(5271 S. K. m. 141, 142) (5237 S. K. m. 35, 53, 63, 79)
Davacının haksız koruma tedbirleri nedeniyle açmış olduğu maddi ve tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava ve Yargılama Süreci:
İstem: Davacı S. P. vekili Av. M. G.'nün 04/05/2016 havale tarihli dilekçe ile özetle; Müvekkilinin göçmen kaçakçılığı suçundan 26/12/2008 tarihinde gözaltına alındığını, aynı suçtan 28/12/2008 tarihinde tutuklandığını, 14/04/2009 tarihinde tahliye edildiğini, 06/12/2012 tarihinde beraat ettiğini, beraat kararını Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 2013/17821 esas 2014/10663 karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiğini belirterek haksız tutuklamadan dolayı 30.000- TL maddi, 50.000- TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte hazineden alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
Davalı Hazine vekili ise; 18/05/2016 havale tarihli dilekçesi ile davacının açmış olduğu davanın haksız ve yersiz olduğunu, davacı tarafın tutuklanmasına kendi şahsi kusuruyla sebebiyet verdiğini, bu nedenle açılan davanın reddini talep etmiştir.
Enez Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/45 Esas, 2012/199 Karar sayılı dosyasının ilk derece mahkemesince yapılan incelemesinde; Enez C. Başsavcılığı'nın 13/03/2009 tarih 2008/493 soruşturma 2009/56 esas 2009/34 sayılı iddianamesi ile göçmen kaçakçılığına teşebbüs suçundan sanık S. P. hakkında TCK.nun 79/1-b, 35, 53/1-2, 63 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Enez Asliye Ceza Mahkemesi'ne kamu davası açıldığı, Mahkemece yapılan yargılama sonunda 06/12/2012 tarih 2009/45 esas 2012/199 karar sayılı ilamı ile beraatine karar verildiği, hükmün Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 22/12/2014 tarih 2013/17821 esas 2014/10663 karar sayılı ilamı ile onanmak suretiyle kesinleştiği, dava dosyasında sanığın 26/12/2008 günü gözaltına alındığı, 28/12/2008 günü Enez Sulh Ceza Mahkemesinin 2008/29 sorgu sayılı kararı ile tutuklandığı, Enez Asliye Ceza Mahkemesinin 14/04/2009 tarih 2009/45 esas sayılı kararı ile tahliye edildiği, ve dava dosyasında mahsuba dair herhangi bir belgenin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Yerel mahkemece atanan bilirkişi net asgari ücret üzerinden davacının tutuklu kaldığı süre boyunca maddi zararını 1.745,75- TL olarak hesaplamıştır.
YEREL MAHKEMECE;
Tazminat istemenin süre yönünden yasal süre içerisinde açıldığı, kanaatine varılarak
Maddi tazminat davasının kısmen KABULÜ ile;
1.745,75 TL. maddi tazminatın tutuklanma tarihi olan 28/12/2008 gününden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-) Davacı S. P. tarafından davalı Maliye Hazinesi aleyhine CMK.nun 141-142 maddeleri uyarınca açılmış olan manevi tazminat davasının kısmen KABULÜ ile;
6.600 TL manevi tazminatın, tutuklama tarihi olan 28/12/2008 gününden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
Karar verildiği görülmüştür.
Yerel mahkeme kararına karşı davalı ve davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davanın CMK' nun 142/1. Maddesinde ön görülen süre içerisinde açılıp açılmadığının tartışılması gerektiği kanaati ile duruşma açılmasına karar verilmiştir.
Dairemizce yapılan 11/07/2018 tarihli duruşmaya davacı ve vekili katılmamıştır.
Dairemizce yapılan 11/07/2018 tarihli duruşmaya katılan Davalı Vekili beyanında: " Yerel mahkemenin reddedilen kısım yönünden onanmasına, kabul edilen kısım yönünden Tekirdağ 1.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 25/10/2017 tarih ve 2016/124 esas 2017/247 karar sayılı kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ediyoruz, " şeklinde beyanda bulunmuştur.
C. Savcısı Esas Hakkındaki Mütaalasında: " Davacı S. P. vekili Av. M. G.'nün 04/05/2016 havale tarihli dilekçe ile özetle; Müvekkilinin göçmen kaçakçılığı suçundan 26/12/2008 tarihinde gözaltına alındığını, aynı suçtan 28/12/2008 tarihinde tutuklandığını, 14/04/2009 tarihinde tahliye edildiğini, 06/12/2012 tarihinde beraat ettiğini, beraat kararını Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 2013/17821 esas 2014/10663 karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiğini belirterek haksız tutuklamadan dolayı 30.000- TL maddi, 50.000- TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte hazineden alınarak davacıya verilmesini talep etmesi üzerine ilk derece mahkemesince maddi ve manevi tazminat yönünden kısmen kabul edilerek belirtilen tazminatların ödenmesine hükmedilmiş ise de;
Davacı hakkında verilen beraat kararının 20/10/2014 tarihinde kesinleştiği, davanın 04/05/2016 havale tarihli dilekçe ile açıldığı, CMK nın 142/1 maddesindeki" Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir." hükmü karşısında davanın üç aylık süre yönünden süresinde açıldığı, ancak herhalükarda kararın kesinleşmesinden itibaren bir yıllık süre içerisinde açılması gerektiğinden dosyadaki mevcut delil durumuna göre davanın süresinde açılmadığı,
Anlaşıldığından
1-İlk derece mahkemesinin kararının KALDIRILMASINA
2-Davacının davasını süresinde açmaması nedeniyle davalı hazine vekilinin istinaf talebinin kabulü ile davacının TAZMİNAT TALEBİNİN REDDİNE KARAR VERİLMESİ
Kamu adına talep ve mütala olunur, " demiştir.
DAİREMİZİN KABULÜ VE GEREKÇE:
Dava dosyasının incelenmesinde; Enez C. Başsavcılığı'nın 13/03/2009 tarih 2008/493 soruşturma 2009/56 esas 2009/34 sayılı iddianamesi ile göçmen kaçakçılığına teşebbüs suçundan davacı S. P. hakkında TCK.nun 79/1-b, 35, 53/1-2, 63 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Enez Asliye Ceza Mahkemesi'ne kamu davası açıldığı, Mahkemece yapılan yargılama sonunda 06/12/2012 tarih 2009/45 esas 2012/199 karar sayılı ilamı ile beraatine karar verildiği, hükmün Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 22/12/2014 tarih 2013/17821 esas 2014/10663 karar sayılı ilamı ile onanmak suretiyle kesinleştiği, davacının beraat ettiği yargılama sırasında 26/12/2008 günü gözaltına alındığı, 28/12/2008 günü Enez Sulh Ceza Mahkemesinin 2008/29 sorgu sayılı kararı ile tutuklandığı, Enez Asliye Ceza Mahkemesinin 14/04/2009 tarih 2009/45 esas sayılı kararı ile tahliye edildiği, ve dava dosyasında mahsuba dair herhangi bir belgenin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Dava dosyasından da anlaşılacağı üzere davacı hakkında verilen beraat kararının 22/12/2014 tarihinde kesinleştiği, davanın ise 04/05/2016 tarihinde açıldığı, CMK' nun 142/1. Maddesine göre koruma tedbirleri nedeniyle açılacak tazminat davasının, karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren 3 ay, veya her halükarda hükmün kesinleşme tarihini izleyen 1 yıl içerisinde açılması gerektiği, davanın CMK' nun 142/1 maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçmesinden sonra açıldığı anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-CMK'nın 280/2 maddesi gereğince Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesi' nin 25/10/2017 gün 2016/124 Esas, 2017/247 Karar sayılı kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davacının yasal süresi geçtikten sonra açmış olduğu TAZMİNAT DAVASININ REDDİNE,
3-Davalı İdare kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden İlk derece mahkemesindeki yargılama için hüküm tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre 770 TL, Bölge Adliye Mahkemesindeki yargılama bakımından ise 1.090 TL olmak üzere toplam 1.860 TL maktu vekalet ücretinin Davacıdan alınarak Davalı Hazineye verilmesine,
4-Yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına,
Dair, davalı Hazine vekilinin ve C. Savcısı A. A.' nın huzurunda, davacı ve vekilinin yokluğunda, reddedilen miktarı itabarı ile kararın tefhim veya tebliğinden itibaren 15 gün içinde, Dairemize verilecek, Dairemiz yargı çevresi dışında bulunduğu takdirde bulunduğu yer İlk derece Ceza Mahkemesi kanalıyla hakime onaylatılarak verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilecek beyan gönderilmek sureti ile Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere (Temyiz yoluna başvurulmadığı takdirde kararın kesinleşeceği ve yerine getirileceği ihtar edilerek), mütalaaya uygun olarak oybirliği ile verilen karar okunup anlatıldı. 11/04/2018 (¤¤)