(5271 S. K. m. 141, 142, 279, 280)
Yerel Mahkemece verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulmakla, CMK'nın 279.maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda;
Dairenin yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve aynı Yasanın 280.maddesi gereğince başvurunun esası hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek, dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi incelenerek gereği düşünüldü:
Dava dosyası incelendiğinde;
23/05/2013 tarihli dava dilekçesi ile davacıya (sanığa) ait tekneye Şile C. Başsavcılığı'nın soruşturma dosyası kapsamında el konulduğu, akabinde açılan kamu davasında Şile 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/176 esas 2010/244 karar sayılı dosyasında sanık hakkında beraat kararı verildiğinden bahisle, haksız el koyma nedeniyle toplam 3.680.000.00 TL tazminata, tekneye el konulduğu tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile hükmedilmesinin talep edildiği, yapılan yargılama neticesinde Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 26/01/2017 tarih 2013/142 esas 2017/30 sayılı kararı ile davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 2.386.368,13 TL maddi tazminatın el koyma tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verildiği, anılan kararın davalı hazine tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19.Ceza Dairesi'nin 27/04/2017 tarih 2017/1578 esas 2017/1450 sayılı kararı ile CMK 142/1 maddesinde yer alan 3 aylık ve 1 yıllık hak düşürücü sürelerin karar yerinde tartışılmaması ve bu konuda gerekçe yazılmaması nedeniyle hükmün CMK 289/1-g ve 280/1-b maddeleri gereğince bozulmasına dair karar verildiği, dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderildiği, yeniden yapılan yargılama neticesinde Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/224 esas -2017/286 sayılı kararı ile anılan hususların tartışılarak beraat kararının 12/06/2012 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının ise 23/05/2013 tarihinde açıldığından bahisle davanın süresinde olduğu tesbiti ile davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 2.386.368,13 TL maddi tazminatın el koyma tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine dair karar verildiği, anılan kararın yasal süresi içerinde davalı hazine tarafından istinafa getirildiği anlaşılmıştır.
5271 sayılı CMK'nın yürürlüğe girdiği (01 Haziran 2005) tarihinden itibaren gerçekleşen işlemlere ilişkin tazminat taleplerinin CMK'nın 141 vd maddelerine tabi bulunduğu, bu tarihten önceki işlemler hakkında 466 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanması gerektiği,
5271 sayılı CMK'nın 141 ve devamı maddelerinde koruma tedbirleri nedeni ile tazminat davasının açılma koşulları ve süresinin düzenlendiği, anılan kanunun 142/1. maddesinde karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabileceğinin hüküm altına alındığı ve bu bir yıllık sürenin hak düşürücü süre olduğu bilinmektedir.
Her ne kadar yerel mahkeme istinafa konu karar gerekçesinde Şile 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/176 esas sayılı beraat kararının 12/06/2012 tarihinde kesinleştiğini belirtmiş ise de, dosya incelemesinden anılan kararın 12/04/2012 tarihinde kesinleştiği anlaşılmış, davanın 23/05/2013 tarihinde açıldığı gözetildiğinde CMK 142/1 maddesinde düzenlenen 1 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu görülmüş, bu sebeple davanın reddine karar verilmesi gerekirken davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş olmasının yasaya aykırı, davalı hazinenin istinaf sebeplerinin bu sebeplerle yerinde olduğu anlaşılmıştır.
5272 sayılı CMK'nın 280/1-c.maddesinde, "Olayın daha fazla araştırılmasına ihtiyaç duyulmadan davanın reddine karar verilmesi ... gereken hâllerde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmesine olanak sağlandığından,
Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 21/09/2017 tarih ve 2017/224 (E) ve 2017/286 (K) sayılı kararın ÇIKARILARAK, yerine:
1-Tazminat davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 142/1. maddesinde düzenlenen bir yıllık hak düşürücü süreden sonra açılmış olduğunun anlaşılması karşısında, süresinde açılmayan DAVANIN REDDİNE
2-Davanın tamamen reddedildiği gözetilerek davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden 694 sayılı KHK ile değişik CMK 142.maddenin 9.fıkrası uyarınca Avukatlık ücret tarifesine göre 770,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine,
3-20/04/2015 tarihli bilirkişi rapor ücreti 1500 TL, 20/10/2016 tarihli bilirkişi rapor ücreti 1800 TL, 10 tebligat giderinden oluşan 90 TL olmak üzere toplam 3.390 TL yargılama giderin davacıdan tahsili ile hazine irad kaydına,
4-Davanın niteliği gereği harç alınmasına yer olmadığına" ibaresinin eklenmesi, suretiyle CMK 280/1-c.maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE,
Kararın taraflara tebliğine,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 286, 291 maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle, Yargıtay İlgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere TEMYİZ yolu açık olmak üzere 28/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)