(5271 S. K. m. 141, 142, 279, 280, 303) (5237 S. K. m. 32, 57) (6100 S. K. m. 353)
Yerel Mahkemece verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulmakla, CMK'nın 279.maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda;
Dairenin yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının kabul edilebilir olduğuna ve aynı Yasanın 280. maddesi gereğince başvuruların esası hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek, dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçeleri incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sair istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Dava dosyası incelendiğinde;
Davacı A. A. vekili dava dilekçesinde özetle; davacının komşusu ile yaşadığı problemler sebebi ile komşusunun şikayetçi olması üzerine İstanbul C. Başsavcılığının 2016/112910 Soruşturma nolu dosyasında 29.09.2016 tarihinde ev adresine gidilerek tüm aile bireylerinin gözaltına alındığını ve usulsüz olarak avukatsız, tercümansız ve kanuni hakları anlatılmadan İstanbul Adli Tıp Şubesine götürüldüğünü, Sulh Ceza Mahkemesine sevk edilerek müşahade kararı alındığını, 3 hafta müşahede altında Bakırköy Ruh Hastalıkları Hastanesine yatırıldığını, 10.11.2016 tarihine kadar müşahede altında tutulduğunu, tüm bu sebeplerle müvekkili lehine 100.000 TL manevi, 1.000 TL maddi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiş, yapılan yargılama neticesinde İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi 26/01/2017 tarih 2013/142 esas 2017/30 sayılı kararı ile davacının 43 gün Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları hastanesinde müşahede altında tutulması sebebi ile, davacının ekonomik ve sosyal durumu, müşahede altında geçirdiği süre nazara alınarak 1.000 TL maddi tazminatın gözaltı tarihi olan 29.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, 999 TL maddi tazminatın ise ıslah tarihi olan 31.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, anılan kararın davacı ve davalı hazine tarafından istinafa getirildiği anlaşılmıştır.
İstanbul C. Başsavcılığının 2016/112910 soruşturma sayılı dosyası kapsamında İstanbul 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 29/09/2016 tarih 2016/4000 D. İş sayılı gözlem kararı ile müşahade altına alınan davacının, hakkında düzenlenen Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinin 19/10/2016 tarihli 7946 nolu raporu ile üzerine atılı kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan 5237 sayılı TCK 32/1 ve 57 maddesi uyarınca cezai sorumluluğunun bulunmadığı, koruma ve tedavi amaçlı akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri uygulamasının uygun olduğunun rapor edildiği, bu sebeple soruşturma neticesinde 03/10/2016 tarihli 2016/63406 sayılı karar ile hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği görülmüştür. Sonuç olarak, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu yönü ile vaki şikayet üzerine, davacı hakkında uygulanan müşahede altına alınma kararında, geçirilen aşamalar ve varılan sonuç itibari ile davacı yönünden tazminat hakkı doğuracak, herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamış, anlatılan nedenler ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı, davalı tarafın istinaf iddialarının bu sebeplerle yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat davası, 5271 sayılı CMK'nın 141 vd devamı maddelerinde düzenlenmiş olsa da, özü itibariyle tazminat hukuku genel prensiplerine tabi ve CMK'da düzenlenen hükümler dışında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanmasını gerektiren bir dava çeşididir.
Yukarıda zikredilen hukuka aykırılık 5271 sayılı CMK'nın 303 ve 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddeleri gereğince yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, ayrıca 5271 sayılı CMK'nın 280/1-c.maddesinde, "Olayın daha fazla araştırılmasına ihtiyaç duyulmadan davanın reddine karar verilmesi ... gereken hâllerde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmesine olanak sağlandığından,
İstinafa konu kararın;
a-Maddi ve manevi tazminat davasının kabulüne ilişkin Hüküm fıkrasının (1.) ve (2) bendinin çıkartılarak yerine'' Şartları oluşmadığından, davacının maddi ve manevi tazminat talebinin REDDİNE'' ibaresinin eklenilmesi,
b-Hüküm fıkrasının ücreti vekalete ilişkin (3.) bendinin çıkartılması ve yerine "-Davanın tamamen reddedildiği gözetilerek davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden 694 sayılı KHK ile değişik CMK 142.maddenin 9.fıkrası uyarınca Avukatlık ücret tarifesine göre 845,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine," ibaresinin yazılması suretiyle,
c- Hüküm fıkrasının yargılama giderine ilişkin (4.) bendinin çıkartılması ve yerine "Bilirkişi rapor ücreti 350 TL, 2 adet tebligat giderinden oluşan 28 TL 14,50 posta ücreti olmak üzere toplam 392,5 TL yargılama giderin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine" ibaresinin yazılması suretiyle,
CMK 280/1-c.maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE,
Kararın davacı ve davalı vekiline tebliğine,
Reddedilen tazminat miktarları itibariyle, tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle Yargıtay İlgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere, 5271 sayılı CMK'nun 286 vd maddeleri ile 6100 sayılı HMK 361 maddesi uyarınca TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere 07.06.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)