(5271 S. K. m. 279, 280, 303, 308/A) (5237 S. K. m. 53, 89)
Yerel Mahkemece verilen hüküm istinaf edilmekle, CMK'nun 279 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda; Dairenin yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden sanığın istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve aynı yasanın 280 maddesi gereğince başvurunun esası hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek, dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık A. Ö. hakkında taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma ve Y. B.'a karşı kasden basit yaralama suçundan TCK 89/1,86/2, 53/6 maddeleri gereğince cezalandırılması istemi ile kamu davası açıldığı, 09/06/2015 tarihli duruşmada müşteki Y. B.'un şikayetinden vazgeçtiği, kazada yaralanan E. A.'nın 13/07/2014 tarihli kolluk ifadesinde sanık Y.'tan şikayetçi olduğu, ancak E. A. dan şikayetçi olmadığı, ayrıca olayda bilinçli taksir halinin de bulunmadığı anlaşılmıştır.
05/08/2017 tarihinde yürürlüğe giren 7035 sayılı Kanunla değişik CMK'nun 280/1-a. maddesi yollamasıyla CMK'nun 303/1-a. maddesi gereğince, olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden davanın düşmesine hükmolunması gerekirse istinaf mahkemesince duruşma açılmadan bu aykırılığın düzeltilmesi mümkündür.
Buna göre; sanığa atılı suçların takibi şikayete bağlı ve şikayetten vazgeçmekle düşen suçlardan olduğu, (Örn. bkz Yargıtay 12.Ceza Dairesi'nin 08/02/2018 tarih 2016/ 4279 Esas ve 1263 Karar sayılı ilamı) müşteki Y. B. un 12/10/2017 tarihli celsede açıkça vaki şikayetinden vazgeçtiği, müşteki E.’nin ise anılan sanıktan şikayetinin olmadığı görüldüğünden, kararın bu sebeple BOZULMASINA, ancak bu aykırılık nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden;
CMK 2801-a ve 303/1-a maddeleri gereğince yerel mahkeme kararının "Sanık A. Ö. hakkındaki " hüküm bölümünün tamamen çıkartılarak yerine,
"Müşteki Y. B. un 12/10/2017 tarihli celsede açıkça vaki şikayetinden vazgeçtiği, kazada yaralanan E.'nin ise sanık A. Ö.'ten şikayetinin olmadığı, atılı taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma ve kasden basit yaralama suçlarının vazgeçmekle düşen suçlardan olduğu olduğu anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK'nın 73/4 ve 89/1, 86/2 ile 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince sanık A. Ö. hakkında ki davaların ayrı ayrı DÜŞMESİNE, ibarelerinin eklenmesi suretiyle;
Hükmün CMK.nın 303/1-a. ve 280/1-a maddeleri uyarınca DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kamu davasının tarafları bakımından kesin, CMK.nın 308/A maddesi gereğince İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Başsavcılığı bakımından itiraz yolu açık olmak üzere, 14.03.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)