(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 230, 279, 280, 289) (5237 S. K. m. 53, 179)
Yerel Mahkemece verilen hüküm istinaf edilmekle, CMK'nun 279 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda; Dairenin yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden sanığın istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve aynı yasanın 280 maddesi gereğince başvurunun esası hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek, dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi incelenerek gereği düşünüldü:
İstinafa konu mahkeme kararında sanığın isnat edilen suçu işlediğine dair soyut iddia dışında başka, savunmanın aksine mahkumiyete yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle bareetine karar verildiği anlaşılmıştır.
Ancak; 27/07/2016 günü saat 20:25 sıralarında Atatürk Caddesi üzerinde devriye görevini ifa eden polis memurlarının Karadeniz Sokaktan Atatürk Caddesine çıkan ve sanığın kullandığı aracın yol üzerinde drift atarak, sağa sola arka kısmını kaydırarak gittiğinin görülmesi üzerine peşine düştükleri, yapılan takip sonunda durdurdukları ve sanığın eyleminin tutanakla tespit edildiği, tutanağın sanık tarafından imzalandığı halde bu tutanağın delillerin değerlendirilmesi, tutanak mümzilerinin dinlenmesi hususunun ve buna bağlı olarak hukuksal nitelendirmede dikkate alınmadığı, buna dair bir gerekçeye de yer verilmediği;
Yargıtay’ın yerleşik içtihatları uyarınca CMK'nın 230. madde gereğince hükme esas alınan veya alınmayan delillerin gösterilmesi, tartışılması ve olayla irtibatlandırılması gerektiği, dolayısıyla tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine eksik inceleme ile hüküm kurulmasının da yetersiz gerekçe sebebiyle yasaya aykırılık oluşturduğu;
Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK'nun 34, 230 ve 289. maddeleri uyarınca gerekçenin denetime imkan sağlayacak biçimde ve taraflar ile diğer okuyan herkesi tatmin edecek içerikte olması gerektiği; yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi, yasakoyucunun amacına uygun düşmeyeceği gibi, uygulamada da keyfiliğe yol açacağından keyfiliği önlemek, tarafları tatmin etmek, sağlıklı bir denetime olanak sağlamak bakımından, hükmün gerekçeli olmasında zorunluluk bulunduğu ve bu sebeple de gerekçenin dosya ve toplanıp değerlendirilen delillerle uyumlu, yasal ve yeterli olmamasının CMK 289/1-g maddesinde kesin hukuka aykırılık hali olarak düzenlendiği anlaşılmakla;
CMK 280/1-b.maddesi uyarınca "İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddede belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına" karar vereceğinin düzenlenmesi karşısında,
Usule aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan C. Savcısının istinaf nedenleri yerinde görülmüş olduğundan hükmün CMK'nın 289/1-g ve 280/1-b maddeleri uyarınca BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kesin olmak üzere 09/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)