(5271 S. K. m. 142, 303) (6100 S. K. m. 353)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile hüküm tarihine göre dosya incelenip görüşüldü;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan davacılar vekili ve davalı vekilinin sair itirazlarının reddine,
Ancak;
1-Davacı F. B. yönünden yapılan incelemede;
Davacının tutuklulukta geçirmiş olduğu 23/11/2012-09/05/2013 günlerinden cezaevinde fiziki olarak infaz ettiği tarihlerin 24/11/2012 - 10/04/2013 olduğunun bildirildiği, Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 09/09/2013 tarih 2008/316 esas 2009/120 karar sayılı ek kararı ile mahsup yapıldığı anlaşılmakla, mahsup gözetilerek 10/04/2013- 09/05/2013 tarihleri arasında 29 gün tutuklu olarak geçirdiği sürenin tutuklu olduğu tarihte geçerli olan net asgari ücret üzerinden hesaplanan 761,25TL maddi tazminata hükmedilmesi gözetilmeden, fazla maddi tazminata hükmedilmesi,
2-Yargıtay içtihatlarında da vurgulandığı üzere mahsup işlemi yapılan ile mahsup işlemi yapılmayan arasındaki dengenin hak ve nesafet ilkeleri gözetilerek zenginleşme soncunu doğurmayacak şekilde tutuklu kaldığı süre dikkate alınarak makul ve makbul bir miktarın tayin ve tespiti gerekirken davacı lehine belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda fazla manevi tazminata hükmedilmesi,
3-Davacıların kendilerini vekil ile temsil ettikleri anlaşılmakla davacılar lehine tayin olunan maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan asgari ücret tarifesinin 3. Kısmında yer verilen oranlar üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken davacılar için ayrı ayrı ve hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 694 sayılı KHK'nın 144 maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 142 maddesinde yapılan değişiklikler gözetilmeden bu miktarların üzerinde kalacak şekilde maktu vekalet ücretine hükmolunması,
Usul ve yasaya aykırılık oluşturan bu durumlar itibariyle istinafta bulunan davalının ve davacının talepleri yerinde görülmüştür.
Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat davası, 5271 sayılı CMK'nın 141 vd devamı maddelerinde düzenlenmiş olsa da, özü itibariyle tazminat hukuku genel prensiplerine tabi ve CMK'da düzenlenen hükümler dışında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanmasını gerektiren bir dava çeşididir. Nitekim 6100 sayılı HMK'nın "Duruşma yapılmadan verilecek kararlar" başlıklı 353/1-b-2 maddesine göre de; davanın esası ile ilgili olarak "Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duymadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verilir."
Yukarıda zikredilen hukuka aykırılık 5271 sayılı CMK'nın 303 ve 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddeleri gereğince yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan,
İSTİNAFA KONU KARARIN;
1-Hükmün "B)1" nolu paragrafında davacı F. B.'nın maddi tazminat miktarına ilişkin "4.440,03TL" ibaresinin çıkartılarak yerine "761,25TL" ibaresinin yazılması,
2-Hükmün "B)2" nolu paragrafında davacı F. B.'nın manevi tazminat miktarına ilişkin "5.000,00TL" ibaresinin çıkartılarak yerine "1.500,00TL" ibaresinin yazılması,
3-Hükmün A)2 nolu paragrafından sonra gelen vekalet ücretine ilişkin "3.960,00TL" ibaresinin çıkartılarak yerine "1.132,80TL" ibaresinin yazılması,
4-Hükmün B)2 nolu paragrafından sonra gelen vekalet ücretine ilişkin "3.960,00TL" ibaresinin çıkartılarak yerine "770,00TL" ibaresinin yazılması suretiyle;
Sair yönleri usul ve yasaya uygun olan kararın, CMK.nın 303 ve 280/1-a maddeleri ile HMK'nın 353.m/1-b-2 maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Kararın taraflara tebliğine,
Hükmedilen tazminat miktarları itibariyle, tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle Yargıtay İlgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere TEMYİZ yolu açık olmak üzere 10/04/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)