(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 230, 279, 280, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, CMK'nın 279.maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda; duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi incelenerek, CMK.nın 280.maddesi gereğince Dairemizin görev ve yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi, yasa yolunun açıklığı, başvurularının kapsamına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Davacı vekili 12/04/2016 tarihli dilekçesinde, davacının 23/04/2015 tarihinde hırsızlık suçlamasıyla gözaltına alındığını, 24/04/2015 tarihinde tutuklandığını, 15/01/2016 tarihinde tahliye edildiğini arada geçen 8 ay 19 günlük süre içerisinde hakim önüne çıkarılmadığını, bu sebeple müvekkilinin uğramış olduğu manevi zarar karşılığında 10.000TL manevi tazminat talep ettiği,
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde;
Davacının 23/04/2015 tarihinde gözaltına alındığı ve 24/04/2015 tarihinde tutuklandığı, 15/01/2016 tarihinde henüz iddianame düzenlenmeden tahliye edildiği, davacının toplam 8 ay 19 gün gözaltında ve tutuklu olarak kaldığı gerekçesiyle, "Davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiilin başlangıç tarihi olan göz altı tarihi 23/04/2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine," denilerek, gerekçeyle kısa karar arasında çelişki yaratacak şekilde karar verilmiştir.
Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK'nun 34, 230 ve 289. maddeleri uyarınca gerekçenin denetime imkan sağlayacak biçimde ve taraflar ile diğer okuyan herkesi tatmin edecek içerikte olması gerektiği; yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi, yasakoyucunun amacına uygun düşmeyeceği gibi, uygulamada da keyfiliğe yol açacağından keyfiliği önlemek, tarafları tatmin etmek, sağlıklı bir denetime olanak sağlamak bakımından, hükmün gerekçeli olmasında zorunluluk bulunduğu ve bu sebeple de gerekçenin dosya ve toplanıp değerlendirilen delillerle uyumlu, yasal ve yeterli olmamasının CMK 289/1-g maddesinde kesin hukuka aykırılık hali olarak düzenlendiği halde;
Mahkemenin yeterli ve geçerli gerekçe göstermeden, gerekçeyle hüküm arasında çelişki yaratacak ve denetime imkan tanımayacak şekilde verdiği kararın hukuka aykırı olduğu CMK'nın 289/1-g maddesinde kesin hukuka aykırılık hali olarak düzenlendiği anlaşılmakla;
CMK 280/1-b.maddesi uyarınca "İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddede belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına" karar vereceğinin düzenlenmesi karşısında,
Usule aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmüş olduğundan hükmün CMK'nın 289/1-g ve 280/1-b maddeleri uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kesin olmak üzere 04/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)