(5271 S. K. m. 141, 279)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, CMK'nın 279.maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda; duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi incelenerek, CMK.nın 280.maddesi gereğince Dairemizin görev ve yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi, yasa yolunun açıklığı, başvurularının kapsamına göre istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Davacı tarafından; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 02/11/2015 tarih ve 2015/77968 kararıyla kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen dosyada, hakkında iletişim dinlenmesi ve kayda alınması ile teknik takip tedbirinin uygulandığından bahisle manevi tazminat talebinde bulunduğu,
İstanbul Anadolu 3.Ağır Ceza Mahkemesinin de yukarıda zikredilen istinafa konu kararla;" 5271 sayılı CMK 141. maddesinde maddi ve manevi tazminat isteyebilecek kişilerin tahdidi olarak sayıldığı, davacının gözaltı ve tutuklu olarak kalmadığı, CMK 141. Maddesinde belirtilen diğer şartlarında davacı için oluşmadığı, iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması ile haksız etkin takip taleplerinden manevi tazminata hükmedilemeyeceği" gerekçesiyle tazminat talebinin reddine karar verdiği anlaşılmıştır.
5271 sayılı CMK’nın 141.maddesinin 1.fıkrasında, tazminat ödenmesi kabul edilen tedbir işlemleri sayılmış ve bunlar içerisinde yer verilmeyen; adli kontrol, iletişimin denetlenmesi, gizli soruşturmacı ve teknik araçlarla izleme gibi koruma tedbirleri için tazminat ödenmesi kabul edilmemişse de, 18.06.2014 tarih ve 6545 sayılı Kanunun 70. maddesiyle CMK'nın 141. maddesine eklenen 3. fıkra ile 1. fıkranın kapsamı genişletilerek yeni tazminat nedenleri kabul edilmiştir. Nitekim Yargıtay 12.Ceza Dairesi, yargı görevini yürüten devletin kusursuz sorumluluğu olan hakkaniyet sorumluluğunu referans alarak CMK 141/1.maddesinde sayılmamakla birlikte, oranlılık ilkesinin ihlal eden ve kanun ile belirlenen amacın dışına çıkıldığı saptanan adli kontrol tedbiri için de tazminat ödenmesi gerektiğine karar vermiştir (bkz. 12.CD, 11/11/2015, 2015/13049-2015/17584; 12.CD, 16.02.2015, 2014/13444- 2015/2705).
Yargıtay 12.Ceza Dairesinin bu içtihatlarında geliştirdiği ve Dairemizce de benimsenen ilkeler ve uygulamalar doğrultusunda;
Tazminat talebinin dayanağını teşkil eden soruşturma kapsamında davacı İlhan Gökhan hakkında uygulanan teknik takip ve/veya iletişimin denetlenmesi tedbirinin türü ve süresi tespit olunarak, o tedbir/ler için öngörülen koşullar ve tüm koruma tedbirleri için geçerli ölçülülük/oranlılık, araç olma, geçicilik ve hedeflenen amacın dışına çıkılıp çıkılmadığı bakımından değerlendirme yapılarak; temel hak ve özgürlüğe müdahale oluşturan ihlalin tespiti halinde özgürlüğü kısıtlayan diğer tedbirlere oranla yapılan haksızlığa işaret eden sembolik bir oranda manevi tazminata hükmedilmesi yerine, yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırılık oluşturduğu, istinaf başvurusunda bulunan davacı vekilinin istinaf nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün CMK'nın 289/1-g ve 280/1-b maddeleri uyarınca BOZULMASINA,
Dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 16/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)