(5237 S. K. m. 3, 22, 50, 51, 53, 61, 62, 89, 179) (5271 S. K. m. 280, 286)
Atılı suçtan dolayı yerel mahkemece verilen hükme karşı Sanık T. U. tarafından istinaf yoluna başvurmakla, başvurunun ve kararın niteliği, İlk Derece Mahkemesinin hüküm tarihine göre Dairemizce yapılan yargılama sonucunda;
İddia: Sanık hakkında Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 13/06/2014 tarih 2014/7308 esas nolu iddianamesi ile suç tarihi olan 14/03/2014 tarihi öncesinde trafikte C. S. adına kayıtlı olan ……….. plaka sayılı aracı malikinin rızası olmaksızın alan şüpheli T. U. (bu hususta İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2014/38006 soruşturma sayılı dosya üzerinden soruşturma vardır.) arkadaşı M. Y. ile onun evinde buluşmuş akabinde onu da araca alarak trafiğe çıkmış ve dosyada mübrez kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere tamamen kendi kusuru ile trafik kazası meydana getirerek müşteki M. Y.'nın, A. G. ve E. H.'ın yaralanmasına sebebiyet verdiğinin tespit edildiği ve sanık T. U. hakkında TCK'nın 89/4, 53/6 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile Küçükçekmece Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
Sanık T. U. İlk Derece Mahkemesinde; "Ben üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, olay tarihinde yanımda arkadaşım Muhammed vardı, onu Beylikdüzünden almıştım, herhangi bir alkol veya madde kullanmamıştım, 80-90 kilometre hızla seyir halindeyken bir aracın önümüzde sağa sola sürekli güzergah değiştirdiğini hatırlıyorum, olayın nasıl meydana geldiğini hatırlamıyorum, olaydan sonra bende ağır şekilde yaralandım, o yüzden çalışamıyorum, kaza tespit tutanağındaki aleyhe hususları kabul etmiyorum, ben hiç kimsenin tedavi masrafını karşılamadım, sigorta şirketinin giderdiğini biliyorum, aleyhe hiçbir hususu kabul etmiyorum" şeklinde savunmada bulunduğu,
Katılan Sanık E. H. müdafii huzurundaki İlk Derece Mahkemesinde vermiş olduğu savunmasında: atılı suçlamayı kabul etmediğini, kendisine çarparak yaralayan şahıstan şikayetçi olduğunu, olay tarihinde aracında arkadaşı A. G.'nin olduğunu, seyir halinde iken dikiz aynasından önce bir kamyon gördüğünü, sonrasında kamyon arkasından gelen aracın arkasından kendisine çarptığını, sağa sola savrulduğunu hatırladığını, olay nedeni ile kendisinin de yaralandığı ve ambulansla götürüldüğünü, şikayetçi olduğunu herhangi bir tedavi masrafının da karşılanmadığını belirttiği,
Katılma talebi kabul edilen A. G. İlk Derece Mahkemesinde vermiş olduğu beyanında: olay tarihinde arkadaşı olan E. H.'ın sevk ve idaresindeki aracında odluğunu, güvenli bir şekilde sürdüğü için kemerini takmadığını, arkadan bir aracın gelip kendilerine hızla çarptığını, önce minibüse sonra refuje vurduklarını bu şekilde durabildiklerini, çarpmanın etkisi ile kendilerine önce kamyon çarptığını zannettiğini, inip baktığında Audi A3 marka aracın çarptığını gördüğünü şoför mahallinin yanındak ki koltuktaki şahsın baygın vaziyette yattığını, aracı kullanan şahsın ise huzurda bulunan sanık olmadığını, başka bir şahsın kullandığını, yaralanmalarına sebebiyet veren şahıs hakkında şikayetçi olduğunu herhangi bir tedavi masraflarının giderilmediğini, E.'dan şikayetçi olmadığını diğer sanıktan şikayetçi olduğunu belirttiği,
Katılma talebi kabul edilen M. Y. talimat yolu ile alınan İlk Derece Mahkemesine vermiş olduğu beyanında: T.'un arkadaşı olduğunu, kendisinin olay tarihinde ………. plakalı aracı ile kendisini Avcılardan aldığını, İstanbul Merkeze gitmek için tali yoldan ana yola çıkacaklarını, tali yolda iken aracı çok hızlı kullanmaya başladığını, kendisini yavaş kullanması yönünde defalarca uyardığını ancak T.'un kendisini dinlemediğini, ve sevk ve idaresindeki araç ile önlerinde giden aracın arkasına çaptığını, çarpmanın etkisi ile araçlarının savrulduğunu, aracın içinde sıkıştığını, T.'un kendisini bırakarak araçta inip olay yerinden kaçtığını, diğer aracın ambulansı aradığını, iki saat sonra araçtan kurtulabildiğini, olay nedeniyle sırtında bulunan kemiklerden kırılma olduğunu olay nedeni ile şikayetçi olduğu katılma talebinin bulunduğunu belirttiği,
Müşteki U. Z. İlk Derece Mahkemesine vermiş olduğu beyanında: olayda aracına zarar verildiğini, zararının sigorta tarafından giderildiğini, sanıklar tarafından giderilmediğini, kendisinde herhangi bir yaralanma meydana gelmediğini, kendisinin kaza anında araçta olmadığını, bu nedenle şikayetçi olmadığını belirttiği,
Tanık C. S. İlk Derece Mahkemesine vermiş olduğu yeminli beyanında: olay tarihinde T. ile birlikte olduklarını, kendisinin alkol aldığı için ………. marka aracını kullanarak kendisini eve bırakmasını istediğini, gece 22:00 civarı olduğunu, T.'un evinin karşıda olduğu için kendisine evde yer ayarladığını ve uyuduğunu sabah 08:45 sıralarında telefonunu bir otopark görevlisinin aradığını ve aracının kaza yaptığını belirttiğini, inanmadığını aşağı inip vale'den anahtarı istediğini, ancak anahtarı bulamadıklarını, kamera kayıtlarının incelenmesinde T.'un aracı alarak gittiğini tespit ettiklerini, T.'un alkollü olmadığını kendisinin alkollü olduğunu bu sebeple T.'un kendisini bıraktığını, İstanbul 30. Asliye ceza mahkemesinin 2014/250 esas sayılı dosyasında bu olaya ilişkin kamera kayıtlarının ve görüntülerinin mevcut olduğunu belirtmiştir.
Yerel Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; Sanık T. U.'un taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma eylemine uyan TCK'nun 89/4 maddesi uyarınca takdiren ve teşdiden 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK'nun 62. Maddesinde belirtilen takdiri indirim nedenlerinin uygulanmasına yer olmadığına,
Sanık olayda asli kusurlu olduğundan TCK'nun 53/6 maddesi uyarınca ehliyetinin kararın kesinleşmesinden itibaren 2 yıl süreyle geri alınmasına, TCK'nun 51. Maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları bulunduğundan karar kesinleştiğinde ilgili mahkemeye bildirimde bulunulmasına karar verilmiştir.
İstinaf İddiaları;
İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar Sanık T. U. tarafından yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hakkında verilen mahkumiyet kararının bozulmasını talep ederek istinaf talebinde bulunmuşlardır.
Dairemiz tarafından yapılan incelemeler sonucunda;
Duruşmalı inceleme yapılması gerektiği sonucuna varılarak duruşma açılmıştır.
Sanık T. U.'un Dairemizce alınan savunmasında "Eski savunmalarımı tekrar ederim, bana fazla ceza verilmiştir, kusur durumuna göre ceza verilmesini veya beraatiine karar verilmesini talep ediyorum." demiştir.
Dairemiz tarafından yapılan duruşmaya iştirak eden C. Savcısı esas hakkındaki mütalaasında: "İstinafa konu olan Küçükçekmece 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/343 esas 2016/638 karar sayılı 02.11.2016 tarihli kararında usul ve yasaya herhangi bir aykırılık tespit edilemediğinden istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesi talep olunur." şeklinde görüş beyan etmiştir.
Dairemizce Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
5237 Sayılı TCK'nın "adalet ve kanunda eşitlik ilkesi" başlıklı 3.maddesi uyarınca işlenen fiil ile hükmolunan ceza ve güvenlik tedbiri arasında "orantı" bulunması, böylece suç işlenmesi ile bozulan toplum düzeninde adaletin sağlanması için suç işleyen kimseye uygulanacak yaptırımın haklı ve ölçülü olması gerektiği ifade edilmiştir. Dolayısıyla taksirle işlenen suçlar açısından, alt ve üst sınırlar arasında temel cezanın belirlenmesinde, TCK'nın 3.maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi, TCK'nın 61/1 maddesindeki (taksirli suçlarda uygulanması mümkün olan) ölçütlerin ve aynı kanunun 22/4 maddesindeki ölçütünde göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Bu bağlamda, olayda failin taksire dayalı kusurun ağırlığı, suçun işleniş biçimi, olayda yaralananlar A. G. ve E. H.'ın yaralanma kapsamı, sanığın kusur derecesi dikkate alınarak temel ceza alt sınırdan hak ve nasafet kuralları ilkesi esas alınarak uzaklaşılmak suretiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: GEREKÇESİ AÇIKLANACAĞI ÜZERE:
1-Küçükçekmece 12. Asliye Ceza Mahkemesi"nin 2014/343 Esas, 2016/638 Karar sayılı ve 02/11/2016 tarihli kararının CMK.nun 280/2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Sanık E. H. hakkında 02/11/2016 tarihinde verilen beraat kararına aleyhe istinaf olmadığı hükmün bu sanık yönünden kesinleştiği gözetilerek,
3-Sanık T. U. un üzerine atılı taksirle birden fazla yaralama suçunu işlediği anlaşıldığından, suçun işleniş şekli, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı ile sanığın olayda asli kusurlu olması ve katılan M. Y.nın yaralanmasının ağır nitelikte olduğu nazara alınarak eylemine uyan TCK.nun 89/4 maddesi uyarınca takdiren ve teşdiden 1 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
4-Sanığın yargılama sürecindeki davranışları ile cezanın geleceği üzerindeki etkileri nazara alınarak cezası TCK.nun 62/1 maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirilerek 1 YIL 3 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
5-Takdiren başkaca artırım ve indirim hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına,
6-Sanığın belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla taksirle yaralama suçunu işlediği anlaşıldığından, 1 YIL SÜREYLE SÜRÜCÜ BELGESİNİN GERİ ALINMASINA, yasaklama ve geri almanın hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girmesine ve sürenin, cezanın tümüyle infazından itibaren işlemeye başlamasına,
7-Sanığın kişiliği, (adli sicil kaydı incelendiğinde TCK 179. maddesinden mahkumiyeti bulunduğu nazara alınarak) suç işleme hususundaki eğilimi dikkate alınarak bir daha suç işlemeyeceği hususunda dairemizce kanaat gelmediğinden ve ayrıca sanığın suç işledikten sonra göstermiş olduğu davranışları incelendiğinde pişmanlık duyduğuna dair davranışı gözlenmediğinden taktiren hakkında verilen cezanın TCK 51. maddesi gereğince ertelenmesine TCK 50. maddesinde yer alan seçenek yaptırımlarına çevrilmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının yer olmadığına,
8-Dosya için yapılan keşif gideri 373.12 TL (bilirkişi ücreti 250 TL, heyet gideri 48.12 TL, araç gideri 75TL), bilirkişi ücreti 100 TL, adli tıp gideri 511 TL, 7 davetiye gideri 63 TL, yasa yolu aşamasında yapılan 10 davetiye gideri 110 TL olmak üzere toplam 1157 TL yargılama giderinin mahkumiyet kararı verilen sanıktan alınarak hazineye gelir olarak kaydına,
9- Katılan kendisini vekille temsil ettirdiğinden Asliye Ceza Mahkemesi yargılama için 1.800 TL Bölge Adliye Mahkemesindeki yargılama bakımından ise 990 TL olmak üzere toplam 2.790 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana VERİLMESİNE,
Dair, sanığın yüzüne karşı, katılanın yokluğunda, mütalaaya aykırı olarak CMK.nun 286. maddesi uyarınca KESİN olarak oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/09/2017 (¤¤)