(5271 S. K. m. 279, 280)
Yerel Mahkemece verilen hüküm istinaf edilmekle, CMK'nun 279 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda; Dairenin yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden sanık müdafinin istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve aynı yasanın 280 maddesi gereğince başvurunun esası hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek, dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak kanaat ve taktirine, incelenen dosya içeriğine göre mahkemenin kararında usul ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delil ve işlemlerde herhangi bir eksikliğin olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından:
İstinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla CMK'nun 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kesin olmak üzere 10.05.2018 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
"ATV" yi kullanarak arkadaşlarının yanından ayrılan, sanığın olay günü yolda gördüğü arkadaşı …...'in direksiyona geçtiğini savunduğu, kaza anını doğrudan gören tanık bulunmadığı, bu anı her türlü şüpheden uzak şekilde ortaya koyacak başkaca kanıtın bulunmadığı, olay yerine ilk giden ve kardeş olan tanıklardan K. O.'nun 01/08/2015 tarihli beyanında şoförün kim olduğuna dair ifadesinin bulunmadığı, bu tanığın sonraki aşamalarda ifadesinin alınmadığı, K. O.'nun ise 01/0/2015 tarihli ilk ifadesinde yerde ve otlar arasında bulunan sanık M.e arabadan nasıl çıktığını sorduğunda hatırlamadığını söylediği, devamında " sen mi kullanıyordun aracı" diye sorduğunda " ben kullanıyordum " diye cevap verdiğini ifade ettiği, 22/09/2016 tarihli duruşmada alınan ifadesinde ise sanığa ilk etapta sorduğunda motoru kendisinin kullandığını söylediğini, bilincini açık tutmaya çalıştığını, ne kadar kendisinde olduğunu bilemediğini, ve gözlerinin kapalı olduğunu beyan ettiği, bu haliyle sanığın tanık K.in sorusuna vermiş olduğu cevabın bilinçli olup olmadığı hususunda tereddüt hasıl olduğu, soruşturma kapsamında dinlenen diğer tanıkların, sanığa kaza sonrası arabayı kimin kullandığını sorduklarında "hatırlamadığını" beyan etmeleri karşısında, öncelikle duruşma açılarak, özellikle K. O. olmak üzere tanık beyanlarının yeniden alınması, tereddütlerin giderilememesi halinde, kaza anında şoförün sanık olduğuna dair her türlü şüpheden uzak delile ulaşılamadığı gözetilerek "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gereğince sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği kanaati ile sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. (¤¤)