(5271 S. K. m. 141, 144, 230, 280, 289) (5275 S. K. Geç. m. 5)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan davacı vekili ve hazine vekilinin istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Davacı içtima ettirilen 17 yıl 43 ay 10 gün hapis cezasının infazı için 30.05.1983 tarihinde cezaevine girmiş, 11.07.1987 tarihinde şartla salıverilmiştir.
Şartla tahliye tarihi ile bihakkın tahliye tarihi arasında işlemiş olduğu yeni suç nedeniyle Adana 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.1993 tarihli kararı ile şartla tahliyesi geri alınmış, şartla tahliyeden sonra işlediği yeni suçun tarihi olan 15.04.1992 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 30.10.2003 tarihi arasındaki 11 yıl 6 ay 18 gün cezanın aynen infazına karar verilmiştir.
30 Nisan 2013 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan 6459 sayılı yasanın 25. Maddesi ile 5275 sayılı yasaya geçici 5. Madde ekleniştir. Bu maddeye göre 7 kasım 1982 tarihinden önce işlenen suç nedeniyle mahkum olan kişi hakkında, mahkum olunan cezanın infazı sürecinde koşullu salıverildikten sonra deneme süresi içerisinde işlediği yeni bir suç nedeniyle koşullu salıverilme kararı geri alınamaz.
6459 sayılı yasayla infaz kanununa eklenen bu madde nedeni ile davacının 22.02.1993 tarihi ile 08.10.2001 tarihi arasında yattığı ceza, fazladan infaz edilmiş bir ceza haline gelmiştir.
Aslında davacının 1993-2001 yılları arasında infaz edilen cezası, infaz tarihi itibariyle tamamen infaz yasasına uygun şekilde infaz edilmiştir. Cezanın infazında hukuka aykırı bir durum yoktur. Ancak sonradan çıkan kanun nedeniyle, infaz edilen bu ceza, infaz edilmemesi gereken bir ceza haline gelmiştir.
5271 sayılı kanunun 144. Maddesinin başlığı ''tazminat istemeyecek kişiler'' dir. Bu maddenin b. fıkrasına göre ''tazminata hak kazanmadığı halde sonradan yürürlüğe giren lehe düzenlemeler sebebiyle durumları tazminat istemeye uygun hale gelenler'' tazminat isteyemezler.
Yerel mahkemece CMK'nun 144/1-b maddesi hükmü ile 141. Maddesi hükümleri karşılaştırılıp değerlendirilmeye tabii tutulmadan, davacının durumunun hangi nedenle tazminat istemeye uygun olduğu verilen hükümde tartışılmadan ve gerekçelendirilmeden sonuca ulaşılmış, davacıya maddi ve manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
Verilen kararın CMK'nun 230. Maddesine uygun şekilde gerekçe içermemesi nedeniyle davalı idare vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülerek CMK'nın 289/1-g, 280/1-b maddeleri uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine,
Kesin olmak üzere 22/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)