(5271 S. K. m. 141, 142, 279, 280, 286, 303) (6100 S. K. m. 353, 361)
Yerel Mahkemece verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulmakla, CMK'nın 279.maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda;
Dairenin yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve aynı Yasanın 280.maddesi gereğince başvurunun esası hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek, dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sair istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Maddi tazminat yönünden değerlendirme: Yargıtay 12. Ceza Dairesinin içtihatları ve buna uygun Dairemiz uygulamasına göre; davacının tutuklu kaldığı dönem için maddi zararları hesaplanırken cezaevi harcamaları, ziyaret masrafları, avukatın yol harcamaları ve benzeri giderlerinin gerçek maddi zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği halde (örneğin bkz.12.CD, 15/06/2016 tarih, 2015/11488 -2016/9770;12.CD, 24/04/2014, 2014/1099- 2014/10026), hatalı bilirkişi raporu esas alınarak ziyaret ve yol masrafı olarak 2.772,00.TL'nin maddi tazminata dahil edildiği;
Öte yandan 29/05/1957 tarih ve 4-16 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere, vekalet ücreti, yargılama giderleri kapsamında olup, bu hakkın asıl davadan bağımsız olarak dava konusu yapılamayacağı ancak ait olduğu davada hüküm altına alınması gereken ve ilgili davada yasa yoluyla incelenebilecek haklardan olduğundan, ödenen vekalet ücretinin maddi tazminata dahil edilemeyeceği, olayımızda da tazminat davasına dayanak teşkil eden ceza dava dosyasında davacı lehine 3.000.-TL vekalet ücretine hükmedildiği dikkate alındığında, bunları dikkate almadan fazla oranda maddi tazminata hükmedildiği,
Anlaşılmıştır.
2- Manevi tazminat yönünden değerlendirme: Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklulukta kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacı lehine belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda fazla manevi tazminata hükmolunduğu, anlaşılmıştır.
3- Vekalet ücreti yönünden değerlendirme: 25/08/2017 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 694 sayılı KHK ile CMK 142.maddesine eklenen 9.fıkraya göre; tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbi avukatlık ücretinin ödeneceği, ancak ödenecek miktar Tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı halde, kabule (hükmedilen tazminat miktarına ) göre ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücrete hükmetmek yerine sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücrete hükmedilmiştir.
Usul ve yasaya aykırılık oluşturan bu durum itibariyle istinafta bulunan davalının talebi bu itibarla yerinde görülmüştür.
Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat davası, 5271 sayılı CMK'nın 141 vd devamı maddelerinde düzenlenmiş olsa da, özü itibariyle tazminat hukuku genel prensiplerine tabi ve CMK'da düzenlenen hükümler dışında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanmasını gerektiren bir dava çeşididir. Nitekim 6100 sayılı HMK'nın "Duruşma yapılmadan verilecek kararlar" başlıklı 353/1-b-2 maddesine göre de; davanın esası ile ilgili olarak "Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duymadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verilir."
Yukarıda zikredilen hukuka aykırılık 5271 sayılı CMK'nın 303 ve 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddeleri gereğince yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, istinafa konu kararın;
1- Gerekçe ve hükümdeki maddi tazminat miktarına ilişkin "12.772,00.TL" ibaresinin çıkarılarak yerine, yalnızca beraat kararından önce sunulan serbest meslek makbuzuna konu 8.000,00.TL'den beraatle sonuçlanan ceza davasında hükmedilen 3.000,00.TL vekalet ücreti çıkarılmak suretiyle "5.000,00.TL" (beşbin) ibaresinin yazılması suretiyle;
2- Gerekçe ve hükümdeki manevi tazminat miktarına ilişkin "150.000,00.TL" ibaresinin çıkarılarak yerine, "55.000,00.TL" (ellibeşbin) ibaresinin yazılması suretiyle;;
3- Hükümdeki vekalet ücretine ilişkin "770. TL" ibaresinin "3.960,00.- TL" olarak düzeltilmesi suretiyle;
Sair yönleri usul ve yasaya uygun olan kararın, CMK.nın 303 ve 280/1-a maddeleri ile HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın geliş tarihinden; taraflar yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde, hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, 5271 sayılı CMK' nun 286 vd maddeleri ile 6100 sayılı HMK 361 maddesi uyarınca TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere 17/04/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)