(5271 S. K. m. 141, 279, 303) (6100 S. K. m. 353)
HÜKÜM:
Yerel Mahkemece verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulmakla, CMK'nın 279.maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda;
Dairenin yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden Davalı ve Davacı Vekilinin istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve aynı Yasanın 280.maddesi gereğince başvurunun esası hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek, dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sair istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Davacının 2016 yılında toplam 57 gün tutuklu kaldığı, davacının tutuklu kaldığı tarihteki net asgari ücretin günlük tutarının 46,36 TL olduğu, maddi tazminat hesabında tutuklu kalınan süre ile net asgari ücretin günlük tutarının çarpımı sonucu (57x43,36=2.471,52) elde edilen 2.471,52 TL yerine 2.470 TL maddi tazminata hükmedilmesinin,
2-Davacının dava dilekçesinde faiz talep etmesine rağmen hangi tarihten itibaren faiz talep ettiği belirtmemesi dikkate alındığında, davacı lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminata, dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken taleple bağlılık kuralının dışına çıkılarak gözaltı tarihinden itibaren faiz yürütülmesinin,
3-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklulukta kalınan süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacı lehine belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda az manevi tazminata hükmolunmasının,
Usul ve yasaya aykırılık oluşturan hususlar olduğu bu itibarla istinafta bulunan davalı vekilinin talebinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat davası, 5271 sayılı CMK'nın 141 vd devamı maddelerinde düzenlenmiş olsa da, özü itibariyle tazminat hukuku genel prensiplerine tabi ve CMK'da düzenlenen hükümler dışında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanmasını gerektiren bir dava çeşididir.
Yukarıda zikredilen hukuka aykırılık 5271 sayılı CMK'nın 303 ve 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddeleri gereğince yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, istinafa konu kararın;
1-Hükmün maddi tazminata ilişkin 1. Fıkrasındaki " 2.470 TL " ibaresinin " 2.471,52 TL " olarak düzeltilmesi,
2-Hükmün 2. fıkrasında " 2.500 TL " olarak belirlenen manevi tazminat miktarının " 3.500 TL " ye yükseltilmesi,
3-Hüküm fıkrasının (1 ve 2) numaralı bendinde faiz başlangıç tarihi olarak belirtilen " ...gözaltı tarihi olan 17/10/2016 ... " ibaresinin çıkartılması ve yerine "... dava tarihi olan 11/08/2017... " ibaresinin yazılması,
4-Hükmün 3. fıkrasındaki vekalet ücretinin, tazminat miktarında yapılan değişikliğin sonucu olarak (hükmedilen toplam maddi ve manevi tazminat miktarı üzerinden 694 Sayılı KHK'de göz önünde bulundurulmak sureti ile hesaplanan miktarın 845 TL den az olması nedeniyle ) 845 TL olarak düzeltilmesi sureti ile;
Sair yönleri usul ve yasaya uygun hükmün DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Kesin olmak üzere 09/07/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)