(5271 S. K. m. 141, 142, 303) (6100 S. K. m. 353)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı davacı ve davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile hüküm tarihine göre dosya incelenip görüşüldü;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan taraf vekillerinin sair itirazlarının reddine,
Ancak;
1-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklulukta kalınan süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacı lehine belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda az manevi tazminata hükmolunmasının,
2-Davacı taraf vekil vasıtasıyla temsil edildiğinden, 25/08/2017 tarih - 30165 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 144.maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 142.maddesine eklenen fıkra gereğince tazminat davaları nedeni ile nisbi avukatlık ücreti ödeneceği, ancak ödenecek miktarın tarifede Sulh Ceza Hakimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, Ağır Ceza Mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı, somut davada nisbi tarifeye göre belirlenen avukatlık ücretinin miktarının tarifede Sulh Ceza Hakimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu vekalet ücretinden az olduğu gözetilmeden "3.960 TL vekalet ücretine" hükmedilmesinin, Usul ve yasaya aykırılık oluşturan hususlar olduğu bu itibarla, istinafta bulunan taraf vekillerinin talebinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat davası, 5271 sayılı CMK'nın 141 vd devamı maddelerinde düzenlenmiş olsa da, özü itibariyle tazminat hukuku genel prensiplerine tabi ve CMK'da düzenlenen hükümler dışında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanmasını gerektiren bir dava çeşididir.
Yukarıda zikredilen hukuka aykırılık 5271 sayılı CMK'nın 303 ve 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddeleri gereğince yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, istinafa konu kararın;
1-Hükmün 1. paragrafında manevi tazminat miktarına ilişkin "10.000 TL " ibaresinin çıkartılarak yerine " 14.000 TL " ibaresinin yazılması,
2-Hükmün vekalet ücretine ilişkin bölümünde yazılı " 3.960 TL " ibaresinin çıkartılarak yerine " 3.452,64 TL " ibaresinin yazılması suretiyle,
Sair yönleri usul ve yasaya uygun olan kararın, CMK.nın 303 ve 280/1-a maddeleri ile HMK'nın 353.m/1-b-2 maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Hükmedilen tazminat miktarları itibariyle, davalı taraf yönünden 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN;
Davacı taraf yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 286, 291 maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle, Yargıtay İlgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere TEMYİZ yolu açık olmak üzere 30/03/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)