(5237 S. K. m. 22, 50, 51, 53, 62, 63, 85) (5271 S. K. m. 226, 231, 234, 237, 279, 280, 281, 282, 325) (2918 S. K. m. 84)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı Sanık müdafii istinaf yoluna başvurmakla başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, Dairemiz tarafından delillerin yeniden değerlendirilmesi açısından davanın yeniden görülmesine karar verilmesi üzerine,
Dairemizde yapılan yargılama sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
I-İDDİA, ŞİKAYETLER VE SAVUNMA
A-İDDİA: Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 17.05.2016 tarih, 2016/2118-18067 esas sayılı iddianamesi ile, Şüpheli S. A.'nun, sevk ve idaresindeki 34 UL 51.. plakalı çekici ve bu çekiciye bağlı 34 UL 46.. plakalı dorse ile Bahçeşehir gölet köprü üstünü takiben Altınşehir istikametine seyir ederken gölet köprü üzerine geldiği esnada direksiyon hakimiyetini kaybederek önce gidişe göre solunda bulunan beton şerit ayırma ayraçlarına çarptığı, daha sonra da duramayarak karşı yönden gelen trafiğin kullandığı şeride geçerek aracın ön kısımlarıyla, karşı istikametten gelen R. S.'in yönetimindeki 58 TP 0.. plakalı otomobilin ön kısımlarına çarpıp yoldan çıkarak durduğu,
Kaza neticesi 58 TP 0.. plakalı otomobil sürücüsü R. S.'in öldüğü, bu araçta yolcu olarak bulunan E. B.'ın da adli rapora göre Basit Tıbbi Müdahale ile Giderilebilecek ölçüde yaralandığı,
Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre kazanın oluşumunda şüpheli S. A.'nun kusurlu olduğu, sevk ve idaresindeki aracın niteliğini dikkate almayarak aşırı hızdan ve şerit ihlali yaparak birden fazla trafik kuralını ihlal ettiğinden bilinçli taksirle atılı suçu işlediğinden bahisle sanığın eylemine uyan taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçundan TCK'nın 85/2, 53/1, 63, 22/3 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
B-KATILANLARIN ŞİKAYET VE DELİLLERİ
Katılan E. B. İlk Derece Mahkemesine verdiği şikayet ve delillerinde: "Ben ölen R. S.'in aracında idim, ön koltukta oturuyordum, saat tahminen akşam 20.30-21.00 sıraları idi, hava karanlıktı, benzin istasyonun yanında trafik ışıkları vardı orada kırmızı ışıkta durdu, yeşil ışık yanınca hareket etti, karşıdan gelen aracı gördüm ve çarpma oldu, ben de yaralandım, sanığın kullandığı aracın hakimiyetini kaybettiği belli idi, ayrıntıları tam hatırlamıyorum, sanıktan şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum" şeklinde beyanda bulunmuş, 18/03/2016 tarihli ifadesi okunarak sorulduğunda; "Aracın hızı konusunda ve benim bulunduğum aracı sürüklediği konusunda emin değilim o anda olayın şoku ile söylemiş olabilirim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Katılan M. S. İlk Derece Mahkemesine verdiği şikayet ve delillerinde; "Ben ölen R. S. in oğluyum, olayı görmedim, sonradan duydum, sanıktan şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Katılan G. S. İlk Derece Mahkemesine verdiği şikayet ve delillerinde; "Ben ölen R. S. in eşiyim, olayı görmedim, sonradan duydum, sanıktan şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Katılan A. T. İlk Derece Mahkemesine verdiği şikayet ve delillerinde; "Ben ölen R. S. in kızıyım, olayı görmedim, sonradan duydum, sanıktan şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Katılan M. G. İlk Derece Mahkemesine verdiği şikayet ve delillerinde; "Ben ölen R. S.' in kızıyım, olayı görmedim, sonradan duydum, hastanede gördüm babamı, ben olay sırasında hamile idim, olay nedeni ile düşük tehlikesi yaşadım, sanıktan şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Katılanlar Vekilinin İlk Derece Mahkemesinde verdiği esas hakkındaki beyanları; müvekkillerin beyanlarına katılıyoruz, katılma taleplerini tekrar ediyoruz, olay oluş biçimine göre taksiri aşan kasta yakın bir durum söz konusudur, suçun maddi ve manevi unsurları oluşmuştur cezalandırılmasına karar verilmesini talep ederiz dedi.
Katılanlar Vekilinin İlk Derece Mahkemesinde esas hakkındaki iddialarında: Önceki beyanlarının tekrar ettiklerini ve bilirkişi raporu doğrultusunda sanığın cezalandırılmasını talep etmiştir.
C-SAVUNMALAR:
a-Sanığın Hazırlık ve Kovuşturma Aşamalarındaki Sorgu ve Savunması: Sanık savunmasında; "Ben böyle bir olaydan dolayı pişmanım, iddianamede belirtilen 34 UL 51.. plakalı çekici ve bu çekiciye bağlı 34 UL 46.. tırın sürücüsüyüm, aracı boşaltmıştım ve tekrar yük almak için ikitelli yönüne gidiyordum, önümdeki araç fren yaptı ben de frene bastım ancak frenlerimin normal olmadığını fark ettim, çarpmamak için aracı sola kırdım, araba titremeye başladı, bu esnada araç hakimiyetini kaybettim ve orta refüje çarptım, araçtan indiğimde de karşı yönden gelen araca çarpmak sureti ile kaza yaptığımı fark ettim, bilerek isteyerek olmuş değildir, ben de bir yıl önce babamı hastalıktan kaybettim, ailemi ve kardeşlerimi bakmak ile yükümlüyüm, ailemin geçimini sağlayabilmesi için bana ihtiyaçları var, ailem mağdurdur tahliyemi isterim" şeklinde beyanda bulunmuş, sanığın Sulh Ceza Hakimliği'nde müdafi ile alınan 28/04/2016 tarihli ifadesinde; emniyette verdiği ifadeyi doğruladığı görülmüş, sanığın emniyette alınan 28/04/2016 tarihli ifadesi okunarak; kısmen aykırılıklar nedeni ile sorulduğunda; "Okunan ifadelerim de doğrudur kazadan sonra ben de kafamı yukarıya çarptım, şimdiki ifadem daha doğrudur, maktulü araçtan çıkarmak için yardımcı oldum" şeklinde beyanlarda bulunmuştur.
Sanık S. A. müdafinin İlk Derece Mahkemesinde verdiği esas hakkındaki beyanları; "Önceki savunmalarımızı tekrar ederiz, mütalaada katılmadığımız taraflar vardır, elbette karşı tarafın kusuru yoktur, müvekkil sanığın aracı karşı şeride geçmiştir, davanın Ağır Ceza Mahkemesi'ne açılmasının nedeni olayda bir de yaralının bulunmasıdır ancak basit tıbbi müdahale ile giderilebilir bir yaralanmadır, müvekkil sanığın kusurunun yoğun olmadığını düşünüyoruz, araç hız sınırlarını aşmamıştır, öndeki aracın frene basması ve müvekkilin bir anlık dalgınlığı sonunda karşı yöne geçmesi sonucu kaza oluşmuştur, 672 sayılı KHK ile infaz yasasında yapılan değişiklik gözönüne alındığında ve kanıt durumuna göre alt sınırın aşılmasını gerektiren kanaatimizce bir durum olmadığı gözetilerek alt sınırdan hüküm kurulmasını, bu durumda müvekkilin 6 aydır da tutuklu olduğu gözönüne alındığında yatacağı bir miktarın da kalmadığı görüşündeyiz, bu nedenlerle, alt sınırdan hüküm kurulmasını, verilecek cezanın adli para cezasına çevrilmesini ve hükümle birlikte müvekkilin tahliyesini talep ederim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
b)Sanığın Dairemizce Yapılan Yargılama Sırasındaki Savunması: "Önceki beyanlarımı tekrar ederim, ben meydana gelen olaydan dolayı çok üzgünüm, bilerek yapmış değilim, hakkımda daha hafif bir ceza verilmesini talep ediyorum. Aracımda takograf cihazı yoktu" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık S. A. müdafinin Dairemizce yapılan yargılama sırasındaki beyanları; "Gerek ilk derece mahkemesinde, gerek istinaf dilekçesinde ilk derece mahkemesi tek bilirkişi raporuna dayanarak ve bilirkişinin mahkeme yerine geçerek mahkeme yerine kusuru nitelendirmesini kabul etmiyoruz, mahkemenin 2. bir yanlışlıkla cezadan sonra tahliye kararı vermemiş olmasıdır, çünkü ceza infaz yasalarında bu konuda iyileştirici düzenlemeler yapılmıştır. Müvekkilin tahliyesini talep ederiz dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur.
D-İDDİA MAKAMLARININ MÜTAALALARI:
a-İlk Derece Mahkemesinde İddia Makamının Esas Hakkındaki Mütalasında: "Esas hakkındaki mütalaamız hazırdır. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının iddianamesiyle; "Şüpheli S. A.'nun, sevk ve idaresindeki 34 UL 51.. plakalı çekici ve bu çekiciye bağlı 34 UL 4688 plakalı dorse ile Bahçeşehir gölet köprü üstünü takiben Altınşehir istikametine seyir ederken gölet köprü üzerine geldiği esnada direksiyon hakimiyetini kaybederek önce gidişe göre solunda bulunan beton şerit ayırma ayraçlarına çarptığı, daha sonra da duramayarak karşı yönden gelen trafiğin kullandığı şeride geçerek aracın ön kısımlarıyla, karşı istikametten gelen R. S.'in yönetimindeki 58 TP 0.. plakalı otomobilin ön kısımlarına çarpıp yoldan çıkarak durduğu,
Kaza neticesi 58 TP 0.. plakalı otomobil sürücüsü R. S.'in öldüğü, bu araçta yolcu olarak bulunan E. B.'ın da adli rapora göre Basit Tıbbi Müdahale ile Giderilebilecek ölçüde yaralandığı,
Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre kazanın oluşumunda şüpheli S. A.'nun kusurlu olduğu, sevk ve idaresindeki aracın niteliğini dikkate almayarak aşırı hızdan ve şerit ihlali yaparak birden fazla trafik kuralını ihlal ettiğinden bilinçli taksirle atılı suçu işlediği tüm dosya kapsamı ile anlaşılmakla;
Şüphelinin mahkemenizde yargılamasının yapılarak eylemine uyan sevk maddeleri uyarınca cezalandırılması" talebiyle kamu davası açıldığı,
İddia, sanık savunması, alkol tespit tutanağı, trafik kazası tespit tutanağı, adli muayene raporları, otopsi tutanağı, müştekilerin şikayetleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Sanığın kazanın oluşumunda şüpheli S. A.'nun kusurlu olduğu, sevk ve idaresindeki aracın niteliğini dikkate almayarak aşırı hızdan ve şerit ihlali yaparak birden fazla trafik kuralını ihlal ettiğinden sanığın bilinçli taksirle atılı suçu işlediği olay yeri raporu, adli tıp raporu, tüm dosya kapsamı ile anlaşılmakla;
Sanğın TCK'nın 85/2, 53/1, 63, 22/3.maddeleri uyarınca CEZALANDIRILMASINA,
Sanık hakkında TCK'nın 53.maddesindeki GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN uygulanmasına,
Sanığın hükümle birlikte TAHLİYESİNE karar verilmesini" talep ve mütalaa etmiştir.
b) Dairemiz C. Savcısının Esas Hakkındaki Mütalaası: Sanık S. A. sevk ve idaresindeki 34 UL 51.. plaka sayılı çekici ve bu çekiciye bağlı 34 UL 4688 plaka sayılı dorse ile olay tarihi olan 27.04.2016 günü Esenyurt'tan İstanbul istikametine seyir halinde iken olay yerinde direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı yönden gelen trafiğin kullandığı şeride geçerek karşı istikametten gelen müteveffa Recep Seri'nin sevk ve idaresindeki 58 TP 0313 plaka sayılı araç ile çarpıştığı, olay neticesi Recep Seri'nin hayatını kaybettiği, mağdur E. B.'ın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı ve şikayetçi olduğu, olayın oluşunda sanık S. A.'nun asli tam kusurlu olduğu, ancak; her ne kadar sanık hakkında iddianamede bilinçli taksirden TCK'nun 22/3 maddesi talep edilmiş ve ilk derece mahkemesince TCK 22/3 maddesi takbik edilmiş ise de; soruşturmanın genişletilmesi talebimiz kabul edilmediğinden sanığın bilinçli taksir ile atılı suçu işlediği hususu tam bir açıklıkla şüpheden uzak kesin ve inandırıcı deliller ile ortaya konulamadığından şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince bu aşamada dosya kapsamı ve yargılama safahatı karşısında sanığın taksirle hareket ettiğinin kabulü gerektiğinden;
1-İstinafa konu olan ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına,
2-Sanığın TCK 85/2, 53/6, 63 ve CMK 325 maddeleri mucibince tecziyesine,
3-Tutuklu sanık S. A.'nun tutuklamada geçirdiği süre göz önüne alınarak, mağduriyetine meydan vermemek için hüküm ile birlikte karar verilmesi esasa hakkında talep ve mütalaa olur dedi.
II-DELİLLER:
a-Soruşturma ve Kovuşturma Aşamasında Toplanan Deliller:
-Sanığın müdafi huzurunda alınan sorgu ve savunması,
-Katılanların şikayet ve delilleri,
-Maktulün aile nüfus tablosu,
-Sanığın nüfus ve adli sicil kayıtları
-27/04/2016 tarihli trafik kazası tespit tutanağı,
-28/04/2016 tarihli ölü muayene tutanağı,
-Adli raporlar,
-Görüntülere ilişkin CD,
-Olay yeri krokisi,
-28/04/2016 tarihli CD inceleme tutanağı
-Küçükçekmece Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 29/04/2016 tarih, 2016/2643 sayılı raporu
-Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi'nin 13/06/2016 tarih, 106/41718/1689 sayılı otopsi raporu
-Bilirkişi Necati Erdem tarafından düzenlenen 25/07/2016 havale tarihli bilirkişi raporu.
III-USULİ İŞLEMLER:
A-YEREL MAHKEMECE YAPILAN USULİ İŞLEMLER:
Yerel Mahkemece usulüne uygun ibraz edilen vekaletname uyarınca İstanbul Barosu avukatlarından Av. A. A. S. ve yetki belgesi uyarınca Av. Ö.G. A.'ın sanık müdafii olarak duruşmalarına kabulüne karar verildiği ve sanığın savunmalarının müdafii huzurunda CMK'nın 147, 191/3 maddelerindeki yasal hakları hatırlatılarak alındığı,
Müştekiler M. S., A. T., G. S., M. G. ve E. B.'ın, Ölen R. S.'in mirasçıları olup suçtan zarar görmeleri ihtimaline binaen CMK'nın 234 maddesi uyarınca yasal hakları hatırlatılarak, davaya katılma istemlerinin kabulüne, CMK'nın 237 maddesi uyarınca karar verildiği usulüne uygun ibraz edilen vekaletname uyarınca Av. Ö. S. A.'ın katılanlar vekili olarak kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
B-DAİREMİZCE YAPILAN USULİ İŞLEMLER:
Sanık hakkında TCK'nın 53/6 maddesinin uygulanmasına binaen CMK'nın 226 maddesi uyarınca sanığa ek savunma hakkı verilmiştir.
CMK'nın 282/1-a, b, c maddesi uyarınca Yerel Mahkemenin Gerekçeli Kararı, Dairemiz üyesince hazırlanan ön inceleme ve inceleme raporu, dosyada bulunan iddianame, tüm tutanaklar, kayıt ve belgeler okunmuştur.
CMK'nnın 280/2 maddesi uyarınca yerel mahkemenin kararı kaldırılmıştır.
IV-GEREKÇE VE HÜKÜM
Yerel Mahkeme Gerekçesinde;
Sanık S. A.'nun, sevk ve idaresindeki 34 UL 5175 plakalı çekici ve bu çekiciye bağlı 34 UL 4688 plakalı dorse ile Bahçeşehir gölet köprü üstünü takiben Altınşehir istikametine seyir ederken gölet köprü üzerine geldiği esnada direksiyon hakimiyetini kaybederek önce gidişe göre solunda bulunan beton şerit ayırma ayraçlarına çarptığı, daha sonra da duramayarak karşı yönden gelen trafiğin kullandığı şeride geçerek aracın ön kısımlarıyla, karşı istikametten gelen R. S.'in yönetimindeki 58 TP 01..plakalı otomobilin ön kısımlarına çarpıp yoldan çıkarak durduğu, kaza neticesinde 58 TP 0.. plakalı otomobil sürücüsü R. S.'in öldüğü, bu araçta yolcu olarak bulunan E. B.'ın da adli rapora göre Basit Tıbbi Müdahale ile Giderilebilecek ölçüde yaralandığı anlaşılmıştır. Trafik Kazası Tespit Tutanağı ve trafik bilirkişinin raporuna göre sanık S. A.'nun asli ve tam kusurlu olduğu belirtilmiştir. Mahkememizce de kazanın oluşumu, sanığın kullanmış olduğu çekicinin hızının bilirkişi raporunca da yüksek olduğu anlaşıldığından, bilirkişi raporlarına Mahkememizce itibar edilerek, sanığın üzerine atılı suçu işlediği anlaşılarak takdiren ve teşdiden alt sınırdan uzaklaşılarak 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Kazanın oluşumunda sanık S. A.'nun asli ve tam kusurlu olması, sevk ve idaresindeki aracın çekici ve dorsesinin bulunması ve bu çekici ve dorseye göre aşırı hız yapması dikkate alınarak, sanığın bilinçli taksirle hareket ettiği Mahkememizce kanaat getirilmiştir. Bu şekilde sanık hakkında TCK.nın 22/3 maddesi uyarınca takdiren 1/3 oranında cezasında artırım yapılarak sanığın 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanığın kusurunun yoğunluğu, bilinçli taksirle hareket etmiş olması dikkate alınarak, sanık hakkında TCKnın 62.maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, TCKnın 53/6 maddesi uyarınca sanığın 198299 sayılı sürücü belgesinin takdiren 6 ay süreyle geçici olarak geri alınmasına karar verilmiştir. Sonuç olarak; sanığın almış olduğu ceza miktarı dikkate alınarak tutukluluk halinin devamına karar verilmesi gerekçesiyle hüküm kurmuştur.
Yerel Mahkeme Hükmü: Sanığın sabit görülen taksirle bir kişinin ölümüne ve bir kişinin yaralanmasına neden olmak suçundan TCK.nın 85/2 maddesi uyarınca, takdiren ve artırılarak 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCKnın 22/3 maddesi uyarınca cezası takdiren 1/3 oranında artırılarak sonuç olarak 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, başkaca arttırıma ve indirime yer olmadığına, kasten işlenmiş suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olan TCK.nın 53 maddesinin uygulanmasına, TCKnın 53/6 maddesi uyarınca sanığın 198299 sayılı sürücü belgesinin takdiren 6 ay süreyle geçici olarak geri alınmasına, sanığın aldığı ceza miktarına göre tutukluluk halinin itiraz yolu açık olmak üzere devamına, 3600TL avukatlık ücretinin sanıktan alınarak katılanlara verilmesine, 1824,42TL yargılama giderinin sanıktan alınmasına, sanık S. A. ve müdafiinin yüzünde, katılanların yokluğunda, katılanlar vekilinin yüzüne karşı, İddia makamının talebine uygun oy birliğiyle istinaf yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.
V-İSTİNAF
A-Sanık müdafiinin istinaf iddiaları;
- 23/11/2016 havale tarihli gerekçeli istinaf dilekçesinde mahkemenin adli tıp trafik ihtisas dairesinden rapor almadan tek bilirkişinin vermiş olduğu hukuka aykırı subjektif değerlendirmelerle dolu rapor neticesinde ceza verdiğini,
- Bilinçli taksirden ceza arttırımına gitmenin dosyadaki delil ve olayın oluşuna göre yerinde olmadığını,
- Bilirkişi raporunda kusurun kimde olduğunun tespitini yapması, kusurun niteliği hakkında yorum yapmaması gerektiğini,
- Mahkemece TCK'nın 62 maddesinin tatbik edilmemesinin hakkaniyetten uzak olduğunu,
- Müvekkilinin tutukluluktan kaldığı süre ve infaz hükümleri göz önüne alınarak istinaf ve temyiz aşaması gözetilerek mahkemece tahliye edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu,
Bu nedenlerle mahkemenin kararının kaldırılarak duruşmalı yeniden yargılama yapılmasını talep etmiştir.
B-İSTİNAF İNCELEMESİ, GEREKÇE VE HÜKÜM
1-İSTİNAF İNCELEMESİ
a-Ön İnceleme Raporu; Dairemizce 06/12/2016 tarihli ön inceleme raporu ile CMK'nın 279/1 maddesi gereğince dosyanın incelemesine geçilmesi gerektiği kanaatiyle ön inceleme raporu düzenlenmiştir.
b-İnceleme Raporu; Dairemizce 08/12/2016 tarihli inceleme raporunda yerel mahkemece verilen hükmün sanık müdafii tarafından istinaf başvurusunun CMK'nın 279 ve 281 maddeleri uyarınca kabul edilebilir olduğuna istinaf isteğinin reddi nedenlerinin bulunmadığı, istinaf iddiaları yerinde görüldüğünden davanın yeniden görülmesi kararı verilerek duruşma hazırlığı işlemlerinin başlamasına 08/12/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.
c-Duruşma Hazırlığı; CMK'nın 281/1 maddesi uyarınca katılanlar ve katılanlar vekiline sanığa, sanık müdafine duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye çıkartılmış ve sanığın tutukluluk halinin devamına oy çokluğuyla karar verilmiştir. Dairemizin 38713 sicilli üyesi sanığın tutuklu kaldığı süre infaz yasasının son hali, yargılamanın geldiği aşama, delillerin toplanmış olması, tutuklamanın tedbir oluşu gerekçesiyle sanığın tahliyesine karar verilmesi kanaatiyle muhalif kalmıştır.
2- GEREKÇE:
Sanık S. A.'nun, sevk ve idaresindeki 34 UL 5175 plakalı çekici ve bu çekiciye bağlı 34 UL 4688 plakalı dorse ile Bahçeşehir gölet köprü üstünü takiben Altınşehir istikametine seyir ederken gölet köprü üzerine geldiği esnada direksiyon hakimiyetini kaybederek önce gidişe göre solunda bulunan beton şerit ayırma ayraçlarına çarptığı, daha sonra da duramayarak karşı yönden gelen trafiğin kullandığı şeride geçerek aracın ön kısımlarıyla, karşı istikametten gelen R. S.'in yönetimindeki 58 TP 013 plakalı otomobilin ön kısımlarına çarpıp yoldan çıkarak durduğu, kaza neticesinde 58 TP 013 plakalı otomobil sürücüsü R. S.'in öldüğü, bu araçta yolcu olarak bulunan E. B.'ın da adli rapora göre Basit Tıbbi Müdahale ile Giderilebilecek ölçüde yaralandığı anlaşılmıştır. Trafik Kazası Tespit Tutanağı ve trafik bilirkişinin raporuna göre sanık S. A.'nun asli ve tam kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Yerel Mahkemece kazanın oluşumunda sanık S. A.'nun bilirkişi raporu ve kaza tespit tutanağı göz önüne alınarak asli ve tam kusurlu olarak kabul etmesinin yanısıra sanığın sevk ve idaresindeki aracın çekici dorsesinin bulunması ve bu çekici ve dorseye göre aşırı hız yapmasını dikkate alarak sanığın bilinçli taksirle hareket ettiği kanaatine varmıştır.
Oysa, soruşturma aşamasında kaza tespit tutanağında sanığın 2918 sayılı KTK da yer alan 84/b maddesine göre kural ihlalinde bulunduğu tespit edilmiş, sanığın hızıyla ilgili herhangi bir tespitin yapılmadığı keza sanığın Dairemizde yapılan yargılama sırasında verdiği beyanda aracında takografın olmadığını belirtmesi karşısında olayın tek görgü tanığı olan ve ölenin kullandığı araç da bulunup yaralanan E. B.'ın 18/03/2016 tarihinde vermiş olduğu ifadesinde karşıdan bir aracın üzerine doğru geldiğini, aracın çok hızlı olduğunu beyan ettiği halde yerel mahkemedeki anlatımında karşıdan gelen aracı gördüğünü çarpma olduğunu, yaralandığını, sanığın kullandığı aracın hakimiyetini kaybettiğinin belli olduğunu ve ayrıntıları tam olarak hatırlayamadığını ifade etmesi dikkate alındığında, sanığın hızıyla ilgili beyanda bulunmadığından, aracın hızının yüksek olduğu ve buna bağlı olarak olayda bilinçli taksirle hareket ettiğine dair somut delil bulunmadığından, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince, eylemin basit taksirle gerçekleştiğinin kabulü kanaatine varılmıştır.
Sanığın sübut bulan üzerine atılı taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma suçunu işlediğinden eylemine uyan TCK'nın 85/2 maddesi uyarınca asli ve tam kusurlu oluşu göz önünde bulundurulup takdiren ve teşdiden alt sınırdan uzaklaşılarak hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında şartları oluşmadığından bilinçli taksirin uygulanmasına yer olmadığına, sanığın duruşmaya yansıyan kişiliği, tutum ve davranışları, sabıkasız oluşu lehine taktiri indirim sebebi kabul edilerek hakkında TCK'nın 62/1 maddesinin uygulanmasına, sanığın sürücü belgesinin takdiren 6 ay süreyle geçici olarak geri alınmasına, suçun işleniş şekli olayın oluşu, zararın giderilmemiş olması gözetilerek TCK'nın 50, 51 ve CMK'nın 231 maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına, sanığa verilen somut cezanın miktarı ve tutuklukta kaldığı süre, Ceza İnfaz Kanununda yapılan değişiklikler ve tutuklamanın tedbir niteliğinde oluşu dikkate alındığında sanığın tahliyesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
3-HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-5271 sayılı CMK'nın 280/2.maddesi uyarınca Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 01/11/2016 gün 2016/259 Esas, 2016/380 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-Sanık S. A.'nun Bir Kişinin Ölümüne ve Bir Kişinin Yaralanmasına neden olmak suçunu işlediği eylemine uyan TCK.nın 85/2 maddesi uyarınca, suçun işlendiği yer, biçimi, meydana gelen tehlikenin ağırlığı, sanığın kusurunun yoğunluğu göz önünde bulundurularak takdiren ve teşdiden 5 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3-Sanık hakkında şartları oluşmadığından bilinçli taksir ile ilgili TCK'nun 22/3 maddesinin uygulanmasının yer olmadığına,
4-Sanığın duruşmaya yansıyan kişiliği, sabıkasız oluşu ve duruşma sürecinde gösterdiği saygılı tutum lehine takdiri indirim sebebi sayılarak hükmolunan cezasından TCK'nun 62/1 maddesinin takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak neticeten 4 YIL 2 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
5-Sanığın cezasından başkaca yasal yada takdiri arttırım yada indirim yapılmasına takdiren yer olmadığına,
6-TCK nın 53/6 maddesi uyarınca sanığın 198299 sayılı sürücü belgesinin takdiren 6 AY SÜREYLE GEÇİCİ OLARAK GERİ ALINMASINA,
7- Suçun işleniş şekli, olayın sonuçları ve zararın giderilmemiş olması gözetildiğinde sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının TCK'nun 50. Maddesindeki seçenek yaptırımlarına çevrilmesine YER OLMADIĞINA,
8-Sanığa verilen ceza miktarı gözetilerek koşulları bulunmayan TCK 51. ve CMK'nun 231. Maddelerinin uygulanmasına takdiren YER OLMADIĞINA,
9-Sanığın tutuklulukta kaldığı sürelerin TCK'nun 63. Maddesi uyarınca hükmolunan cezasından MAHSUBUNA,
10-Sanığa verilen sonuç ceza miktarı ile sanığın tutuklulukta geçirdiği süre, Ceza İnfaz Kanununda yapılan değişiklikler dikkate alınarak orantılılık ilkesi, sanığın mağduriyetine sebebiyet verilmemesi açısından TAHLİYESİNE,
Başka suçtan hükümlü veya tutuklu değil ise derhal salıverilmesi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi C. Başsavcılığı'na yazı yazılmasına,
Tahliye kararı yönünden kararın tefhim tarihinden itibaren 7 gün içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi'ne itiraz yolunun açık olduğunun bildirilmesine, (bildirildi).
11- 3.600-TL Avukatlık ücretinin sanıktan alınarak katılanlara verilmesine,
12- İlk Derece Mahkemesinin 1.824,42-TL yargılama gideri ile dairemizce yapılan 7 davetiye gideri toplamı 1.894,42-TL yargılama giderinin sanıktan alınmasına,
Dair, sanık ve sanık müdafinin yüzüne karşı, katılanlar ve katılanlar vekilinin yokluğunda, iddiama makamının huzurunda talebe uygun kesin olmak üzere OYBİRLİĞİYLE verilen karar, açıktan okunup usulen anlatıldı. 12.01.2017 (¤¤)