(5271 S. K. m. 91, 141, 203, 279)
Yerel Mahkemece verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulmakla, CMK'nın 279.maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda;
Dairenin yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve aynı Yasanın 280.maddesi gereğince başvurunun esası hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek, dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi incelenerek gereği düşünüldü:
Tazminat talebinin dayanağını teşkil eden olayda, İstanbul C. Başsavcılığının 2014/41637 soruşturma sayılı evrakı kapsamında davacının da içinde olduğu çok sayıda kişinin 22/07/2014 tarihinde göz altına alındığı, 26/07/2014'e kadar göz altı süresinin hakim kararıyla uzatıldığı, 26/07/2014 tarihinde tutuklanma talebiyle İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildikleri, İstanbul 1.Sulh Ceza Hakimliği'nin 2014/53 sorgu sayılı dosyasında davacının da içinde bulunduğu şüphelilerin sorgusuna başlanıldığı, sorguya sevk edilen şüpheli sayısının fazlalığı ve fiili engellemeler nedeniyle bir kısım şüphelilerin sorgularının tamamlanamadığı ve İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliği'nce "Mahkemenin sorgusunda şüpheli müdafilerinin sorgu yapmaya imkan vermedikleri için sorgu salonunun güvenliğinin sağlanması amacıyla emniyete haber verildiği bu sırada diğer şüphelilerin beşinci katta kalması için talimat verildiği ancak şüpheli avukatlarının giderek "gözaltı süreleri doldu, serbestsiniz" denilmek suretiyle şüpheliler tahrik edilerek adliyenin beşinci katından -3 kattaki atrium bölümüne kaçarak burada polisler tarafından zorla durdurulduğu, atriumda oturma eylemi yaptıkları ve güvenliği zorladıkları, sorgunun güvenliğinin sağlanması amacıyla 49 şüphelinin adliye nezarethanesinde muhafaza altına alınmasına, sorgunun güvenliği sağlandıktan sonra tek tek sorgu katına alınmalarına" şeklinde tutanak düzenlendiği ve davacının bu karar kapsamında 29/07/2014 tarihine kadar gözaltında kaldığı daha sonra sorgusu yapılamadığından adli kontrol kararı verilmek suretiyle serbest bırakıldığı ve aynı dosya kapsamında 15/08/2014 tarihinde tutuklandığı anlaşılmıştır.
Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat hakkının doğabilmesi için öncelikle CMK 141.maddede sayılan tazminat isteme nedenlerinden birinin gerçekleşmiş olması gerekmektedir. CMK 141/1-b.maddesinde "Kanunî gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmama"yı da tazminat isteme sebebi olarak düzenlenmiş olup CMK’nın 91. maddesinde gözaltı süreleri açık olarak belirtilmiştir. Buna göre gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç, yirmidört saati geçemez. Gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren yirmidört saati geçemez. Toplu olarak işlenen suçlarda, delillerin toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının çokluğu nedeniyle; Cumhuriyet savcısı gözaltı süresinin, her defasında bir günü geçmemek üzere, üç gün süreyle uzatılmasına yazılı olarak emir verebilir.
Yukarıda zikredilen hükümler birlikte değerlendirildiğinde, CMK m.141/1-b.maddesinde gözaltına almaya yetkili makamların, yasal süreler içerisinde hakim önüne çıkarmamak suretiyle yasada belirtilen gözaltı sürelerini aşmaları halinin bir tazminat nedeni olarak düzenlendiği, olayımızda ise hakim kararıyla 4 güne kadar uzatılan gözaltı süresinin yasal olduğu ve aşılmadığı, 4. günde Sulh Ceza Hakimliğince başlanan sorgunun, tanzim edilen tutanağa göre şüpheli sayısının çokluğu ve fiili engellemeleri nedeniyle tamamlanmaması üzerine bizzat Sulh Ceza Hakimliğince, sorguyu tamamlamaya yönelik muhafaza altına alma kararı verildiği, bu aşamaya ilişkin, başka bir deyimle fiili engellenmeler veya sayı çokluğu nedeniyle sorgunun nasıl yapılması, ne şekilde ve ne sürede tamamlanmasına dair 5271 sayılı CMK'da bir düzenlemenin bulunmadığı, ancak usul hükümleri arasında kıyas mümkün olduğundan CMK 203.madde hükmünün kıyas alınmasının mümkün olduğu gibi engellemenin ne zaman ortadan kalktığına ve sorguya sevk edilen kişilerin sayısına bağlı olarak makul kabul edilebilecek bir sürede tamamlanmasının kabul edilebilir olduğu,
Sonuç itibariyle, davacının şüpheli sıfatıyla yasada belirtilen en gözaltı sürelerini aşılmadan sulh ceza hakimliğine sorgu ve tutuklanma amacıyla sevkedildiği, sorgu aşamasında da sulh ceza hakimliği tarafından, şüpheli sayısının çokluğu ve fiili engellemeleri dikkate alınarak sorguyu tamamlamaya yönelik verilen muhafaza altına alma kararı verildiği, bu nedenle CMK 141/1-b.maddesinde belirtilen tazminat talep nedeninin olayda gerçekleşmediği halde, yazılı şekilde yasal olmayan gerekçe ile tazminat talebinin kabul edilmesinin,
Usul ve yasaya aykırılık oluşturduğu, bu nedenle davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görüldüğünden 6100 sayılı HMK.nun 353/1. maddesinin a-6. bendi ile CMK.nun 280/1-b. maddeleri uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
CMK.nun 286/1. ve HMK.nun 353/1-a. maddeleri uyarınca kesin olmak üzere 29.11.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)