(5271 S. K. m. 279, 280, 289) (5237 S. K. m. 89)
Yerel Mahkemece verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulmakla, CMK'nın 279.maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda;
Dairenin yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve aynı Yasanın 280.maddesi gereğince başvurunun esası hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek, dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi incelenerek gereği düşünüldü:
Cumhuriyet Savcısının, soruşturması devam eden olayda, suçun takibinin şikayete bağlı olması örneğindeki gibi yargılamanın koşula bağlandığı durumlarda, mağdur konumundaki kişinin hukuki bilgisinin yetersizliği veya sağlık sorunları gibi örnekleyici nedenlerle ve yine avukat tutma zorunluluğu da bulunmadığını gözeterek şikayet başvurusu yapmasını beklemeden, re'sen mağdurun olaydan dolayı şikayetçi olup olmadığını belirlemesi ve buna göre (şikayetçi olunup olunmamasına göre dava açılıp açılmaması) sanığın hukuki durumunu tayin etmesi gerekirken, bu yola tevessül etmediği, ancak yasal süre içerisinde mağdur Şükrü Düzgün'ün avukatının 03/09/2015 günü Cumhuriyet Savcılığına dilekçe verdiği, bu dilekçede doğrudan "şikayetçi olduğuna" dair ibareye yer vermemiş ise de, delillerin toplanması ve muhafa altına alınması, bir kısım tespitlere itirazda bulunması talepleri dikkate alındığında, iradesinin olaydan dolayı şikayetçi olma yönünde olduğunun kabulünde zorunluluk bulunduğu halde, yazılı şekilde yasal süre içerisinde geçerli şikayet bulunmadığı gerekçesiyle düşme kararı verilmesinin;
Usul ve yasaya aykırılık oluşturduğu, istinaf başvurusunda bulunan katılan vekilinin istinaf nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün CMK'nın 289/1-g-h ve 280/1-b maddeleri uyarınca BOZULMASINA,
Dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 08/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)