(5271 S. K. m. 141, 142, 279, 280, 303) (6100 S. K. m. 353)
Yerel Mahkemece verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulmakla, CMK'nın 279.maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda;
Dairenin yetkisi, başvuranların hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden davalı vekilinin istinaf başvurularının kabul edilebilir olduğuna ve aynı Yasanın 280.maddesi gereğince başvuruların esası hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek, dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçeleri incelenerek gereği düşünüldü;
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sair istinaf itirazları yerinde görülmemiş,
Ancak;
1-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklulukta kalınan süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacı lehine belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda fazla manevi tazminata hükmolunmasının,
2-Davacı taraf özel vekil vasıtasıyla temsil edildiğinden, 25/08/2017 tarih - 30165 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 144.maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 142.maddesine eklenen fıkra gereğince tazminat davaları nedeni ile nisbi avukatlık ücreti ödeneceği, ancak ödenecek miktarın tarifede Sulh Ceza Hakimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, Ağır Ceza Mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı, kabul ve uygulamaya göre, davacı lehine hükmolunan maddi ve manevi tazminat toplamı ve karar tarihinde yürürlükte bulunan oranlar üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde davacı lehine vekalet ücreti verilmesine karar verilmesinin,
Usul ve yasaya aykırılık oluşturan hususlar olduğu anlaşılmıştır.
Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat davası, 5271 sayılı CMK'nın 141 vd devamı maddelerinde düzenlenmiş olsa da, özü itibariyle tazminat hukuku genel prensiplerine tabi ve CMK'da düzenlenen hükümler dışında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanmasını gerektiren bir dava çeşididir.
Yukarıda zikredilen hukuka aykırılıklar 5271 sayılı CMK'nın 303 ve 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddeleri gereğince yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, istinafa konu kararın;
1-Hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde manevi tazminat miktarı olarak yazılı " 6.000 TL " ibaresinin çıkartılması ve yerine " 4.000 TL " ibaresinin yazılması,
2-Hükmün vekalet ücretine ilişkin paragrafının tamamen çıkartılarak, yerine "Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden A.A.Ü.T' ye göre hesaplanan 859 TL nisbi vekalet ücretinin davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine," ibaresinin eklenmesi suretiyle; sair yönleri usul ve yasaya uygun hükmün DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Kararın taraflara tebliğine,
Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın geliş tarihinden; davalı taraf yönünden (katılma yolu ile temyiz hakkı saklı kalmak kaydıyla) kesin; reddedilen miktar itibariyle davacı taraf yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde, hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, 5271 sayılı CMK' nun 286 vd maddeleri ile 6100 sayılı HMK 361 maddesi uyarınca TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere 04/05/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)