(5271 S. K. m. 280, 289) (5237 S. K. m. 42, 44, 88)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanık vekilinin dilekçesi ve dosya içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanık vekilinin sanığın Atatürk'ün Hatırasına Alanen Hakaret suçundan mahkumiyetine ilişkin karara karşı istinaf talebinde bulunduğu anlaşılarak yapılan incelemede; Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin yargılama sonucunda oluşan inanç ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre Sanığa yükletilen eylemin sanık tarafından işlenmediğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların istinaf denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı anlaşılarak İstinaf başvurusunda bulunanın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla; CMK.nın 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Sanık vekilinin sanığın mala zarar verme suçundan mahkumiyetine ilişkin karara karşı istinaf talebinde bulunduğu anlaşılarak yapılan incelemede;
TCK.nun 44.maddesine göre, İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır hükmü mevcut olup Kişi, işlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşumuna neden olabilir; ancak non bis in idem kuralı gereğince bu fiilden dolayı ancak bir defa cezalandırılabilir. Gerçekleştirdiği fiilin birden fazla farklı suçun oluşumuna neden olması durumunda, failin bu suçlardan en ağır cezayı gerektiren suç nedeniyle cezalandırılması yoluna gidilmelidir. Böylece, bir fiilden dolayı kişinin birden fazla cezalandırılmasının önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Bu kuralın uygulanabilmesi için işlenen bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşması gerekir. Failin işlediği bir fiil olacak, bu fiille birden fazla fakat birbirinden farklı suç işlenecek ve fail hakkında bu suçlar için gösterilen en ağır ceza uygulanacaktır. Ancak sonuç tek ise ve bu tek sonuç aynı anda farklı suç tanımlarını ihlal ediyorsa fikri içtima hükmü uygulanarak faile sadece en ağır ceza verilecektir.
TCKnun 42.maddesinde düzenlenen bileşik suç durumunda da biri diğerinin unsurunu veya ağırlaştırıcı nedenini oluşturması nedeniyle tek fiil sayılan ve doktrinde bileşik suç (mürekkep suç) olarak adlandırılan fiilin tanımı yapılmakta ve bu tür suçlarda, suçu oluşturan araç suçtan dolayı ayrıca ceza verilmeyeceği, dolayısıyla cezaların içtimaı hükümlerinin uygulanmayacağı açıkça belirtilmiştir. Örneğin yağma suçunda fail hem hırsızlık suçunu hem de yerine göre tehdit yerine göre yaralama suçunu (88. madde kapsamındaki basit halinde kalmak şartıyla) işlemektedir. Bu durumda faile işlediği bu ayrı suçlardan dolayı değil tek bir yağma suçundan dolayı ceza verilecektir. Zira bu suçlarda cebir ile hırsızlık fiilleri yağma suçunun unsurlarıdır. Bu nedenle yağma suçu bileşik bir suçtur.
Bu düzenlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde, sanığın katılanın yöneticisi olduğu apartman ilan panosuna Atatürk’ün ölüm yıldönümü nedeniyle astığı anma yazısı ve Atatürk posterini yırtarak Atatürk’ün hatırasına hakaret suçunu işlediği, sanığın Atatürk posterini yırtma eylemi ile hakaret suçunun oluştuğu, yırtma eyleminin suçun oluşumu için gerekli unsur olduğu, bu nedenle ayrı ayrı ceza verilemeyeceği düşünülmeksizin yasal olmayan gerekçe ile ayrıca mala zarar verme suçundan sanığın mahkumiyetine karar verilmesi yasaya aykırı görülmüş, sanık müdafinin istinaf istemi yerinde görüldüğünden hükmün bu nedenle CMK'nın 289/1-g, 280/1-b maddeleri uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA, Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 21/04/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)