(5237 S. K. m. 52, 53, 62, 89) (5271 S. K. m. 231, 280, 286)
Atılı suçtan dolayı yerel mahkemece verilen hükme karşı katılan vekili ve sanık müdafi tarafından istinaf yoluna başvurmakla, başvuruların ve kararın niteliği, İlk Derece Mahkemesinin hüküm tarihine göre Dairemizce yapılan yargılama sonucunda;
İddia:
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 29/03/2016 tarih ve 2016/14441 esas nolu iddianamesi ile şüpheli İ. M. suç tarihinde yönetimindeki 34 HK 4645 plaka sayılı aracıyla Kadıköy 19 Mayıs Mahallesi Şemsettin Günaltay Caddesi üzerinde seyir halinde iken Gürsoylu Sokak kavşağına yakın yerde yeşil ışık yandıktan sonra hareket ettiği sırada yoldan yaya olarak geçmeye çalışan müşteki Ö. K.'a çarpmak suretiyle müştekiyi etkisi basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olmayacak derecede ve kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisi ağır (4) derecede olacak şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiğinin tespit edildiği ve sanık hakkında TCK'nın 89/1-2.b ve 53 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile İstanbul Anadolu Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
SAVUNMA:
Sanık savunmasında; "Ben daha önce karakolda ifade vermiştim. Beyanlarımı aynen tekrar ederim, ekleyeceğim başkaca bir husus yoktur. Olay orada anlattığım gibi olmuştur. Olay anında araç içerisinde kazaya gören şahitlerimde mevcuttur. Suçlamaları kabul etmiyorum. Benim bir suçum yoktur beraatimi istiyorum, mahkeme aksi kanaatte ise lehe olan hükümlerin uygulanmasını istiyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Katılan şikayet ve delillerinde; "olay günü karşıdan karşıya geçerken yolu yarılamıştım ki araçlar için kırmızı ışığın yandığını gördüm, tam yolun ortasında araçlar için yeşil yandığını gördüm bu esnada sanığın kullanmış olduğu araç sağ tarafımdan çarptı, "şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık N. A. bilgi ve görgüsünde; "Biz olay günü sanık İsmet in aracında hastaneye gidiyorduk. Işıklarda durduk yeşil yanınca araç hareket etti. Hemen sonra bir ses duyduk. İnip baktığımızda müştekiyi yerde yaralı vaziyette gördük. İndiğimizde yüzündeki kanı sildik. Araca aldık. Kendisi bize motosikletten kaçarken bizim aracın önüne kendisini attığını söyledi. Bizde zaten hastaneye gittiğimiz için müştekiyi de hastaneye götürdük. Benim bilgim görgüm bundan ibarettir," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık N. Y. bilgi ve görgüsünde; "Ben sanığın kullandığı araçta idim. Işıklarda durduk. Yeşil yanınca harekete geçtik. Hemen o sırada ben müştekinin arabanın üzerine düştüğünü gördüm. İnip kendisini araca aldık. Bize motosikletten kaçarken, aracın önüne düştüğünü söyledi. Bizim aracımız henüz hareket ettiği için yavaş hızda idi. Benim bilgim görgüm bundan ibarettir," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Yerel Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;
Sanığın eylemine uyan TCK’nun 89/1 maddesi gereği takdiren 6 ay adli para cezası ile cezalandırılmasına, TCK’nun 89/2-b maddesi gereği takdiren yarı oranında artırılarak 9 ay adli para cezası ile cezalandırılmasına, TCK’nun 62 maddesi gereği takdiren 1/6 oranında indirilerek 7 ay 15 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığa verilen adli para cezasının kişinin ekonomik ve diğer şahsi halleri nazara alınarak TCK’nun 52/2 maddesi gereği günlüğü 20 lira olarak takdiri ile 4.500 lira adli para cezası ile cezalandırılmasına, şeklinde karar verilmiştir.
İstinaf İddiaları;
Sanık müdafii ve Katılan vekili kararı istinaf etmiştir.
Sanık müdafii istinaf dilekçesinde özetle; katılan Ö. K.'ın bilirkişi raporuna göre nizamlara aykırı dikkatsizce ve tedbirsiz davrandığından olayda asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin ise tali kusurlu olduğunu ve kaza sonrasında yaralanan Ö. K.'ı Hastaneye götürerek tedavi edilmesini sağladığını, cezanın takdirinde bu hususun göz önüne alınarak müvekkilinin lehine karar verilmesi gerektiğini ve kanunda belirtilen cezanın alt sınırı olan 3 aydan uzaklaştırılmasının hakkaniyetli olmadığını, müvekkili hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin CMK madde 231 den faydalanmak istediğini beyan ettiğini, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın müvekkilinin lehie ortadan kaldırılmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Katılan vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dosyasının yerel mahkemece yeterli olarak incelenmediğini, müvekkili adına İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan maddi ve manevi tazminat davasında müşteki davacının Adli Tıp Kurumu'na sevk edildiğini ve %11 oranında mamuliyeti olduğunun rapor edildiğini, sanık tanıklarının sanık lehine ifade verdiklerini, oysaki kaza esnasında sanığın yanında kimsenin olmadığını müştekinin bildiğini, buna rağmen bu hususta yazılan dilekçenin yerel mahkeme tarafından dikkate alınmadığını, bilirkişi tarafından tanzim edilen 18/05/2017 tarihli raporun yetersiz olduğunu, bu nedenlerle hükmün bozulmasını talep etmiştir.
Dairemiz tarafından yapılan incelemeler sonucunda;
Duruşmalı inceleme yapılması gerektiği sonucuna varılarak duruşma açılmıştır.
Dairemiz tarafından yapılan duruşmaya iştirak eden C. Savcısı esas hakkındaki mütalasında:
"Sanık İ. M. 02/12/2015 günü sevk ve idaresindeki …… plaka sayılı aracıyla Kadıköy 19 Mayıs Mahallesi Şemsettin Günaltay Caddesi üzerinde seyir halinde iken Gürsoylu Sokak kavşağına yakın yerde yeşil ışık yandıktan sonra hareket ettiği sırada yoldan yaya olarak geçmeye çalışan müşteki Ö. K.'a çarpmak suretiyle etkisi basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olmayacak derecede ve kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisi ağır (4) derecede olacak şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği, olayda müdahilin asli, sanığın tali kusurlu olduğu anlaşılmış olup,
1-Sanığın 89/1 maddesinden 6 ay adli para cezasına hükmedildiği, ancak TCK 52/1 maddesine göre adli para cezasının gün olarak belirtilmesinin gerektiği kararın bu yönü ile usul ve yasaya aykırı olduğu bu sebeple İstanbul Anadolu 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 07/11/2017 tarih ve 2016/192 E, 2017/589 K, sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-Sanığın Taksirle bir kişinin yaralanmasına sebebiyet vermek suçundan eylemine uyan TCK nın 89/1, 89/2-b, maddeleri gereğince CEZALANDIRILMASINA,
Karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur." şeklinde görüş beyan etmiştir.
Deliller:
-Soruşturma Evrakı
-Sanık Savunması
-Adli Sicil ve Nüfus kaydı
-Doktor Raporu
-Adli Tıp Raporu
-Bilirkişi Raporu
-Müşteki ve Tanıkların Beyanları
DAİREMİZİN KABULÜ VE GEREKÇE:
02/12/2015 günü saat 09.30 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki …… plakalı araç ile Maltepe ilçe yönünden Kadıköy yönüne, Şemsettin Günaltay caddesi üzerinde seyir halinde iken Gürsoylu Sokak girişi ışıklı kavşağa geldiğinde kendi yönüne kırmızı ışıklı lamba yanması ile durduğu sonradan ışığın yeşil yanması ile harekete geçtiği sırada aynı yolu karşıdan karşıya geçmek üzere araç trafiğinin hızını ve mesafesini kontrol etmeden araçlara ilk geçiş önceliğini vermeyerek dikkatsiz ve tedbirsiz yola giren ve yolun orta şeridinde yürümekte olan katılan yaya Ö. K.'a çarpmak sureti ile yaralandığı ve yaralanmasının kapsamının, Basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olmayacak derecede ve kemik kırığının hayati fonksiyonlarına ağır (4) derecede etkisi olacak şekilde yaralandığı, olayda yerel mahkemece sanığın yaralanmaya sebebiyet verme suçunun sübut bulduğu kabul edilerek TCK'nın 89/1, 89/2-b, 62, 52/2 maddeleri gözetilerek neticeten 4.500TL adli para cezası ile cezalandırıldığı anlaşılmıştır.
Yerel mahkemece aldırılan 18/05/2017 tarihli bilirkişi raporunda olayın gündüz vakti ışıklı kavşağın yaklaşık 15 metre ilerisinde yolun en sol şeridi üzerinde oluştuğu çarpma noktasına yakın mesafede yaya geçidinin olduğu, tespit edilmiştir.
Yaya geçidini kullanmayıp araç yolundan geçmeye çalışan katılanın kendi can güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde nizamlara aykırı, dikkatsizce ve tedbirsizce davrandığından asli kusurlu olduğu dairemizce de kabul edilerek yeniden bilirkişi raporu aldırılmasına gerek duyulmamıştır.
Sanığın ise olayda yerleşim alanı içerisinde müteyakkıs seyir etmeye özen göstermesi yolun sağındaki otobüs durağı önündeki yayaların yola girebilecekleri hususu ile aracının hızını yol ve trafik şartlarına ayarlayamayarak, etkili bir fren ve direksiyon tedbirine başvurmakta geç kalarak özen yükümlülüğüne aykırı araç kullanarak katılanın yaralanmasına sebebiyet vermekten tali kusurlu bulan bilirkişi raporu ve bu raporu teyit eden tanık beyanlarına itibar edilmiştir.
Sanığın kusurluluğunu kabulü yönündeki ilk derece mahkemesinin değerlendirmesi dairemizce de uygun bulunmuş, ancak, sanığın tali kusurlu oluşu ve kanunda öngörülen cezanın alt sınırı gözetildiğinde ilk derece mahkemesince verilen ceza miktarının dosya kapsamına, hak ve nesafet ölçütlerine, olayın oluş şekline uygun görülmemiştir.
Sanığın tali kusurlu olması gözetilerek alt sınırdan ceza tayini ile TCK'nın 89/1 maddesi uyarınca kazanılmış hak ilkesi gereği seçimlik cezalardan adli para cezası tercih edilerek 90 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına, katılanın yaralanmasının kapsamı göz önüne alınarak TCK'nın 89/2-b maddesi uyarınca takdiren cezasından yarı oranında arttırım yapılarak 135 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında yargılamadaki tutum ve davranışı gözetilerek TCK'nın 62 maddesi uyarınca 1/6 oranında cezasından indirim yapılarak 112 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanığın sosyal ve ekonomik durumu gözetilerek TCK'nın 52/2 maddesi gereğince günlüğü 20TL den paraya çevrilerek 2.240TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, TCK'nın 52/4 maddesi uyarınca 10 eşit taksitle öngörülen cezanın tahsiline, ve takdiren TCK'nın 53/6 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-İstanbul Anadolu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/11/2017 tarih ve 2016/192 Esas ve 2017/589 sayılı kararının CMK'nun 280/2 maddesi gereğince ORTADAN KALDIRILMASINA;
2-Sanığın dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu bir kişinin yaralanmasına neden olmaktan eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nun 89/1 maddesine göre olayın oluş şekline, suç konusunun önem ve değerine, sanığın tali kusurlu olmasına ve kazanılmış hak ilkesi gereği seçimlik cezalardan adli para cezası tercih edilerek sanığın taktiren 90 GÜN KARŞILIĞI ADLİ CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
5237 sayılı TCK nun 89/2-b maddesi uyarınca müştekinin 4.derecede kırık oluşacak şekilde nitelikli yaralanması göz önüne alınarak verilen cezadan yarı oranında artırım yapılarak 135 GÜN KARŞILIĞI ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın yargılama sürecindeki tutum ve davranışları, cezanın gelecekteki olası etkileri gözetilerek TCK'nın 62. maddesine göre 1/6 oranında indirim yapılarak 112 GÜN KARŞILIĞI ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın bu cezasından başka kanuni yada takdiri artırım yada indirim nedenlerinin uygulanmasına yer olmadığına,
Sanığa verilen tam gün karşılığı adli para cezasının, sanığın sosyal ve ekonomik durumu göz önüne alınarak TCK’ nun 52/2. maddesi gereğince günlüğü taktiren 20,00 TL. den paraya çevrilerek toplam 2.240,00TL. ADLİ PARA CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,
Sanığa verilen adli para cezasının, miktarı, sanığın ekonomik ve sosyal durumu göz önüne alınarak, TCK’nun 52/4. maddesi gereğince sanık hakkında öngörülen netice adli para cezasının birbirini takip eden 10 eşit aylık taksitler halinde sanıktan tahsiline, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan miktarın tamamının tahsili ile ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına, (ihtar edildi)
Sanık hakkında TCK’nun 53/6.maddesinde öngörülen güvenlik tedbirinin takdiren uygu1anmasına yer olmadığına,
Sanık hakkında daha önce uygulanmış olması ve yine hükmün açıklanmasının geri bırakılması için aranan "suçun işlenmesiyle mağdurun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle giderilmesi" koşulunun somut olayda gerçekleşmediği anlaşıldığından sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına YER OLMADIĞINA,
Yargılama aşamasında kendisini bir vekil aracılığıyla temsil ettiren katılan yararına ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama için 1.980 TL, Dairemizde yapılan yargılama için de 1090 TL olmak üzere toplam 3070 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine,
Yerel Mahkemece yapılan bilirkişi raporu gideri 300,00TL- Adli tıp kurumu raporu gideri 100,00TL- 6 adet davetiye gideri 71,50TL- toplamda 471,50TL yargılama gideri ile İstinaf aşamasında 4 adet davetiye giderinden oluşan 56,00TL yargılama gideri olmak üzere toplam 527,50TL yargılama giderinin sanıktan alınarak hazineye irad kaydına,
Dair, sanığın, müdafiinin ve katılanın yüzüne karşı, C. Savcısının huzuru ile esas hakkındaki görüşüne uygun olarak hükmedilen ceza miktarı dikkate alınarak CMK'nın 286/2-b maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça ve usulen okunup anlatıldı.
27/06/2018 (¤¤)