(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 230, 231, 279, 280, 289) (5237 S. K. m. 89) (1412 S. K. m. 308) (YCGK 03.02.2009 T. 2008/11-250 E. 2009/13 K.)
Yerel Mahkemece verilen hüküm istinaf edilmekle, CMK'nun 279 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda; Dairenin yetkisi, başvuranların hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden sanık A. C. U. müdafii, sanık A. H. U. ve Cumhuriyet Savcısının istinaf başvurularının kabul edilebilir olduğuna ve aynı yasanın 280 maddesi gereğince başvurunun esası hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek, dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçeleri incelenerek gereği düşünüldü:
Evrensel hukuk düzeninde kutsal sayılan savunma hakkının, Anayasamızın 36 maddesinde "temel haklar ve ödevler" arasında "Herkes meşru vasıta ve yollarda faydalanmak sureti ile yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir" şeklinde tanımlanarak, iç hukukumuzda da en geniş şekilde korunduğu,
Anayasa'nın 141, 5271 sayılı CMK'nın 34/1, 230 maddeleri ile 1412 sayılı CMUK'un 308/7 maddelerinde ise, mahkeme kararlarının istinaf denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması, gerekçe bölümünde, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaat ve delillerle sonuç arasında bağ kurulması hususları düzenlendiğinden;
Bu bağlamda istinaf itirazları değerlendirildiğinde;
1-Gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti için,
Müşteki, sanık ve tanık beyanları, bilgi ve belgeler araştırılıp hep birlikte değerlendirilerek katılanın olay günü hangi işi yapmak üzere kimin tarafından ne şekilde görevlendirildiği hususunun netleştirilmesi, kusur durumunun tespiti için iş güvenlik uzmanlarından oluşturulacak bilirkişi heyetinden yeniden rapor alınması, akabinde mahkumiyet gerekçelerinin denetime imkan verecek şekilde karar yerinde gösterilmesi ile hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden,
Sanık A. C. U. müdafinin savcılık aşamasında alınan bilirkişi raporundan daha sonra, 23/10/2014 tarihli elektrik işleri yapımı taşeronluk sözleşmesini sunması ve özellikle bu sebeple yeniden kusur raporu alınmasına karar verilmesi yönünde ki ısrarlı taleplerine karşın, kazanın meydana gelmesinde ki kusur oranlarını net bir şekilde ortaya koyan, bilimsel ve teknik yönleri tartışma konusu olmayan uzmanlardan kurulu bilirkişi heyetince düzenlenecek bilirkişi raporu alınmaksızın, savunma hakkı kısıtlanarak karar verilmesi, suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun289/1-hmaddesine aykırı davranılması,
2-Daha önceden kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunmayan sanıkların istinaf dilekçesinde zararın tespit edilmediğini, zararın tespiti yapılmadan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair karar verilmesinin usule aykırı olduğunu savunmaları karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı ilamında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın mahkemece basit bir araştırma ile belirlenebilecek olan ölçülebilir, maddi zarar olduğu manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği belirtildiğinden; sanıklara yüklenen taksirle yaralama suçundan dolayı maddi zararın ileri sürülmemesi ve bu konuda bir araştırma yapılmamış olması, kayden sabıkasız olmaları gözetilerek, sanıklar hakkında 5271 Sayılı CMK’nun 231.maddesinin 6.fıkrasının (a) (b) ve (c) bendinde belirtilen koşulların oluşup oluşmadığı hususunun yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde yöntemince araştırılarak, sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi ve denetimine elverişli olacak şekilde takdirin gerekçelerinin kararda gösterilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun olmayan gerekçe ile sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 230.maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı olup, sanık A. C. U. müdafii, sanık A. H. U. ve Cumhuriyet Savcısının istinaf itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün CMK'nın 289/1-g-h ve 280/1-b maddeleri uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kesin olmak üzere 03/05/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)