(5271 S. K. m. 279, 280, 289)
Yerel Mahkemece verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulmakla, CMK'nın 279.maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda;
Dairenin yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve aynı Yasanın 280.maddesi gereğince başvurunun esası hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek, dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi incelenerek gereği düşünüldü:
Sair istinaf taleplerinin reddine ancak;
Ölen E. M.'ın bel fıtığı rahatsızlığı şikayeti ile müracaat ettiği doktor olan sanık tarafından önce muayene ve sonrasında da 01/07/2013 günü ameliyat edildiği, ameliyat esnasında büyük damar yaralanması oluştuğu, buna bağlı olarak gerçekleşen ölüm olayında;
Yüksek Sağlık Şurası'nın 24-24 Mayıs 2016 tarih ve 201513750 sayılı raporunda; özetle doktor olan sanığın eylemlerinin tıp kurallarına uygun olmadığı, kusurlu olduğu, ölüm olayı ile sanığın eylemi arasında illiyet bağı bulunduğunun belirtildiği,
Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 20.11.2013 tarihli raporunda ise; özetle herhangi bir hekim ve sağlık personelinin kusuruna rastlanmadığı yönünde rapor vermiş olması karşısında;
Raporlar arasında çelişki bulunduğu anlaşıldığından, dosyanın Adli Tıp Kurumu Genel Kuruluna gönderilerek, tüm ameliyat süreci de değerlendirilmek suretiyle meydana gelen olayda sanığın kusurunun olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine, eksik inceleme ile yazılı şekilde beraat karar verilmesi,
Usul ve yasaya aykırılık oluşturduğu, istinaf başvurusunda bulunan sanığın istinaf nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün CMK'nın 289/1-g-h ve 280/1-d maddeleri uyarınca BOZULMASINA,
Dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 26/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)