(213 S. K. m. 227) (5271 S. K. m. 280)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak; oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre mahkemenin kararından usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, beraat kararı yönünden değerlendirmenin yerinde ve dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmıştır.
2012 takvim yılı itibari ile verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Dava dosyasında bulunan Vergi Tekniği raporunun sahte belge düzenleme suçundan düzenlenmiş olması, dava açan iddianamede sahte belge düzenleme ve kullanma eyleminin anlatılmış olmasına göre Mahkeme hükmünün düzenleme suçundan verildiği kabul edilerek yapılan incelemede; yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak; oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre mahkemenin kararından usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından;
Beraat ve 2012 takvim yılı itibari ile verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurusunda bulunanların ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla; her iki hükmün CMK.nun 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİNE, KESİN olmak üzere,
Sanıklar hakkında 2013 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek suretiyle vergi usul kanununa muhalefet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin istinaf talebinin incelenmesinde;
Sahte fatura düzenlemek suçunda suçun maddi konusunun fatura olduğu, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227. maddesinin 3. fıkrasındaki ''Bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanunun Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır'' şeklindeki düzenlemeye göre de alım satım ya da hizmet ifasının belgesi olan faturaların Vergi Usul Kanununun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesi karşısında anılan yıllara ait fatura ayrıntılarının vergi dairesinden sorularak her takvim yılı için kanaat oluşturacak sayıda fatura aslı ya da onaylı suretinin temin edilip dosya arasına konulmasından sonra, yasada öngörülen zorunlu bilgileri içerip içermediğinin incelenmesi gerektiği,
2013 yılına ait faturaların vergi incelemesi sırasında karşıt inceleme yapılan …… tarafından sunulduğu ancak bu faturaların incelenmesinde mükellef tarafından anlaşmalı matbaaya bastırılan faturalardan olmadığı ve taklit fatura olarak kabul edilmesi gerektiği, 2013 yılı itibari ile mal alım beyanında bulunan diğer bir firmanın ise …… isimli firma olduğu bu firma hakkında dosya içinde bulunan bilgi ve belgelere göre vergi incelemesi yapılmadığı vergi tekniği ve vergi suçu raporu düzenlenmediği yasa ile defter ve belge saklama yükümlülüğünün 5 yıl ile sınırlandırılmış olması karşısında bu aşamadan sonra belgelere ulaşma ihtimalinin de bulunmaması karşısında bu firmanın kullandığı faturaların mükellef tarafından bastırılan faturalar mı yoksa taklit faturalar mı olduğu hususunun netleştirilemediği bu hali ile sanıkların 2013 yılı itibari ile sahte belge düzenledikleri hususunda şüphe oluştuğu ve bu şüphenin sanıklar lehine değerlendirilmesi gerektiği anlaşılarak beraatlerine karar vermek gerekirken mahkumiyetlerine karar verilmesi yasaya aykırı ise de, bu aykırılık 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-a maddesi aracılığıyla aynı Kanunun 303. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir hata olduğundan, sanıklar hakkında 2013 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan kurulan mahkumiyet HÜKMÜNÜNKALDIRILMASINA,
Hükme;
1-“Her ne kadar sanıklar hakkında 2013 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suretiyle Vergi Usul Kanununa Muhalefet suçundan cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmış ise de, sanıkların yüklenen suçu işlediklerine dair mahkumiyetlerini gerektirir kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden CMK'nun 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı BERAATİNE”, Fıkrasının eklenmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde Dairemize ya da eşdeğer başka bir daireye sunulacak yazılı dilekçeyle veya zabıt katibine usulünce sözlü beyanda bulunması ve tutanağın hakime onaylatılması suretiyle CMK'nun 286/1. maddesi gereğince beraate dönüştürülen hükümler yönünden YARGITAY NEZDİNDE TEMYİZ YOLU açık olmak üzere 27/03/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)