(5271 S. K. m. 141, 279, 280, 303) (6100 S. K. m. 353)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile hüküm tarihine göre dosyanın yapılan ön incelemesinde;
1-Kararın 08/11/2017 tarihinde davalı vekiline tebliğ edildiği, davalı vekilinin yasal 7 günlük süreden sonra 16/11/2017 tarihinde istinaf başvuru dilekçesini verdiği anlaşıldığından, davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN SÜRE YÖNÜNDEN REDDİNE,
2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan taraf vekilinin sair itirazlarının reddine,
Ancak;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklulukta kalınan süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacı lehine belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda az manevi tazminata hükmolunmasının,
Usul ve yasaya aykırılık oluşturan hususlar olduğu bu itibarla, istinafta bulunan davacı vekilinin talebinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat davası, 5271 sayılı CMK'nın 141 vd devamı maddelerinde düzenlenmiş olsa da, özü itibariyle tazminat hukuku genel prensiplerine tabi ve CMK'da düzenlenen hükümler dışında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanmasını gerektiren bir dava çeşididir.
Yukarıda zikredilen hukuka aykırılık 5271 sayılı CMK'nın 303 ve 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddeleri gereğince yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, istinafa konu kararın;
Hükmün 1 nolu paragrafında manevi tazminat miktarına ilişkin "5000 TL" ibaresinin çıkartılarak yerine " 9000 TL " ibaresinin yazılması;
Hükmün 4 nolu paragrafında vekalet ücretine ilişkin "1.200,00 TL" ibaresinin çıkartılarak, yerine " 1.560,00 TL " ibaresinin eklenmesi suretiyle;
1- Davacı yönünden; 5271 sayılı CMK'nın 268 inci maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde, Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere CMK.nın 279.maddesinin son cümlesi uyarınca İTİRAZ kanun yolu açık olmak üzere,
2-Davalı yönünden; Sair yönleri usul ve yasaya uygun olan kararın, CMK.nın 303 ve 280/1-a maddeleri ile HMK'nın 353.m/1-b-2 maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Kararın taraflara tebliğine,
Hükmedilen tazminat miktarları itibariyle, tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle Yargıtay İlgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere TEMYİZ yolu açık olmak üzere 09/02/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)