(5237 S. K. m. 22, 51, 53, 89, 179) (12.CD. 13.02.2018 T. 2016/4777 E. 2018/1455 K.)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı sanık tarafından istinaf yoluna başvurulmakla başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, Dairemiz tarafından delillerin yeniden değerlendirilmesi açısından davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılan duruşmalı yargılama sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
İddia:
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 26/04/2016 tarih, 2016/39621 Soruşturma, 2016/15131 Esas, 2016/11307 sayılı iddianamesi ile sanık hakkında Güngören Sancaklı Caddesi üzerinde ……… plakalı aracıyla alkollü olarak seyretmekte iken yaya kaldırımında yürümekte olan müştekiye çarparak müştekiyi 12 metre kadar savurduğu, devamında 1 adet aydınlatma direğine, işaret levhası ve direğine, ardından da beton bloğa çaparak durabildiği, yapılan alkol muayenesinde 2,86 promil alkollü olduğunun belirlendiği, müştekinin basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, vücudunda hayatî fonksiyonlarını ağır (6) derecede etkileyecek şekilde kırık oluşumunun sebebiyet verdiğinden bahisle bilinçli taksirle yaralama suçundan 5237 Sayılı TCK'nın 89/1-2.b, 22/3,89/5-2. Cümle, 53/6 maddeleri gereğince cezalandırılması, alkol ve uyuşturucu maddenin etkisi altında araç kullanarak trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan TCK 179/2-3 maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
Sanık İ. K. Karakolda verdiği ifadesinde: "Bugün yani 05.02.2016 günü 01.00 sıralarında benim sevk ve idaremde olan eşim Ş. K. adına kayıtlı olan ….. plaka sayılı Mercedes-Benz marka aracımla Güngören Sanayi Mahallesi Sancaklı caddesi üzerinde seyir halindeydim. Daha sonra birden direksiyon hakimiyetimi kaybettim. Daha sonra cadde üzerinde No:22 önlerinde park halinde bulunan bir araca çarptığımı zar zor hatırlıyorum. Araca çarpma sonrası ismini sonradan öğrendiğim Ö. Ç. isimli şahsa çarptığımı görevli polislerden öğrendim. Kaza anını hatırlamıyorum. Daha sonra ise polisler beni polis merkezine getirdiler. Ben kesinlikle alkollü değildim. Konu ile anlatacaklarım bundan ibarettir'' şeklinde savunma vermiştir.
Sanık İ. K. Yerel Mahkemede ki savunmasında: "Ben iddianame içeriğini aynen kabul ederim, katılana kullanmakta olduğum ….. plaka sayılı araç ile çarpıp yaralanmasına neden oldum, olay günü alkollü idim, üzerime atılı suçlamaları bu şekilde kabul ederim." şeklinde savunma yaptığı görülmüştür.
Sanığa dairemizce 11/04/2018 tarihli duruşma gününü bildirir gelmediği taktirde yokluğunda karar verileceği şerhini içerir ihtaratlı davetiyenin çıkarıldığı ve usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ancak sanığın duruşmaya katılmadığı görülmüştür.
Katılan Ö. Ç. Karakolda verdiği ifadesinde: "Bugün yani 05/02/2016 günü saat 01:00 sıralarında Sancaklı Caddesi üzerinde kaldırımda yürüyordum. Tam Ozan sok. Kesişimine geldiğim esnada ne olduğunu anlamadığım bir şekilde bir araç bana kaldırımda yürüdüğüm esnada bana çarptı. Çarpma sonucu yuvarlanarak karşı kaldırıma kadar sürüklendim. Daha sonra ise gözlerimi açtığımda etrafımda polisler vardı. Bir süre sonra ambulans gelerek beni alıp Bağcılar E.A. Hastanesine getirdiler. Burada gerekli tedavilerim yapıldı. Bana çarparak yaralanmama sebep olan ……. plakalı araç sürücüsü İ. K. isimli şahıstan davacı ve şikayetçiyim, uzlaşmak istemiyorum," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Katılan Ö. Ç. Yerel Mahkemede ki beyanında: "05/02/2016 günü saat 01:00 sıralarında sancaklı caddesi üzerinde kaldırımda yürüyordum. Tam ozan sokak kesişimine geldiğim esnada ne olduğunu anlamadığım bir şekilde bir araç bana kaldırımda yürüdüğüm esnada bana çarptı. Çarpma sonucu yuvarlanarak karşı kaldırıma kadar sürüklendim. Daha sonra ise gözlerimi çattığımda etrafımda polisler vardı, bir süre sonra ambulans gelerek beni alıp bağcılar E. A. Hastanesine getirdi, burada gerekli tedavilerim yapıldı. Bana çarparak yaralanmama sebep olan ……… plakalı araca sürücüsü İ. K. isimli şahıstan davacı ve şikayetçiyim uzlaşmak istemiyorum " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Katılan ihtaratlı davetiyeye rağmen dairemizce yapılan duruşmaya katılmamıştır.
DAİREMİZ TARAFINDAN YAPILAN DURUŞMAYA İŞTİRAK EDEN C. SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALASINDA: "Sanığın suç tarihinde Güngören Sancaklı Caddesi üzerinde 34 BP 5391 plakalı aracıyla 2.86 promil alkollü olarak seyir halinde iken yaya kaldırımında yürümekte olan müştekiye çarparak müştekiyi 12 metre kadar savurduğu, devamında da 1 adet aydınlatma direğine, işaret levhası ve direğine, ardından da beton bloğa çarparak durabildiği, müştekinin yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olmadığı, aldırılan doktor raporunda vücudundaki kırıkların hayatî fonksiyonlarına ağır (6) derecede etki ettiğinin belirtildiği, sanığın olayda tam kusurlu olduğu, 2,86 promil alkollü olarak araç kullanarak mağdurun yaralanmasına bilinçli taksir ile sebebiyet verdiği, ilk derece mahkemesi sanığa ceza tayin ederken bilinçli taksir hükümlerini (TCK 22/3 Mad.) uygulamadığı, anlaşılmış olmakla, Bakırköy 16.Asliye Ceza Mahkemesinin 15/10/2017 tarih ve 2016/203 E, 2017/305 K sayılı karının kaldırılmasına, sanığın eylemi sonucunda yaralamayla sonuçlanan kazanın meydana gelmesi dikkate alındığında tehlike suçunun zarar suçuna dönüştüğü, sanığın zarar suçu olan taksirle yaralama suçundan cezalandırıldığı nazara alınarak trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan (TCK 179/3,2) hüküm kurulmasına yer olmadığına, sanığın Bilinçli Taksirle Yaralama suçundan eylemine uyan 5237 Sayılı TCK'nın 89/1-2.b, 22/3, 53/6 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesini kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
DAİREMİZİN KABULÜ VE GEREKÇE:
Müşteki beyanı, sanık savunması, kaza tespit tutanağı, alkol raporu ve tutanağı 28/03/2016 tarihli adli tıp raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; sanığın suç tarihinde Güngören Sancaklı Caddesi üzerinde …. plakalı aracıyla 2.86 promil alkollü olarak seyir halinde iken, yaya kaldırımında yürümekte olan müştekiye çarparak müştekiyi 12 metre kadar savurduğu, devamında 1 adet aydınlatma direğine, işaret levhası ve direğine, ardından da beton bloğa çarparak durabildiği, müştekinin yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte, vücudunda ki kırıkların hayatî fonksiyonlarına etkisinin (6) derecede ağır olduğunun belirlendiği, kazanın meydana gelmesine 2,86 promil alkollü olarak, hızlı bir şekilde araç kullanan sanığın tam kusurlu hareketinin neden olduğu, bu eyleminin bilinçli taksir halini oluşturduğu anlaşılmış, bu sebeplerle her ne kadar sanık hakkında taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olmak ve trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçlarından 5237 sayılı TCK’nun 89/1-2-b, 5-2.cümle, 53/6, 22/3, 179/2-3 maddeleri gereğince ayrı ayrı cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de; sanığın eylemi sonucunda yaralamayla sonuçlanan kazanın meydana gelmesi dikkate alındığında tehlike suçunun zarar suçuna dönüştüğü, sanığın zarar suçu olan taksirle yaralama suçundan cezalandırıldığı nazara alınarak trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına, (Bkz. Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 13/02/2018 tarih 2016/4777 esas 2018/1455 sayılı kararı) bilinçli taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olmak suçundan 5237 sayılı TCK’nun 89/1, 22/3 maddeleri gereğince suçun işleniş şekli, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı nazara alınarak, tercihen hapis cezası seçilerek, takdiren ve teştiden cezalandırılmasına, dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiş, anlatılan gerekçe ile Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 05/10/2017 tarih 2016/203 Esas, 2017/305 sayılı kararı kaldırılmıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 05/10/2017 tarih 2016/203 Esas, 2017/305 sayılı kararın KALDIRILMASINA,
A-Her ne kadar sanık hakkında Taksirle Bir Kişinin Yaralanmasına Neden Olmak ve Trafik Güvenliğini tehlikeye sokmak suçlarından 5237 sayılı TCK’nun 89/1-2-b, 5-2.cümle, 53/6, 22/3, 179/2-3 maddeleri gereğince ayrı ayrı cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de;
Sanığın eylemi sonucunda yaralamayla sonuçlanan kazanın meydana gelmesi dikkate alındığında tehlike suçunun zarar suçuna dönüştüğü, sanığın zarar suçu olan taksirle yaralama suçundan cezalandırıldığı nazara alınarak trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına,
B-Sanığın Taksirle Bir Kişinin Yaralanmasına Neden Olmak suçundan 5237 sayılı TCK’nun 89/1 maddesi gereğince suçun işleniş şekli, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı ile sanığın kusur durumu (Sanığın kaldırımda yürüyen yayaya 2,86 promil alkollü vaziyette çarptığı olayda asli ve tam kusurlu oluşu) nazara alınarak tercihen hapis cezası seçilip, takdiren ve teşdiden 1 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Alkollü araç kullanması nedeni ile sanığın eylemini bilinçli taksirle işlediği anlaşıldığından, sanığa verilen cezanın TCK.nun 22/3 maddesi uyarınca takdiren (sanığın 2,86 düzeyinde yüksek promilli oluşu nedeni ile maddedeki arttırım oranı üst sınırdan seçilmek suretiyle) 1/2 oranında artırılarak 1 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın eylemi neticesinde mağdurda 6. Derece de ağır kemik kırığı olduğu anlaşılmakla sanığa verilen cezanın TCK. nun 89/2-b maddesi gereğince yarı oranında arttırım yapılmak suretiyle sanığın 1 YIL 15 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın dosyaya yansıyan kişiliği nazara alınarak sanık hakkında takdiren başkaca indirim sebebi uygulanmasına yer olmadığına,
Sanığa verilen cezanın niteliği gereği TCK 51 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
Suçun işlenilmesindeki özellikler ve suçlunun kişiliği nazara alınarak TCK.nun 50/4 son cümle gereğince verilen cezanın seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığına,
Koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından sanık hakkında kurulan HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA YER OLMADIĞINA,
Kararın kesinleşmesini müteakip sanığın trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı sebebiyle sübut bulan eylemi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nun 53/6 maddesi uyarınca 6 AY SÜRE İLE SÜRÜCÜ BELGESİNİN GERİ ALINMASINA, geri almanın hükmün kesinleşmesi ile yürürlüğe girmesine ve sürenin cezanın infazından itibaren işlemesine,
İlk Derece yargılamasında yapılan 2 davetiye gideri 22 TL ve sonrasında yapılan 4 davetiye gideri 54,5 TL olmak üzere toplam 76,5 TL'nin sanıktan tahsiline, yargılama giderinin sanıktan tahsili ile hazineye irad kaydına,
Dair, sanık, katılan ve katılan vekilinin yokluğunda, iddia makamının esas hakkındaki görüşüne uygun oybirliği ile KESİN olarak verilen karar açıkça ve usulen okunup anlatıldı. 11.04.2018 (¤¤)