(5271 S. K. m. 141, 142, 279, 303)
Yerel Mahkemece verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulmakla, CMK'nın 279.maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda;
Dairenin yetkisi, başvuranların hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve aynı Yasanın 280.maddesi gereğince başvuruların esası hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek, dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi incelenerek gereği düşünüldü;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Alman vatandaşı olduğunu, siyaset bilimi alanında eğitimini tamamladığını, İnsan Hakları Ortak Platformu tarafından düzenlenen "Bilişim teknolojileri üzerinde kapasite geliştirme" adlı toplantıya davet edildiğini, Büyükada Turistik otel Ascotta toplantılar devam ederken 05/07/2017 tarihinde saat 09.30 sıralarında gözaltına alındığını, 18.07.2017 tarihinde İstanbul 10.Sulh Ceza Hakimliğinin 2017/312 sorgu sayılı kararı ile tutuklandığını, yargılamanın halen İstanbul 35.Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/100 E. Sayılı dosyasında derdest olduğunu, 25/10/2017 tarihinde tahliye edildiğini, gözaltına alınırken usulüne uygun doktor muayenesinin yapılmadığını, Türkçe bilmeyen müvekkiline tercüman sağlanmadığını, usulünce avukatıyla görüştürülmediğini, gizlilik kararı nedeniyle dosyadaki bilgi ve belgelere erişiminin engellendiğini, bu sebeplerle adil yargılanma hakkının çiğnendiğini belirterek, haksız ve usulsüz gözaltı, tutuklama işlemlerine maruz kalması nedeni ile CMK'nın 141. Maddesi uyarınca 53.496,8632 EURO karşılığında 248.113 TL maddi tazminat, 250.000 TL manevi tazminata hükmedilerek, bu tazminata gözaltına alındığı tarihten itibaren işleyecek yasal faize hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 08/03/2018 tarih 2018/44 esas 2018/66 sayılı kararı ile davacı tarafından açılan maddi ve manevi tazminat davasında, 5271 sayılı CMK'nın 142/1 maddesi uyarınca yasal koşullar oluşmadığından davanın reddine karar verildiği, anılan kararın davacı tarafça dava dilekçesinde belirtilen hususlar yinelenmek suretiyle istinafa getirildiği anlaşılmıştır.
Davacının gözaltına alındığı ve tutuklandığı soruşturma dosyası olan İstanbul C. Başsavcılığının 2017/99344 soruşturma sayılı dosyası neticesinde İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/100 Esas sayılı dosyasında dava açıldığı görülmekle, anılan dava dosyasında davacıya ait gözaltına alma, tutuklama tutanakları ve ekleri incelenmiş, tutanak ve belgelerden davacının İstanbul C. Başsavcılığının 2017/99344 soruşturma sayılı dosyasında 05/07/2017 tarihinde gözaltına alındığı, 10/07/2017 tarihinde 7 gün süreyle gözaltı süresinin uzatılmasına dair karar verildiği, 18/07/2017 tarihinde müdafi huzurunda savunması alınmak suretiyle tutuklandığı, 25/10/2017 tarihinde serbest bırakıldığı ve bu şekilde yapılan usuli işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/100 esas sayılı dosyasının derdest olduğu saptanmış, yerel mahkemenin davanın reddine dair nihai kararında sonucu itibariyle bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sair istinaf itirazları yerinde görülmemiş,
Ancak; davanın tümüyle reddedilmesi karşısında, 25/08/2017 tarih - 30165 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 144. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesine eklenen fıkra gözetilerek, davalı hazine yararına önceki Yargıtay uygulaması kıyasen uygulanmak sureti ile 694 sayılı KHK ile belirlenen maktu ücret tutarının alt sınırı olan 845 TL yerine, (örneğin bkz. Yargıtay 12.CD, 01.06.2016, 2015/11456 -2016/9278; 22.02.2016, 2015/4208-2016/2617, YCGK, 13.03.2007 gün ve 2-63 sayılı karaları), yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesinin,
Kanuna aykırılık oluşturduğu, bu aykırılığın, 5271 sayılı Kanunun 303. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereğince yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan,
İstinafa konu kararın;
Hükmün vekalet ücretine ilişkin 2.paragrafında yazılı "Davalı hazine kendini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre tesbit edilen 4,360 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine," ibaresinin çıkartılarak, yerine "694 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 144. maddesi dikkate alınarak, Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T' ye göre belirlenen 845 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı hazineye verilmesine," ibaresinin eklenmesi suretiyle;
Sair yönleri usul ve yasaya uygun olan kararın, CMK.nın 303 ve 280/1-a maddeleri ile HMK'nın 353/1-
b-2 maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 06.07.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)