(5271 S. K. m. 141, 142, 223)
DAVA:
Davacı vekili 19/12/2016 havale tarihli dilekçesinde özetle;
Davacının 07/01/2012 tarihinde İstanbul Emniyet müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele şube Müdürlüğünce uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi satma, verme, sevk etme, ve kabul etme suçlarının şüphelisi olduğu iddiası ile gözaltına alındığı ve sorgusundan sonra 09/01/2012 tarihinde İstanbul 12 Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/16 sorgu sayılı kararı ile tutuklandığı, İstanbul C. Başsavcılığı'nın 24/04/2012 tarih ve 2012/287 esas sayılı iddianamesi ile müvekkili hakkında ikame edilmiş olan kamu davasının yargılaması aşamasında 08/06/2012 tarihinde İstanbul 15.Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/68 esas sayılı kararı ile bihakkın tahliye edilmiş ve yargılama neticesinde, İstanbul 4.Ağır Ceza mahkemesinin 17/05/2016 tarih 2014/138 esas, 2016/189 karar sayılı kararı ile kendisine yüklenmiş olan uyuşturucu maddeyi satma, verme, sevk etme kabul etme suçlarını işledikleri sabit olmadığından CMK 223/2-e maddesi anlamında beraatine karar verildiği, bu kararın 05/12/2016 tarihinde kesinleştiğini belirterek 2.000.000 TL maddi, 1.000.000 TL manevi tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı idare vekili 21/02/2017 tarihli dilekçesinde özetle;
Davacının açtığı tazminat davasında İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinde 2017/1 esas sayılı dosyasında yetkisizlik kararı verildiğini bildirmiş,
10/02/2017 tarihinde yapılan ihtarlı tebligata rağmen, davalı tarafın beyan itirazlarını bildirdiğine dair herhangi bir evraka rastlanılamamıştır.
Yerel Mahkeme Cumhuriyet Savcısının esas hakkındaki mütalaası alınmıştır.
Yerel Mahkeme C. Savcısı Esas Hakkındaki Mütalaasında: "Davacı tarafından Maliye Hazinesi aleyhine maddi/manevi tazminat davası açıldığı anlaşılmakla; Davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; toplanan delillere, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Oluşan zararın niteliği nazara alınarak hak ve nesafet kurallarına uygun olacak şekilde maddi/manevi tazminata hükmedilmesi" şeklinde mütalaa beyanında bulunmuştur.
İlk derece mahkemesince kurulan hükümde:
Mahkemece, Davacının gözaltına alındığı ve serbest bırakıldığı süreler gözetilerek uğramış olduğu bilirkişi raporuna ve dosyadaki delil durumuna göre 472.000,00 TL maddi tazminatın ve manevi zararların karışlığı olarak Anayasa Mahkemesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi olay tarihi ile karar tarihi itibari ile ön gördükleri kriter ve tabloları esas alınarak olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz de gözetilerek 5271 SY CMK ‘m.141 uyarınca toplam 25.000,00 TL manevi tazminatın davacı vekilinin talebi ile bağlı kalınarak dava tarihi 19/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine,
Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden 3.960 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, şeklinde karar verilmiştir.
İstinaf İddiaları:
Davalı Hazine Vekili ve Davacı Vekili ilk derece mahkemesince verilen kararı istinaf etmişlerdir.
Davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf talepleri üzerine dairemizce duruşma açılmasına karar verilmiştir.
Davacının dairemizce alınan beyanında: "Avukatımın vermiş olduğu dava dilekçelerini tekrar ederim. Bu tutuklama nedeniyle mağdur duruma düştüm. 12 bölüm çektim sonra tutuklandım. Sözleşmemiz 78 bölümdü. Cezaevine girince benim yerime başka bir yönetmen aldılar. Aynı diziyi devam ettirdiler. Sözleşmeyi yazılı olarak fesh etmediler ancak fiilen yerime biri geçince sözleşme fesh edilmiş oldu. Belirtmiş olduğum gibi 12 bölüm çektim benim yerime geçen sezonu bitirdi. Ancak kaç bölüm çektiğini bilmiyorum. Mağdur olduğum için maddi ve manevi taleplerimin karşılanmasını istiyorum." demiştir.
Davacı vekilinin dairemizce alınan beyanında: "sözleşmenin 7.maddesinde 7.2 de yönetmenin yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde yapımcı herhangi bir bildirimde bulunmaksızın ve tazminat da ödemeksizin tek taraflı fesih yetkisi vardır maddesi vardır. Maddesi çerçevesinde bu işlem gerçekleşmiştir. Kaldı ki ayrıca uyaptan yaptığım araştırımda tensip 3 nolu ara kararında sorduğunuz yazıya cevap verildiği ve herhangi bir fesih ihbarı yazılmadığı, ayrıca müvekkilim tutuklandıktan sonra yeni yönetmenle yaptıkları sözleşmenin ekte olduğunu gördüm. Uyap çıktısını ibraz ediyorum. İstinaf mahkemesine vermiş olduğumuz dava dilekçemizi özetlemek gerekirse müvekkilim toplumda ilgi gören bir projeye imza atmıştır. Bu projede çocuklar duymasın projesidir. Burada topluma örnek olacak şekilde dizi çekimi yapmış ve marka olmuştur. Ancak müvekkilim hakkında uyuşturucu ticareti yapma iddiasıyla hakkında soruşturma açılmıştır. Buda kamuoyunda duyulmuştur. Buda müvekkilimin geleceğini karartmıştır. Vatandaşlar şüpheyle bakmıştır. Manevi yönden büyük çöküntü yaşamıştır. Faiz başlangıcının da tutuklama tarihinden itibaren istiyoruz. Manevi yönden tam tatmin edici bir tazminata hükmedilmesini istiyoruz." demiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı Esas Hakkındaki Mütalaasında: "Davacının 07/01/2012 tarihinde İstanbul Emniyet müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele şube Müdürlüğünce uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi satma, verme, sevk etme, ve kabul etme suçlarının şüphelisi olduğu iddiası ile gözaltına alındığı ve sorgusundan sonra 09/01/2012 tarihinde İstanbul 12 Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/16 sorgu sayılı kararı ile tutuklandığı, İstanbul C. Başsavcılığı'nın 24/04/2012 tarih ve 2012/287 esas sayılı iddianamesi ile hakkında ikame edilmiş olan kamu davasının yargılaması aşamasında 08/06/2012 tarihinde İstanbul 15.Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/68 esas sayılı kararı ile bihakkın tahliye edilmiş ve yargılama neticesinde, İstanbul 4.Ağır Ceza mahkemesinin 17/05/2016 tarih 2014/138 esas, 2016/189 karar sayılı kararı ile kendisine yüklenmiş olan uyuşturucu maddeyi satma, verme, sevk etme kabul etme suçlarını işledikleri sabit olmadığından CMK 223/2-e maddesi anlamında beraatine karar verildiği, anlaşılmış olup haksız tutuklama ve göz altına alınması nedeniyle toplanan delillere, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre oluşan zararın niteliği nazara alınarak hak ve nesafet kurallarına uygun olacak şekilde maddi/manevi tazminata hükmedilmesi" Kamu adına talep ve mütalaa olunur." şeklinde mütalaa bildirmiştir.
Davanın kabulü ve gerekçe:
Dava CMK'nun 141. Maddesine göre açılan tazminat davasıdır. Davanın CMK'nun 142/1. Maddesindeki yasal süre içerisinde açıldığı, davaya konu olayda CMK'nun 141. Maddesindeki tazminat koşullarının gerçekleştiği anlaşılmıştır.
Maddi tazminat yönünden yapılan incelemede;
Davacının 06/01/2012 tarihinde gözaltına alındığı İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/16 sorgu sayılı tutuklama müzekkeresi ile 08/01/2012 tarihinde tutuklandığı, İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/68 esas sayılı dosyasında 08/06/2012 tarihinde tahliye edildiği, İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/138 Esas, 2016/189 Karar sayılı kararı ile beraat ettiği ve kararın 05/12/2016 tarihinde kesinleştiği, davacının 154 gün haksız tutuklu kaldığı, tutuklanmadan önce …… Produksiyon şirketi ile 01/11/2011 tarihinde akdedilen sözleşmeye göre bölüm başına 8000TL olmak üzere 78 bölümlük TV dizisinin yönetmenliğini üstlendiği, tutuklandığı tarihe kadar 12 bölümde yönetmenlik yaptığı, yapımcı şirketin davacıya sözleşme kapsamında 28/10/2011 ile 09/03/2012 tarihleri arasında 19 kez 8.000TL karşılığı toplam 152.000TL ödediği banka cari hesap dökümünün tetkikinden anlaşılmıştır. Dairemizce kabul edilen 07/07/2018 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davacının haksız tutuklama nedeniyle maddi zarar kapsamındaki kazanç kaybının sözleşme bakiye tutarı olan 472.000TL'nin taleple bağlılık ilkesi gereğince dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine hükmedilmiştir.
Manevi tazminat yönünden yapılan incelemede;
Yargıtayın yerleşik içtihatları ve Dairemizin uygulamaları göz önünde bulundurulduğunda; maruz kalınan koruma tedbirinin süresi, davacının yargılandığı ve hükümlü sıfatını aldığı suçun ve davanın niteliği ile dava süreci, davanın kamu oyunda sıkça yer alması nedeniyle davacıda yarattığı etki, kendisine atılı suç nedeniyle toplum nazarında aleyhine oluşan önyargılar, sosyal ve ekonomik durumu, bir bütün olarak dikkate alınarak davacının 25.000,00TL manevi tazminatın taleple bağlılık ilkesi gereğince dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı hazineden alınarak davacıya verilmesi kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1- İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/12/2017 tarih, 2017/47 (E) ve 2017/420 (K) sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2- Davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 472.000,00TL'nin MADDİ TAZMİNAT'ın taleple bağlılık ilkesi gereği, dava tarihi olan 19/12/2016'dan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Maliye Hazinesinden alınarak, davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine,
3- Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile takdiren 25.000,00TL MANEVİ TAZMİNATIN'ın taleple bağlılık ilkesi gereği, dava tarihi olan 19/12/2016'dan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Maliye Hazinesinden alınarak, davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine,
4- 694 sayılı KHK ile değişik CMK 142.maddenin 9.fıkrasına gereğince, "tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbi avukatlık ücreti ödenir. Ancak, ödenecek miktar Tarifede sulh ceza hakimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağından," Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre tespit edilen 3.960-TL vekalet ücreti ile Dairemizde yapılan yargılama için de hüküm tarihindeki AAÜT'ne göre 1.090-TL olmak üzere toplam 5.050-TL vekalet ücretinin hazineden alınarak davacıya verilmesine,
5- Hazine harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6- Yargılama giderinin davalı idare üzerine bırakılmasına,
7- Davalı hazine vekiline reddedilen miktar üzerinden Yargıtay İçtihatları da dikkate alınarak vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,
Dair, davacı, davacı vekili ve davalı Hazine vekilinin yokluğunda, C. Savcısı huzuru ile talebe uygun, yokluğunda karar verilenler yönünden tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde mahkememize yazılı ve sözlü başvurunun tutanağa geçirilmesi suretiyle Yargıtay nezdinde Temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/07/2018 (¤¤)