(5237 S. K. m. 52, 53, 62, 89) (5271 S. K. m. 223, 286)
İddia: Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 26/02/2016 tarih ve 2016/7583 esas nolu iddianamesi ile şüphelinin sürücüsü olduğu araç ile D-100 karayolu Güney Ambarlar semtinde seyir halindeyken yok kenarında motosikletiyle park halinde bulunan mağdura çarparak vücutta kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmasına neden olduğu ve sanık hakkında TCK'nın 89/1-2.b, 53/6 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
Savunma: Sanık savunmasında; "İddia doğru değildir olay saat akşam 17 sıralarındaydı. E5 yolunda en sağ şeritte gidiyordum trafik yoğundu. Ancak akıcıyda süratlide değildim. Sağımda bariyerler vardı arada sırada da sol tarafıma bakıp kontrollü bir şekilde seyahat ediyordum. Birden sağ taraftan motorsiklet geldi bana vurdu. Orda trafiği aksatacak şekilde durmamak için emniyetli bir yer buldum aracımı oraya çektim ve polisi aradım. Olayda benim kusurum yoktur suçsuzum." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Müşteki "Ben kurye olarak çalışıyordum Motorumda arazı yaptı sallantı başladı bende motoru sağ tarafa kendime göre emniyetli bir yere çektim. Şirketi arıyordum telefonla bir araç gelip bana çarptı ben kendimi havada buldum bariyerlere çarpıp iki bariyerin arasına yere düştüm. Benim motorum arka taraftan pert oldu ben çarpmadım. Arabanın çarptığı yer bağlantı noktasından 50 metre ilerde sağ şeritte bariyer arasındaydım. Ben motorsikletin üzerindeydim." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Deliller:
-Soruşturma evrakı,
-Sanık savunması,
-Adli Sicil ve Nüfus kaydı,
-Hastane evrakları ve Laboratuvar sonuçları,
-Trafik Kazası Tespit Tutanağı,
-Bilirkişi raporu,
-Müşteki beyanı
Usul: Duruşma açık yapılmış olup, savunma usulüne uygun alınmış, deliller okunduktan sonra sanığa söz hakkı verilmiştir.
Suçtan zarar görme ihtimaline binaen müştekinin katılan olarak davaya kabulüne karar verilmiştir.
Sanık yetişkin olup, cezai sorumluluğu kaldıran bir durum dile getirmemiştir.
İlk Derece Mahkemesinde kurulan hükümde: Sanığın yaralama suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nin 89/1 maddesi gereğince olayın oluş şekli ve kusur durumuna binaen 180 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, 5237 sayılı yasanın 89/2-b. Maddesi gereğince cezasından yer ve zaman gözönünde bulundurulduğunda 1/2 oranında artırım yapılarak 270 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 s.y.nın 62/1.maddesi gereğince cezasından 1/6 oranında indirme yapılarak 225 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına,
5237 sayılı yasanın 52. Mad. Gereğince gün adli para cezasının beher günü 20 liradan hesap edilmek üzere 4,500,00 Lira adli para cezasına çevrilmesine, Olayın oluş şekli kusur durumuna binaen 5237 sayılı yasanın 50, 51 ve CMK 231/5. Maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
Sanığın ehliyetli sürücü olmasına bianen 5237 sayılı yasanın 53/6 maddesi gereğince kusurun ağırlığına bianen 3 ay süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiştir.
İstinaf İddiaları:
Sanık müdafii kararı istinaf etmiştir.
Müşteki vekilinin ilk derece mahkemesince verilen karardan sonra istinaf aşamasında şikayetten vazgeçtiğine dair dilekçe vermiş olduğu görüldü.
Sanık dairemize gelerek 28.02.2017 tarihli dilekçesi ile hakkındaki şikayetten vazgeçmeyi kabul ettiğine dair dilekçesini verdi.
Dairemizce duruşma açılmasına karar verilerek tarafların çağrılmasına gerek duyulmadı.
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısından esas hakkındaki mütalası soruldu: Katılan vekilinin göndermiş olduğu şikayetten vazgeçme dilekçesi nazara alınarak bahse konu dava dosyasının vaki şikayet vazgeçme nedeni ile TCK'nın 89/5 ve CMK'nın 223. Maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur dedi.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İlk Derece Mahkemesinin kararından sonra müşteki vekilinin şikayetten vazgeçme dilekçesi verdiği sanığın da şikayetten vazgeçmeyi kabul ettiğine dair beyanda bulunduğu görülmekle,
Her ne kadar sanığın taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de, sanığın üzerine atılı taksirle yaralama suçunun TCK'nın 89. maddesinde hükme bağlandığı ve aynı maddenin 5. fıkrası gereğince 1. fıkrası kapsamı dışında bulunan bilinçli taksir hali hariç şikayete tabi olduğu, dosya içeriği itibariyle de bilinçli taksirin koşullarının bulunmadığı anlaşıldığından, vazgeçme nedeniyle TCK’nın 89/5. ve CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca düşme kararı verilmesi gerekmiştir
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-CMK'nın 281/1-c maddesi uyarınca Bakırköy 7.Asliye Ceza Mahkemesinin 18.05.2017 tarih, 2016/121 esas ve 2017/353 karar sayılı kararının KALDIRILMASINA
2-Her ne kadar sanık hakkında taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan bahisle 5237 Sayılı TCK 'nın 89/1 maddesi gereğince cezalandırması istemiyle kamu davası açılmış ise de; karardan sonra ve fakat henüz karar kesinleşmeden katılanın şikayetinden vazgeçtiğine dair dilekçe vermesi üzerine atılı suçun şikayete tabi olduğunun anlaşılması ile 5237 sayılı TCK'nın 89/5 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8 maddesi gereğince davanın DÜŞÜRÜLMESİNE,
3-Yargılama giderinin kamu üzerinde bırakılmasına,
Dair sanık, katılan ve katılan vekilinin yokluğunda, Cumhuriyet Savcısının huzurunda ve talebine uygun olarak CMK 286/2-b maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliği ile karar verilmiştir. 03.10.2017 (¤¤)