(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 230, 280, 289) (5237 S. K. m. 107, 133) (YCGK 19.06.2007 T. 2007/10-108 E. 2007/152 K.)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafinin istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Kendisini vekaletnameli vekille temsil ettiren katılan lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği (bkz. 12.CD, 27.10.2016, 2015/14189-2016/12279) halde, buna hükmedilmemesi aleyhe istinaf bulunmadığından eleştiri konusu yapılmakla yetinilmiştir.
2-Sanık hakkında şantaj eylemine uyan TCK'nın 107/1-2 maddeleri uyarınca ceza verilirken hapis cezasının yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeden en üst sınırdan tayin edilmiş olması ve hapis cezası en üst sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin en alt sınırdan tayin edilmiş olduğu, Yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda hapis cezasının üst sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da üst sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, bunun gerekçelerinin gösterilmesi dayanılan gerekçelerin de yasal ve dosya içeriğiyle örtüşmesi gerekmektedir.(Y.CGK. 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108 E. 2007/152 K. Sayılı ilamı)
Yasa koyucu, cezaların kişiselleştirilmesinin sağlanması bakımından hâkime, olayın özelliği, failin kişiliği ve işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı bir şekilde gerekçesini göstererek iki sınır arasında temel cezayı belirleme yetki ve görevi yüklemiştir. Hâkimin temel cezayı belirlerken dayandığı gerekçe, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı, failin güttüğü amaç ve saiki ile ilgili dosyaya yansıyan bilgi ve belgelerin isabetle değerlendirildiğini gösterir biçimde yasal ve yeterli olmalıdır.
Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK'nun 34, 230 ve 289. maddeleri uyarınca hükmün gerekçeli olmasında zorunluluk bulunduğu, hükme esas dayanakların da geçerli, yeterli ve yasal olması gerektiği, gerekçenin dosya ve toplanıp değerlendirilen delillerle uyumlu, yasal ve yeterli olmamasının CMK 289/1-g maddesinde kesin hukuka aykırılık hali olarak düzenlendiği anlaşılmakla,
CMK 280/1-b.maddesi uyarınca "İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddede belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına" karar vereceğinin düzenlenmesi karşısında,
Usule aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafinin istinaf nedenleri yerinde görülmüş olduğundan, hükmün CMK'nın 289/1-g ve 280/1-b maddeleri uyarınca BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 27/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)