(5271 S. K. m. 280, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan Cumhuriyet savcısının istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın alkollü olarak araç kullanmak suretiyle yapmış olduğu kaza sonucunda müştekilerin yaralandığı, trafik güvenliğini kasten tehlikeye sokmak suçunun tehlike suçu olduğu, taksirle yaralama suçunun ise zarar suçu olduğu, Yargıtayın yerleşik uygulamalarına göre somut zararın meydana gelmesi durumunda tehlike suçu olan trafik güvenliğini kasten tehlikeye sokmak suçundan hüküm kurulamayacağı, sadece zarar suçu olan taksirle yaralama suçundan hüküm kurulacağı,
Sanığın alkollü olarak araç kullanmak suretiyle iki kişinin yaralanmasına neden olmak şeklinde tecelli eden eyleminin bir bütün halinde bilinçli taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet verme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanık hakkında hem trafik güvenliğini kasten tehlikeye sokmak, hem de taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet verme suçundan sanığın cezalandırılması yoluna gidilmesi,
Hukuka aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan Cumhuriyet savcısının istinaf nedenleri yerinde görülerek CMK'nın 289/1-g, 280/1-b maddeleri uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 04/05/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)