Davacının haksız koruma tedbirleri nedeniyle açmış olduğu maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda:
Gereği düşünüldü:
Dava ve Yargılama Süreci:
Davacı ........ 26/02/2018 havale tarihli dilekçesi ile özetle, hakkında FETÖ/PDY yapılanmasına üyelik gerekçesiyle 16 Temmuz 2016 tarihinde gözaltı kararı çıkarıldığı, 17/07/2016 günü gözaltına alındığı ve 3 günlük gözaltı sonrasında Adliyeye sevk edildiği, 19/07/2016 tarihinde adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı, yaklaşık 1 yıl sonra iddianame hazırlandığı ve yapılan ilk duruşmada 223/2-b maddesi gereğince davacının beraatine karar verildiği, HSYK tarafından meslekten ihraç edildiğini, bu işlemler dolayısı ile maddi ve manevi olarak zarar gördüğünü, 8650,00.-TL maddi tazminat ve 100.000,00.-TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalı Maliye Hazinesinden alınıp davacıya verilmesini talep etmiş, ayrıca işlemin iptali için Danıştay'a açtığı davanın henüz sonuçlanmadığını beyan etmiştir.
Davalı Hazine'ye çıkarılan davetiyenin usulüne uygun tebliğine rağmen vekili duruşmaya katılmamış ancak cevap dilekçesi ile özetle, Davacı tarafça CMK'nun 141 sayılı yasaya dayandırılan maddi ve manevi tazminat talepleri usule ve esasa ilişkin nedenlerle yasaya aykırı olduğundan bahisle davanın reddini talep etmiştir.
Cumhuriyet Savcısı esas hakkındaki mütalaasında;
Dava şartları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur, şeklinde mütalaada bulunmuştur.
Yerel Mahkemece:
Dava hukuki niteliği itibari ile, C.M.K. 141-142. maddeleri uyarınca, koruma tedbirleri nedeniyle açılan maddi tazminat ve manevi tazminat davasıdır.
04/12/2004 tarihli 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (C.M.K.)- Yedinci Bölüm - Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat -Tazminat İstemi- başlıklı 141.maddesinde;
Madde 141 -(1) Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;
a) Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilen,
b) Kanunî gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmayan,
c) Kanunî hakları hatırlatılmadan veya hatırlatılan haklarından yararlandırılma isteği yerine getirilmeden tutuklanan,
d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen,
e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen,
f) Mahkûm olup da gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süreleri, hükümlülük sürelerinden fazla olan veya işlediği suç için kanunda öngörülen cezanın sadece para cezası olması nedeniyle zorunlu olarak bu cezayla cezalandırılan,
g) Yakalama veya tutuklama nedenleri ve haklarındaki suçlamalar kendilerine, yazıyla veya bunun hemen olanaklı bulunmadığı hâllerde sözle açıklanmayan,
h) Yakalanmaları veya tutuklanmaları yakınlarına bildirilmeyen,
i) Hakkındaki arama kararı ölçüsüz bir şekilde gerçekleştirilen,
j) Eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde elkonulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen,
Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler.
(2) Birinci fıkranın (e) ve (f) bentlerinde belirtilen kararları veren merciler, ilgiliye tazminat hakları bulunduğunu bildirirler ve bu husus verilen karara geçirilir.
Tazminat İsteminin Koşulları - başlıklı 142.maddesinde;
Madde 142 - (1) Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ayve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir.
(2) İstem, zarara uğrayanın oturduğu yer Ağır Ceza Mahkemesinde ve eğer o yer ağır ceza mahkemesi tazminat konusu işlemle ilişkili ise ve aynı yerde başka bir ağır ceza dairesi yoksa, en yakın yer ağır ceza Mahkemesinde karara bağlanır, ... şeklinde hükme bağlanmıştır.
Mahkememiz heyetince tüm dosya kapsamı değerlendirilerek yapılan yargılama sonucunda;
Davacı tarafın talebi, davalı Maliye Hazinesi vekilinin cevap dilekçesi, İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/493 Esas- 2017/175 Karar sayılı, 04/12/2017 tarihli beraat kararı, davacının ekonomik ve sosyal durumunun tespitine yönelik zabıta araştırması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Hakkında beraat kararı verilen davacı(sanık) İzmir 15.Ağır Ceza Mahkemesinin 04/12/2017 tarih, 2017/493 Esas - 2017/175 Karar sayılı ve istinaf edilmeksizin 12/12/2017 tarihinde kesinleşen beraat kararında, sanık hakkında açılan dava sonucunda, silahlı terör örgütüne üye olmak suçunun sanık tarafından işlenmediği sabit olduğundan C.M.K. 223/2-b maddesi uyarınca sanığın bu suçtan beraatine, ..., dair karar verildiği, anılan kararda gözaltı tarihi 17/07/2016-19/07/2016 olarak belirtildiği, davacı hakkında (toplam.3 gün) adli kontrol tedbiri (gözaltı) uygulandığı, iş bu davanın da yasal hak düşürücü süre içerisinde, görevli ve yetkili Mahkemeye açıldığı, HSYK tarafından 16/07/2016 tarih 2016/4 tedbir sayılı kararı ile, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu 77.maddesi ve 81/f-1 maddesi gereğince 3 ay süre ile tedbiren görevden uzaklaştırılmasına dair karar verilmiş olduğu, akabinde davacının beyanına göre HSYK tarafından meslekten ihraç edilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Davacının, HSYK kararı ile görevden uzaklaştırıldığı akabinde de davacının beyanına göre meslekten ihraç edildiği, işlemin iptali için davacının Danıştay'a açtığı davanın henüz sonuçlanmadığı, bu itibarla tazminat talep koşullarının davacı yararına gerçekleşmediğinden şartları oluşmayan davanın reddine,
Karar verildiği görülmüştür.
Davacı 03/07/2018 tarihli dilekçe ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacının istinaf talepleri üzerine dairemizce duruşma açılmasına karar verilmiştir.
Dairemizce yapılan 11/09/2019 tarihli duruşmada Davacı beyanında: "Vermiş olduğum dilekçemi aynen tekrar ederim, dilekçemde de belirtmiş olduğum gibi FETÖ, PYD üyeliğinden 3 gün gözaltına alındım. İnternetten adımı görünce gidip kendim teslim oldum, 3 gün sonra adli kontrol yoluyla serbest bırakıldım gözaltına alındığım tarihte bebeğim 4,5 aylıktı anne sütünden de başka bir şey almıyordu, bu yüzden zorluk çektim. Bu listedeki adımdan dolayı eşim de ihraç edildi, İzmir Ağır Ceza mahkemesinde yapılan yargılamada ilk celsede beraat ettim. Beraat etmeme rağmen mesleğime geri dönemedim başka bir işte de çalışamamaktayım, bu mağduriyetlerim de göz önüne alınarak dilekçemde belirtmiş olduğum maddi ve manevi tazminata hükmedilmesini talep ediyorum, Gözaltına alındığımda maaşımın 3/2 si verildi ancak ihraç olunca da verdikleri maaşı geri istediler iade ettim, ben Afyon'a kura çekmiştim ancak eş durumundan dolayı orada başlamadan Manisa'ya atandım en son maaşımı da İzmir'den aldığımı tahmin ediyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dairemizce yapılan 18/12/2019 tarihli duruşmada ise: "Gelen cevaplara bir diyeceğim yoktur. 24 Ağustosta ihracım kesinleşti. En son maaşımı da Manisa'dan almıştım." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dairemizce yapılan duruşmalara davalı vekili katılmamıştır.
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı 18/12/2019 Tarihli Esas hakkındaki mütaalasında: Davacı hakkında FETÖ/PDY yapılanmasına üyelik gerekçesiyle 16 Temmuz 2016 tarihinde gözaltı kararı çıkarıldığı, 17/07/2016 günü gözaltına alındığı ve 3 günlük gözaltı sonrasında Adliyeye sevk edildiği, 19/07/2016 tarihinde adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı, yaklaşık 1 yıl sonra iddianame hazırlandığı ve yapılan ilk duruşmada 223/2-b maddesi gereğince davacının beraatine karar verildiği, HSYK tarafından meslekten ihraç edildiğini, bu işlemler dolayısı ile maddi ve manevi olarak zarar gördüğünü, 8650,00.-TL maddi tazminat ve 100.000,00.-TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalı Maliye Hazinesinden alınıp davacıya verilmesini talep etmiş olup ilk derece mahkemesince "Davacının davasının şartları oluşmadığı göz önüne alınarak REDDİNE, Davalı Maliye Hazinesi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki avukatlık asgari ücret tarifesine ve 694 sayılı kanun hükmünde kararname ile değişen CMK'nun 142 maddesinin 9. Fıkrasına göre takdir edilen 930,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Maliye Hazinesine verilmesine, şeklinde karar verilmiş" ise de,
Maddi bir kaybının olması halinde davacının bunu idareden talep edebileceği dolaysıyla maddi tazminat verilmesinin şartlarının oluşmadığı, davacının üç gün gözaltında kalması nedeniyle davacı lehine takdir edilecek makul miktarda manevi tazminata hükmedilmesi
Kamu adına talep ve mütalaa olunur, demiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı 15/01/2020 Tarihli Esas hakkındaki mütaalasında da: Alınan beyanlara ve okunan belgelere karşı bir diyeceğimiz yoktur. Bir önceki celse esas hakkında mütalada bulunmuştuk, esas hakkındaki mütalamızı aynen tekrar ediyoruz, demiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Her ne kadar Davacının açmış olduğu maddi ve manevi tazminat davası yerel mahkemece reddedilmiş ise de; Dairemizce yapılan değerlendirmede, Davacının Manisa Hakimi olarak görev yaparken FETÖ?PDY Silahlı Terör Örgütüne Katılma veya sempatizanı olma iddiaları nedeniyle Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 16/07/2016 tarihli ve 2016/4 tedbir esas nolu ve 2016/345 sayılı kararı ile 3 ay süreyle tedbiren görevden uzaklaştırılmasına karar verildiği, Davacı (sanık) hakkında yapılan soruşturma sonrasında da sanık hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan dava açıldığı, İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/493 esas nolu dosyasında yargılanan davacının 04/12/2017 tarihinde beraatine dair karar verildiği, beraat kararının 12/12/2017 tarihinde kesinleştiği, davacı tarafından 26/02/2018 tarihinde açılan davanın süresinde açıldığı anlaşılmış,
Dosya içerisindeki belgelere göre bu dava kapsamında davacının tedbiren görevinden uzaklaştırılmasından sonra 17/07/2016 tarihinde gözaltına alındığı, 19/07/2016 tarihinde de serbest bırakıldığı anlaşılmış,
Davacı hakkında açılan dava nedeniyle davacının 17/07/2016 tarihinde göz altına alınması ve 19/07/2016 tarihinde serbest bırakılması göz önünde bulundurulduğunda, davacının bu dava nedeniyle taşınamadığı bir eve yapmış olduğunu iddia ettiği 2000 TL masrafların, ihraç olması nedeniyle yapmış olduğunu iddia ettiği 4000 TL taşınma masraflarının, gözaltı süresi boyunca emzirmesi için bebeğini yanına getiren eşinin yaptığı 750 TL yol masraflarının, bebeğinin sağlık masraflarının giderilmesi için yaptığı 1300 TL maddi tazminat talepleri maddi tazminat hesabına dahil edilmesi mümkün olmadığından Yargıtay'ın yerleşik içtihatları da göz önünde bulundurularak reddedilmiş,
Aynı şekilde davacının 17/07/2016 tarihinde gözaltına alınıp 19/07/2016 tarihinde de serbest bırakılması nedeniyle istediği 600 TL maddi tazminat talebi yönünden ise, Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının 24/12/2019 tarihli cevap yazısında davacıya 2016 yılı Temmuz ve Ağustos aylarında açıkta olması nedeni ile 2/3 oranında maaş ödemesi yapıldığının ve 17/07/2016-19/07/2016 tarihleri arasında maaşından ayrıca bir kesinti yapılmadığı açıkça bildirilmesi nazara alındığında, davacının gözaltında kaldığı 17/07/2016-19/07/2016 tarihleri arasında maaşının üçte ikisinin ödenmiş olduğu, dolayısıyla maaşının üçte ikisini almış olduğu, gözaltına alındığı döneme ait geriye kalan üçte birlik kısım için ise hakkındaki davanın beraetle neticelenmesi sonucu bağlı olduğu kamu idaresinden talep edebileceği veya yetkili ve görevli idare mahkemesine konu ile ilgili başvurması halinde maaşından 17/07/2016-19/07/2016 tarihlerinde yapılan üçte birlik kesintiyi isteme hakkı olduğu anlaşıldığından reddedilmiş,
Bu suretle davacının toplam 8650 TL tutarındaki maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş,
Davacının sanık olarak yargılandığı davada üzerine atılı suçun mahiyeti, davacı hakkında uygulanan gözaltı işlemi, davacının sosyal ve ekonomik statüsü nedeniyle davacının itibarına verdiği zarar göz önünde bulundurulduğunda yerel mahkemenin manevi tazminat talebinin reddi gerekçesinin yerinde olmadığı, davacının 17/07/2016-19/07/2016 tarihleri arasında gözaltında tutulmasına nazaran makul miktarda tazminata hükmedilmesi gerektiği dikkate alınarak, manevi tazminat talebinin reddine dair yerel mahkeme kaldırılarak makul miktarda manevi tazminata hükmedilmesine karar vermek gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: 1- Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/174 esas ve 2018/362 karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-Davacının maddi tazminat talebinin REDDİNE.
3-CMK'nun 141/1-e maddesi uyarınca davacının manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ İLE 1.000,00 TL manevi tazminatın dava dilekçesindeki talebe bağlı kalınarak gözaltı tarihi olan 17/07/2016 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine,
Haksız tutuklamadan kaynaklanan tazminat davaları harçtan muaf olduğundan harç tayinine yer olmadığına,
Davanın mahiyeti ve bu husustaki yerleşik Yargıtay kararları dikkate alınarak reddedilen kısım için davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Davanın niteliği gereği yargılama giderlerinin hazine üzerinde bırakılmasına,
Dair, Davacının Yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, C. Savcısı ........'nın huzuru ile talebe uygun, yüzüne karşı karar verilenler yönünden tefhimden itibaren, yokluğunda karar verilenler yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde mahkememize yazılı ve sözlü başvurunun tutanağa geçirilmesi suretiyle Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)