'nun 43. maddesinde "değişik zamanlarda" denilmiş olması nedeni ile aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı cihetle, sanıklarda yakalanan otomobilde bulunan suça konu sahte plakalar, trafik belgesi, tescil belgesi, vekaletname ve sigorta poliçesi aynı anda ele geçirilmesi ve değişik zamanlarda düzenlendiğine dair delil bulunmaması karşısında; 5237 Sayılı TCK'nun 43. maddesi kapsamında teselsül koşullarının oluşmadığı ancak belge sayısının temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınması gerektiği gözetilmeden, bu madde hükmünün tatbiki ile cezada artırıma gidilmiş olması suretiyle hükmün gereğince gerekçeyi içermemesi nedeniyle; CMK'nun 289/1-g,h, 280/1-b maddeleri uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, kesin olmak üzere 08.03.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)