(5271 S. K. m. 141, 279, 303) (6100 S. K. m. 353) (YİBK 29.05.1957 T. 1957/4 E. 1957/16 K.)
Yerel Mahkemece verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulmakla, CMK'nın 279. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda;
Dairenin yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden davalı ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve aynı Yasanın 280.maddesi gereğince başvurunun esası hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek, dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sair istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-29/05/1957 tarih ve 4-16 sayılı Yargıtay İçtihadı birleştirme kararında da belirtildiği üzere, ait olduğu davada hüküm altına alınması gereken vekalet ücreti, yargılama giderleri kapsamında olup bu hak asıl davadan bağımsız olarak dava konusu yapılamayacağından, ceza davasında ödenmeyen vekalet ücretinin maddi tazminat kapsamına dahil edilmeyeceği gözetilmeden, beraat kararının verdiği tarihte geçerli avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince ödenmesi gereken vekalet ücretinin maddi tazminata dahil edilerek davacı lehine 3.600- TL maddi tazminata hükmolunmasının
2-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklulukta kalınan süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacı lehine belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda fazla manevi tazminata hükmolunması
Usul ve yasaya aykırılık oluşturan hususlar olduğu bu itibarla istinafta bulunan davalının talebinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat davası, 5271 sayılı CMK'nın 141 vd devamı maddelerinde düzenlenmiş olsa da, özü itibariyle tazminat hukuku genel prensiplerine tabi ve CMK'da düzenlenen hükümler dışında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanmasını gerektiren bir dava çeşididir.
Yukarıda zikredilen hukuka aykırılık 5271 sayılı CMK'nın 303 ve 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddeleri gereğince yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan,
1-Hükmün '' Davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile 3.600- TL maddi tazminatın talepte gözetilerek davacının özgürlüğünün kısıtlandığı- gözaltına alındığı tarih olan 25/10/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine'' şeklindeki 1. fıkrasının hükümden çıkarılarak yerine ''Davacının maddi tazminat talebinin reddine'' ibaresinin eklenilmesi;
2-Hükmün 2. fıkrasında 100.000- TL olarak belirlenen manevi tazminatın 45.000- TL ye indirilmesi suretiyle;
Sair yönleri usul ve yasaya uygun hükmün DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Davacı ve davalı vekili yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 268 inci maddesi uyarınca tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle, Yargıtay İlgili Ceza Dairesi nezdinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere 05/03/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)