(5271 S. K. m. 141, 279, 280, 303) (6100 S. K. m. 353)
Yerel Mahkemece verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulmakla, CMK'nın 279.maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda;
Dairenin yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden istinaf başvurularının kabul edilebilir olduğuna ve aynı Yasanın 280.maddesi gereğince başvurunun esası hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek, dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçeleri incelenerek gereği düşünüldü:
Yerel mahkemenin tarafların yokluğunda verdiği kararın hüküm kısmında "kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde istinaf yolunun açık olduğunu" belirtmesi ve davacı vekilinin 17/04/2018 tarihinde istinaf talebinde bulunduğu anlaşılmakla davacı yönünden istinaf talebinin süresinde olduğu kabulü ile,
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekili ve davalı idare vekilinin sair istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklulukta kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacı lehine belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda fazla manevi tazminata hükmolunduğu, anlaşılmıştır.
Usul ve yasaya aykırılık oluşturan bu durum itibariyle istinafta bulunan davalının talebi bu itibarla yerinde görülmüştür.
Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat davası, 5271 sayılı CMK'nın 141 vd devamı maddelerinde düzenlenmiş olsa da, özü itibariyle tazminat hukuku genel prensiplerine tabi ve CMK'da düzenlenen hükümler dışında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanmasını gerektiren bir dava çeşididir. Nitekim 6100 sayılı HMK'nın "Duruşma yapılmadan verilecek kararlar" başlıklı 353/1-b-2 maddesine göre de; davanın esası ile ilgili olarak "Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duymadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verilir."
Yukarıda zikredilen hukuka aykırılık 5271 sayılı CMK'nın 303 ve 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddeleri gereğince yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan,
İstinafa konu kararın;
1- Gerekçe ve hükümdeki manevi tazminat miktarına ilişkin "15.000,00TL" ibaresinin çıkarılarak yerine, "12.000,00TL" ibaresinin yazılması,
2- Hükümdeki vekalet ücretine ilişkin "3.299,00TL" ibaresinin "2.939,64TL" olarak düzeltilmesi suretiyle;
Sair yönleri usul ve yasaya uygun olan kararın, CMK.nın 303 ve 280/1-a maddeleri ile HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Kararın davacı vekiline tebliğine,
Hükmedilen tazminat miktarları itibariyle, tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle Yargıtay İlgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere TEMYİZ yolu açık olmak üzere 13/07/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)