(5271 S. K. m. 141, 142, 279, 280, 303) (6100 S. K. m. 353)
Yerel Mahkemece verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulmakla, CMK'nın 279.maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda;
Dairenin yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve aynı Yasanın 280.maddesi gereğince başvurunun esası hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek, dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi incelenerek gereği düşünüldü:
Davacı vekili; İstanbul C. Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında davacının, 12/12/2016 tarihinde konut ve işyerinde yapılan aramalar neticesinde, haksız ve gerekçesiz, aynı zamanda usule aykırı olarak gözaltına alındığını, 04/01/2017 tarihinde tutuklandığını, usul ve yasaya aykırı olarak 23 gün gözaltında, 350 gün tutuklulukta bırakılarak hürriyetinden mahrum edildiğini belirterek, uğradığı zararlar için 100.000,00TL maddi ve 100.000,00TL manevi tazminatın 12/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep ve dava etmiş,
İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/28 Esas 2018/32 Karar sayılı 08/02/2018 tarihli kararı ile davacının tazminat talebine konu İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/58 esas sayılı dava dosyasının derdest olması gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, anılan kararın davacı tarafça dava dilekçesinde belirtilen hususlar yinelenmek suretiyle istinafa getirildiği anlaşılmıştır.
Davacının gözaltına alındığı ve tutuklandığı soruşturma dosyası olan İstanbul C. Başsavcılığının 2016/153107 soruşturma sayılı dosyası neticesinde İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/58 Esas sayılı dosyasında dava açıldığı görülmekle, anılan dava dosyasında davacıya ait gözaltına alma, tutuklama tutanakları ve ekleri incelenmek üzere istenmiş, gelen tutanak ve belgelerden davacının İstanbul C. Başsavcılığının 2017/153107 soruşturma sayılı dosyasında 12/12/2016 tarihinde gözaltına alındığı, usulüne uygun olarak ek gözaltı kararları tanzim edildiği, 04/01/2017 tarihinde müdafii huzurunda ifadesi alınmak sureti ile tutuklandığı, yakınlarına haber verme ve itiraz haklarının hatırlatıldığı, bu şekilde yapılan usuli işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/58 esas sayılı dosyasının derdest olduğu saptanmış, bu sebeple yerel mahkemenin davanın reddine dair nihai kararında sonucu itibariyle bir isabetsizlik bulunmamış, bu sebeple yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre istinaf başvurusunda bulunan davacı vekilinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş,
Ancak;
Davanın tümüyle reddedilmesi karşısında, 25/08/2017 tarih - 30165 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 144. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesine eklenen fıkra gözetilerek, davalı hazine yararına önceki Yargıtay uygulaması kıyasen uygulanmak sureti ile 694 sayılı KHK ile belirlenen maktu ücret tutarının alt sınırı olan 845 TL yerine, (örneğin bkz. Yargıtay 12.CD, 01.06.2016, 2015/11456- 2016/9278; 22.02.2016, 2015/4208-2016/2617, YCGK, 13.03.2007 gün ve 2-63 sayılı karaları), yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesinin,
Kanuna aykırılık oluşturduğu, bu aykırılığın, 5271 sayılı Kanunun 303. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereğince yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan,
İstinafa konu kararın; Hükmün vekalet ücretine ilişkin 2.maddesinde yazılı "Davacı Hazine'nin kendisini vekaletnameli avukat ile temsil ettirmesi karşısında hüküm tarihindeki tarife uyarınca 4.360 TL maktu vekalet ücreti takdirine, davacıdan tahsil edilerek katılana Hazine'ye verilmesine," ibaresinin çıkartılarak, yerine "694 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 144. maddesi dikkate alınarak, Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ye göre belirlenen 845TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı hazineye verilmesine," ibaresinin eklenmesi suretiyle;
Sair yönleri usul ve yasaya uygun olan kararın, CMK.nın 303 ve 280/1-a maddeleri ile HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Kararın istinaf edenlere tebliğine,
Reddedilen tazminat miktarları itibariyle, tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle Yargıtay İlgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere TEMYİZ yolu açık olmak üzere 21.06.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)