(5237 S. K. m. 43, 133, 254) (5271 S. K. m. 280, 289)
Yerel Mahkemece verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulmakla, CMK'nın 279.maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda;
Dairenin yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve aynı Yasanın 280.maddesi gereğince başvurunun esası hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek, dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi incelenerek gereği düşünüldü:
1-TCK 133.maddesinde düzenlenen suçun uzlaşma kapsamında olan suçlardan olduğu, soruşturma aşamasında CMK’nın 253. maddesi uyarınca sanık ve müştekilere uzlaşma teklif edilmediği gibi yargılama aşamasında da aynı Kanunun 254. maddesi uyarınca bu eksikliğin giderilmediği;
2-TCK’nın 133. maddesinde geçen “kişiler arasındaki konuşma” veya “söyleşi” ifadelerinden de anlaşılacağı üzere, söz konusu suçun tipikliğinin zorunlu olarak birden fazla kişinin mağduriyetini gerektirdiği, olayımızdaki gibi mağdur sayısının tipiklik gereği birden fazla olması, aynı nev’iden fikri içtima hükmünün (TCK m. 43/2) uygulanması sonucunu doğurmayacağı halde, TCK 43/2.maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edildiği, anlaşılmış olup;
Usul ve yasaya aykırı, istinaf başvurusunda bulunan sanığın istinaf nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün CMK'nın 289/1-g-h ve 280/1-b maddeleri uyarınca BOZULMASINA,
Dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 24/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)