(5237 S. K. m. 125, 134, 136) (5271 S. K. m. 171, 280, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan yerel Cumhuriyet Savcısı ile sanığın istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Suçların, belirli olmayan ve birden fazla kişi tarafından algılanabilme imkanı bulunan facebook adlı sosyal paylaşım sitesinde işlendiğinin kabul edilmesi karşısında, sanık hakkında tayin olunan temel cezalarda, TCK'nın 125/4 maddesi gereğince artırım yapılması gerektiği gözetilmeden, anılan maddenin uygulanmaması suretiyle, sanık hakkında eksik ceza tayini aleyhe istinaf yasağı nedeniyle eleştiri konusu yapılmakla yetinilmiştir.
Ancak;
1-Sanığın eski kız arkadaşı olan katılanın kendisinde bulunan görüntülerini ve fotoğraflarını onun bilgisi ve rızası dışında facebook internet ortamında oluşturduğu hotmail adresinde katılanın ismiyle açtığı sahte facebook hesabında paylaşarak katılanın ağzıyla yakışıksız hakaret içerir yazılar yayınlaması şeklindeki eyleminin incelemesinde, dosyadaki mevcut internet çıktılarının incelendiğinde, anılan profilde katılanın yüzünü gösteren, arkadaşları ile çekilmiş resimlerinin yayımlandığı anlaşılmış olup, bu resimlerin katılanın özel yaşam alanına ilişkin ve özel hayatın gizliliğini ihlal edecek nitelikte olmaması nedeniyle katılanın kişisel veri niteliğindeki resimlerini, isim ve soy ismiyle birlikte hukuka aykırı olarak yayımlayan sanığın eyleminin TCK'nın 136/1 maddesindeki suçu oluşturacağı gözetilmeden dosya kapsamı ile uyuşmayan geçerli, yeterli ve yasal olmayan gerekçelerle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan dolayı cezalandırılmasına karar verilmesi, ayrıca TCK'nun 134/1 maddesi uyarınca verilen cezanın uygulama yeri bulunmayan ve sadece TCK'nın 134/2 maddesi uyarınca verilen cezanın artırım maddesi olan TCK'nın 134/2- 2 cümle uyarınca artırılmış olması,
2- Hakaret suçundan temel ceza tayin edildiği sırada, uygulanan Kanun maddesinin “TCK'nın 125/2. maddesi atfıyla aynı Kanunun 125/1. maddesi” yerine, “TCK'nın 125/2. maddesi” olarak gösterilmiş olması,
3-Suç tarihinden sonra 05.07.2012 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun Geçici 1. maddesinin, “31/12/2011 tarihine kadar, basın ve yayın yoluyla ya da sair düşünce ve kanaat açıklama yöntemleriyle işlenmiş olup; temel şekli itibarıyla adlî para cezasını ya da üst sınırı beş yıldan fazla olmayan hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı; a) Soruşturma evresinde, 04/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın kamu davasının açılmasının ertelenmesine, b) Kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine, c) Kesinleşmiş olan mahkûmiyet hükmünün infazının ertelenmesine, karar verilir.” hükmü ve TCK'nın 125/1 ile 134/2. Ve 136. maddelerinde öngörülen ceza miktarlarına göre, TCK'nın 7/2. maddesi gereğince, sanığın hukuki durumunun yeniden tayin ve takdirinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi,
Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK'nun 34, 230 ve 289. maddeleri uyarınca hükmün gerekçeli olmasında zorunluluk bulunduğu, hükme esas dayanakların da geçerli, yeterli ve yasal olması gerektiği, gerekçenin dosya ve toplanıp değerlendirilen delillerle uyumlu, yasal ve yeterli olmamasının CMK 289/1-g maddesinde kesin hukuka aykırılık hali olarak düzenlendiği anlaşılmakla,
CMK 280/1-b.maddesi uyarınca "İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddede belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına" karar vereceğinin düzenlenmesi karşısında,
Hukuka aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan yerel Cumhuriyet Savcısı ile sanığın istinaf nedenleri bu sebeplerle yerinde görülerek CMK'nın 289/1-g, 280/1-b maddeleri uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 13.03.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)