(213 S. K. m. 359) (5237 S. K. m. 53, 62)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı sanık tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; dosya kapsamı itibariyle, istinaf talebinin yeniden yargılama yapılarak değerlendirilebileceği sonucuna ulaşıldığından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280.maddesinin 1. fıkrasının e bendi uyarınca, davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılan duruşmalı yargılama sonucunda;
Gereği düşünüldü:
İDDİA;
Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının 19/01/2017 tarih, 2017/450 esas ve 2017/436iddianame numaraları ile sanığın 2011, 2012, 2013, 2014 tarihlerinde işlediği Vergi Usul Kanununa muhalefet suçundan 213 sayılı Yasanın 359/a-2,ve TCK'nun 53. maddeleri gereğince, cezalandırılmasının talep edildiği,
Yine Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 30/11/2015 tarih, 2015/21148 soruşturma, 2015/8989 Esas sayılı ve 2015/8175 iddianame numarası ile sanık hakkında VUK.'nun 359/a-2, TCK.'nun 53/1-2, 58/6. maddeleri gereğince cezalandırılması talep edildiği,
1.iddianamenin Gebze 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/50 Esas sayılı dosyasını oluşturduğu, bu dosyanın 09/05/2017 tarih ve 2017/267 karar nolu birleştirme kararı ile 2. İddianamenin konusunu oluşturan Gebze 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/760 Esas sayılı dosyası ile birleştirildiği anlaşılmıştır.
YEREL MAHKEME HÜKMÜ:
Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/882 soruşturma, 2017/450 esas ve 2017/436 iddianame numaraları ile sanık hakkında TCK'nun 359/a-2 ve TCK'nun 53/1 maddeleri gereğince 31/01/2017 tarihinde düzenlenen iddianame ile açılan kamu davasının açık yargılaması sonunda, sanığın Uluçınar Vergi Dairesinin ...... vergi numaralı mükellefi olduğu, sanığın 2016 yılında yapılan vergi incelemesi sırasında, 2011-2012-2013 ve 2014 yıllarına ait yasal belgeler ile defterlerini incelemeye ibraz etmediğinin 07/12/2016 tarihli vergi suçu raporu ile tespit olunduğu , dosya içerisinde yer alan tebliğ evrakında tebligatın 08/03/2016 tarihinde sanığa bizzat tebliğ edildiği ve mahkememizin 2017/50 esas ve 2017/267 karar sayılı ilamı ile, dosyanın mahkememizin 2015/760 esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiş olup, Mahkememizin 2015/760 esas sayılı dosyasında düzenlenen iddianamede özetle, Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu'nun 26/11/2015 tarih ve AGB-A-1045/126-13 sayılı ihbar evrakında, Uluçınar Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün ...... vergi kimlik numaralı mükellefi ....... Ltd. Şti.'nin müdürü olan sanık ...... hakkında 22/10/2015 tarih ve 2015-A-1045/21 sayılı Vergi Suçu Raporunun düzenlendiği, bu raporda ayrıntılı şekilde belirtildiği üzere sanığın 16/09/2015 tarihinde yapılan tebligata rağmen yetkilisi olduğu şirketin 2010, 2012 ve 2013 yıllarına ait kanuni belgeleri incelemeye ibraz etmediğinin belirtildiği, Dosya içerisinde yer alan 14/03/2016 tarihli bilirkişi raporunda, tebligatların sanığa tebliğ edildiği ancak defterlerini ibraz etmediğinin belirtildiği böylece sanığın üzerine atılı suçu işlemiş olduğu anlaşılmakla; Sanık üzerine yüklenen 2010 - 2011 - 2012- 2013-2014 yıllarına dair vergi usul kanununa muhalefet suçunun sübut bulduğu, suçun işleniş biçimi, suç konusunun önemi, failin güttüğü amaç ve saiki değerlendirildiğinde takdiren 213 sy. Yasanın 359/a-2 maddesi gereğince ayrı ayrı hapis cezası ile cezalandırılmasına, Sanığın sabıkalı olması nedeni ile CMK'nun 231.maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına karar verilmiş,
Sanığın Vergi Usul Kanununa Muhalefet suçundan 2010, 2011, 2012, 2013, 2014 yıllarından ayrı ayrı 213 sayılı Yasanın 359/a-2., TCK'nun 62/2. maddelerinin tatbiki suretiyle, 5 kez 15'er ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
SAVUNMA:
İlk derece mahkemesinde yaptığı savunmada: ...... Ltd. Şti'nin müdürüyüm. Diğer ortağı da ......'dur. Ben işlerim nedeniyle şirkette çalışan ağabeyim ...... şirkette bulunduğu sırada vergi müfettişleri gelip belgeleri istemişler. Ancak ......'un belgelerden haberi olmadığı için vergi müfettişlerine ibraz edememiş. Ben kendisine belgelerin nerede olduğunu söylemiştim. Ancak buna rağmen ibraz etmemiş. Benim olaydan daha sonra haberim oldu. Belgeler bendedir. Bu belgeleri vergi müfettişlerinin incelemesine sunacağım, vergi dairesine başvuracağım, bu nedenle üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum, suçsuzum beraatimi talep ediyorum, maddi zarara sebebiyet vermediğimden karşılama talebim de yoktur, demiştir.
Dairemizde yaptığı savunmada: Ben bu konuda daha önce ifade vermiştim. İş yerini maliye resen terk ettirdi. Ben insanlara güvenerek şirketi üzerime almıştım. Şirketle başkası ilgileniyordu. Defterler bende olmadığı için ibraz edemedim dedi.
ESAS HAKKINDA MÜTALAA:
Sanığa isnat edilen vergi usul kanuna muhalefet suçundan her ne kadar aynı eylemden beş kez mahkumiyetine karar verilmiş ise de; defter ve belge ibraz etmeme suçunun her yıl için ayrı suç oluşturamayacağı, sanığın eyleminin Vergi Usul Kanunun 359/a-2. maddesine uygun ve bir kez cezalandırılması gerektiğinden yerel mahkemenin kararının kaldırılarak sanığın V.U.K'nun 359/a-2. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmesini mütalaa etmiştir.
DELİLLER:
Sanığa ait nüfus ve adli sicil kaydı, savunma, 21/12/2016 tarihli Kocaeli Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığının mütalaası, 07/12/2016 tarihli vergi suçu raporu, 17/11/2015 tarihli mütalaa, 22/10/2015 tarihli vergi suçu raporu, defter ve belge isteme yazılarının ve bu yazıların sanığa tebliğine dair belge örnekleri.
KANITLARIN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Uluçınar vergi Dairesi Müdürlüğünün ...... vergi kimlik numaralı ...... Ltd. Şti.'nin otel ve benzeri konaklama yerlerinin faaliyeti konusu ile iştigal etmek üzere, 05/07/2006 tarihinde faaliyete başladığı, 30/09/2015 tarihinde resen terk ettirildiği, şirketin faaliyette olduğu tarih içerisinde mükellef kurum yetkilisinin sanık ...... olduğu tespit edilmiştir.
Kocaeli Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığının 04/02/2006 tarihli iş emri ile mükellef kurumun 2011, 2012, 2013 ve 2014 hesap dönemlerine ait faaliyeti ile ilgili tam olarak incelenmesi için müfettiş görevlendirildiği, inceleme ile görevli müfettişin 01/03/2016 tarih AGB-A-2790/28-18 sayılı yazı ile mükellefin 2011, 2012, 2013 ve 2014 takvim yıllarına ilişkin defter ve belgelerini ibraz etmesi için sanığın Mernis adresine tebligat çıkarttığı, isteme yazısının 08/03/2016 tarihinde sanığa bizzat tebliğ edildiği, buna rağmen sanığın defter ve belgeleri ibraz etmediği anlaşılmıştır.
Kocaeli Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı tarafından mükellef kurumun 2010, 2012 ve 2013 hesap dönemlerine ait faaliyeti ile ilgili tam olarak incelenmesi için müfettiş görevlendirildiği, inceleme ile görevli müfettişin 14/08/2015 tarih AGB-A-1045/71-9 sayılı yazı ile mükellefin 2010, 2012 ve 2013 takvim yıllarına ilişkin defter ve belgelerini ibraz etmesi için sanığın Mernis adresine tebligat çıkarttığı, isteme yazısının 16/09/2015 tarihinde sanığa bizzat tebliğ edildiği, buna rağmen sanığın defter ve belgeleri ibraz etmediği anlaşılmıştır.
Mükellef kurumun 2011, 2012, 2013 ve 2014 yıllarına ait yevmiye defteri ve envanter defterlerine ilişkin tasdik bilgilerinin bulunduğu yine mükellefin 2006, 2013 yılları arasında belge basım bilgilerinin olduğu anlaşılmıştır.
14/08/2015 tarihli defter ve belgelerin istenildiği ve isteme yazısının sanığa tebliğ edildiği 16/09/2015 tarihli iş yerinin açık ve faaliyette olduğu bu tarihten sonra şirketin terkin ettirildiği anlaşılmış olup, buna rağmen sanığın iş yerinde inceleme yapılmadığı gibi iş yerinde inceleme yapılmasını engelleyen mücbir sebebin de tespit edilmemiş olması karşısında 30/11/2015 tarih 2015/8989 Esas nolu iddianamesine konu 2015 takvim yılında defter ve belge gizleme suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından bu iddianameye konu eylemden dolayı sanığın beraatine,
19/01/2017 tarih 2017/450 Esas sayılı iddianamesine konu eylemle ilgili olarak defter tasdik ve belge basım bilgileri bulunan ve sanığın yetkilisi olduğu mükellefe ait bu defter ve belgelerin ibraz edilmesi için sanığa usulüne uygun tebligat çıkartıldığı, isteme yazısının 08/03/2016 tarihinde sanığa bizzat tebliğ edildiği, iş yerinin 30/09/2015 tarihinde resen terkin edilmiş olmasına rağmen iş yerinde inceleme olanağı da bulunmamasına rağmen sanığın defter ve belgeleri ilgili vergi müfettişine veya vergi müfettişinin bağlı olduğu kuruma teslim etmemek suretiyle; üzerine atılı suçu işlediği anlaşılmıştır. Sanığın bu eyleminden dolayı ilk derece mahkemesi tarafından isteme yazısı ile her bir takvim yılı için istenen belgelerden dolayı dört ayrı mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de; dört takvim yılına ilişkin defter ve belgelerin bir isteme yazısı ile sanıktan istenilmiş olup, sanığın da bunları incelemeye ibraz etmemesi şeklindeki eylemi 213 sayılı V.U.K'nun 359/a-2. maddesindeki bir tek defter ve belge gizleme suçunu oluşturacağı bu nedenle, bu suçtan bir kez cezalandırılmasına, sanığın duruşmadaki olumlu davranışları lehine TCK'nun 62. maddesinin uygulanması için yeterli görülmüş ve cezasından başkaca da artırım ve indirim yapılmasına yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Gebze 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/760 esas, 2017/529 karar sayılı ...... hakkındaki mahkumiyet kararının KALDIRILMASINA,
1-Sanık hakkında 30/11/2015 tarih 2015/8989 Esas sayılı iddianamesine konu sanığın üzerine atılı defter ve belgeyi gizleme suçundan defter ve belge isteme yazısının sanığa tebliğ edildiği, 16/09/2015 tarihli iş yerinin halen faal olması sebebi ile unsurları oluşmayan suçtan dolayı sanığın CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince BERAATİNE,
2-Sanığın 19/01/2017 tarih 2017/450 Esas sayılı iddianamesi ile açılan defter ve belgeleri gizleme suçunu işlediği sabit olmakla; eylemine uyan 213 Sayılı VUK'nun 359/a-2. maddesi gereğince suçun işleniş biçimi nazara alınarak takdiren 18 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Cezanın failin geleceği üzerine olası etkileri nazara alınarak sanığın cezası TCK 62/1. madde gereğince takdiren 1/6 oranında indirilerek 15 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Başkaca arttırmaya ve indirmeye yer olmadığına,
Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezası ile mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da dikkate alınarak, 5237 sayılı TCK'nun 53/1. maddesinin (a), (b), (c), (d), (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise, anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca, mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar YOKSUN BIRAKILMASINA,
Sanığın suçu işledikten sonra, tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaat oluşmadığından cezanın ertelenmesine takdiren yer olmadığına,
Sanığın kişilik özellikleri göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılmadığından CMK'nun 231. Maddesinin de uygulanmasına yer olmadığına,
Katılan kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre 1980 TL maktu vekalet ücreti ile Bölge Adliye Mahkemelerinde bir duruşması olan işler için 1090 TL vekalet ücretinin sanıktan tahsili ile katılana verilmesine,
Davetiye ve posta giderinden ibaret (335) TL yargılama giderinin sanıktan tahsiline,
Dair, Sanığın SEGBİS ile ve katılan vekilinin yüzüne karşı iddia makamında Cumhuriyet Savcısı ......'ın katılımıyla, Cumhuriyet Savcısının mütaalasına uygun olarak KESİN olmak üzere, oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15.03.2018 (¤¤)