(5271 S. K. m. 141, 142, 279, 280, 303) (5237 S. K. m. 32, 57) (6100 S. K. m. 353)
Davacının haksız koruma tedbirleri nedeniyle açmış olduğu maddi ve tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda:
Gereği düşünüldü:
Dava ve Yargılama Süreci:
İstem: Davacı vekili 28/04/2017 tarihli dilekçesinde özetle; yakalandıktan sonra uzun süre hürriyeti tahdit edilen müvekkili lehine fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak suretiyle 400 TL manevi, 400 TL maddi tazminat olmak üzere toplam 800 TL tazminata hükmedilmesine, vekalet ücretinin ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Cevap: Davalı Hazine vekili 10/10/2017 havale tarihli dilekçesinde özetle; Haksız ve dayanaksız davanın reddi ile her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İnceleme: Davacının Güveni Kötüye Kullanma suçundan yargılandığı davada 08/09/2015 tarihinde yakalandığı, hakkında yakalama tutanağı düzenlendiği, ifadesinin alınmasını müteakip salıverildiği, davacının 06/12/2016 tarihinde beraat ettiği, beraat kararının 08/02/2017 kesinleştiği, davanın yasal 3 aylık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Yerel Mahkemece: CMK'nın 141 ve devamı maddelerindeki yasal unsurların bulunmadığı anlaşıldığından, davacının açmış olduğu davanın REDDİNE,
Bu dava için suç üstü ödeneğinden yapılan aşağıda dökümü yazılı toplam (326.00) TL yargılama giderinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Davalı davayı avukat ile takip ettiğinden avukatlık asgari ücret tarifelerine göre belirlenen 845 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
karar verildiği görülmüştür.
Karara karşı davacı vekili 17/02/2018 tarihli dilekçe ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Kovuşturma aşamasında hakkındaki yakalama kararı nedeniyle yakalanıp salıverilen davacının yargılandığı suçtan beraat ettiği dikkate alındığında CMK'nun 141. Maddesindeki tazminat koşullarının oluşup oluşmadığının tartışılması gerektiği kanaatiyle duruşma açılmasına karar verilmiştir.
Dairemizce yapılan 04/07/2018 tarihli duruşmaya davacı ve davalı vekilleri katılmamıştır.
C. Savcısı Esas Hakkındaki Mütaalasında: "Davacının Güveni Kötüye Kullanma suçundan yargılandığı davada 08/09/2015 tarihinde yakalandığı, hakkında yakalama tutanağı düzenlendiği, ifadesinin alınmasını müteakip salıverildiği, davacının 06/12/2016 tarihinde beraat ettiği, beraat kararının 08/02/2017 kesinleştiği,
CMK' nın 141/1-e maddesine göre kanuna uygun şekilde yakalanıp da haklarında KYOK veya beraat kararı verilenlerin tazminat isteminde bulunabileceği, bu sebeple davacının talebinin yerinde bulunduğu değerlendirilmekle,
1-İstanbul 5.Ağır Ceza Mahkemesinin 29/01/2018 tarih ve 2017/253 E, 2018/20 K, sayılı kararının KALDIRILMASI,
2-Davcının talebi yerinde görüldüğünden mahkemece takdir edilecek maddi ve manevi TAZMİNATA HÜKMEDİLMESİ,
Kamu adına talep ve mütalaa olunur," demiştir.
DAİREMİZİN KABULÜ VE GEREKÇE:
Davacının Gaziosmanpaşa 17. Asliye ceza mahkemesinin 2015/1396 Esas sayılı dosyasında
Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma suçundan yargılandığı, soruşturma aşamasında savunmasının alınması amacıyla davacı hakkında yakalama emri çıkartıldığı, davacının 08/09/2015 tarihinde yakalandığı, ifadesinin alınması sonrasında salıverildiği, açılan davanın 06/12/2016 tarihinde davacının beraatiyle sonuçlandığı, beraat kararının 08/02/2017 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının 28/04/2017 tarihinde yasal 3 aylık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Yargıtay içtihatlarında belirtildiği üzere (örneğin bkz. YCGK, 13/04/2010, 2010/8-58, 82; 12.CD, 09/01/2017 gün ve 2015/12855- 2017/60) CMK'nın 141/1-e maddesinde kanuna uygun olarak yakalandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen kişilerin tazminat isteminde bulunabileceklerinin düzenlendiği, kanuna uygun olarak kolluk görevlilerince yakalanıp, bir süre sonra da serbest bırakılma veya 1 günlük gözaltı durumlarında da davacının tazminat isteme hakkının bulunduğu gözetildiğinde;
Yargıtayın yerleşik içtihatları ve bu doğrultudaki Dairemizin uygulamaları gereğince adalet ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşır bir şekilde 200 TL manevi, davacının gözaltında kaldığı tarihte geçerli 1 günlük asgari ücretin karşılığı olan 33,35 TL maddi tazminatın davalı hazineden tahsili ile davacıya verilmesi gerektiği kanaatine varılmış, davacı vekilinin dava dilekçesinde ve aşamalarda faiz talep etmemesi nedeniyle, taleple bağlılık kuralı gereği hükmedilen maddi ve manevi tazminata faiz yürütülmemiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-CMK'nın 280/2 maddesi gereğince İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 29/01/2018 gün 2017/253 Esas, 2018/20 Karar sayılı kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-a) Davacı Muhammed Furkan Süer’ in maddi tazminat isteminin KISMEN KABULÜ ile 33,35 TL maddi tazminatın davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine,
b) Davacı Muhammed Furkan Süer’ in fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin REDDİNE,
3-a) Davacı Muhammed Furkan Süer’ in manevi tazminat isteminin KISMEN KABULÜ ile 200 TL manevi tazminatın davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine,
b) Davacı Muhammed Furkan Süer’ in fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin REDDİNE,
4-Davacı kendisini yargılama aşamasında vekil ile temsil ettirdiğinden ilk derece mahkemesince yapılan yargılamaya karşılık hüküm tarihindeki avukatlık asgari ücret tarifesi ve 694 sayılı KHK ile değişik CMK ' nın 142. Maddesine göre tespit edilen 770 TL vekalet ücreti ile İstinaf Mahkemesinde ki yargılamaya karşılık hüküm tarihindeki avukatlık asgari ücret tarifesine göre belirlenen 1.090 TL olmak üzere toplam 1.860 TL vekalet ücretinin Hazineden alınarak davacıya verilmesine,
5-Hazine harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Yargılama giderinin Davalı idare üzerine bırakılmasına,
Dair, tarafların yokluğunda, C. Savcısı Ahmet Akkaya huzuru ile talebe uygun olarak HMK.nun 362/1-(a) maddesi gereğince kesin olmak üzere 04/07/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)