(5271 S. K. m. 170, 225, 280)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Katılan vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak; oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, red kararı yönünden değerlendirmenin yerinde ve dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşıldığından;
İstinaf başvurusunda bulunanın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla; CMK.nun 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Sanık ….'un istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Ceza muhakemesi hukukumuzda mahkemelerce bir yargılama faaliyetinin yapılabilmesi ve hüküm kurulabilmesi için, yargılamaya konu edilecek eylemle ilgili, usulüne uygun olarak açılmış bir ceza davası bulunması gerekmektedir. 5271 sayılı CMK’nun 170/1. maddesi uyarınca ceza davası, dava açan belge niteliğindeki icra ceza mahkemesine verilen şikâyet dilekçesi, son soruşturmanın açılması kararı gibi istisnai hükümler dışında, kural olarak Cumhuriyet savcısı tarafından düzenlenecek bir iddianame ile açılır. Belirtilen kanunun 170. maddesinin 4. fıkrasında da; "İddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır" düzenlemesine yer verilmiştir. CMK’nun 225. maddesi uyarınca da; "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir." Bu düzenleme gereğince hangi fail ve fiili hakkında dava açılmış ise ancak o fail ve fiili hakkında yargılama yapılarak hüküm verilebilecektir. Anılan kanuni düzenlemelere göre, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu iddia olunan eylemin dışına çıkılması, dolayısıyla davaya konu edilmeyen fiil veya olaydan dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması kanuna açıkça aykırılık oluşturacaktır. Öğretide "davasız yargılama olmaz" ve "yargılamanın sınırlılığı" olarak ifade edilen bu ilke uyarınca hâkim, ancak hakkında dava açılmış bir fiil ve kişi ile ilgili yargılama yapabilecek ve önüne getirilen somut uyuşmazlığı hukuki çözüme kavuşturacaktır Bir olayın anlatımında başka olaydan bahsedilmesi o olaydan dava açıldığını da göstermez.
Bu genel açıklamalar ışığında somut olayımız değerlendirildiğinde; dosyaya konu iddianamede, iddianame kapsamına göre şüphelilerin tamamen sahte fatura ticaret yapmak amacı ile şirketi kurdukları, bu şirketin yöneticisi oldukları, bu şirket adına sahte fatura düzenlemek suretiyi ile vergi ziyaına sebebiyet verdikleri iddiası ile kamu davası açıldığı,
Yerel Mahkemece yapılan yargılama neticesinde "Sanık ……..'un sahte belge düzenlemek suretiyle vergi usul kanununa muhalefet suçundan, cezalandırılmalarına karar verildiği,
Yine dosya içinde bulunan komisyon mütalasının ise 2008-2009-2010 takvim yılları itibari ile sahte belge düzenleme olarak belirlendiği anlaşılmıştır.
Yerel Mahkemece hangi takvim yılına ilişkin olarak sahte belge düzenlemek suretiyle vergi usul kanununa muhalefet suçundan hüküm kurulduğu belli olmadığı gibi, iddianamenin de tam olarak sevk maddeleri itibari ile komisyon mütalaasına uygun olmadığı, öncelikle bu hususlardaki usulü eksiklikler giderilerek yargılamaya devamla sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması ve hükmün hangi takvim yılına ilişkin olarak verildiği açıklanmaksızın hükmün karıştırılmasına neden olunması,
Yasaya aykırı ve istinaf başvurusunda bulunanın sanığın istinaf itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, bu nedenle CMK'nın 280/1-d maddesi uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, kesin olmak üzere 05/03/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)