(5271 S. K. m. 142, 279, 280)
Yerel Mahkemece verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulmakla, CMK'nın 279.maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda;
Dairenin yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve aynı Yasanın 280.maddesi gereğince başvurunun esası hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek, dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi incelenerek gereği düşünüldü:
Sair istinaf itirazlarının reddine, ancak;
1-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 142/1. maddesine göre, koruma tedbirleri nedeniyle tazminat taleplerinin kararın kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde dava konusu edilebileceği, dosyanın incelenmesinde 2012 yılında verildiği anlaşılan KYOK kararının ne zaman davacıya tebliğ edildiği anlaşılamadığı gibi tazminat davasının süresinde açılıp açılmadığına dair bir belirlemeye de yer verilmediği,
2-Kabule göre de;
A) Davacı vekili, maddi tazminat yönünden tarih veya işlem belirtmeksizin sadece yasal faiz yürütülmesi talebinde bulunduğu halde, dava tarihinden faiz yürütmek yerine " maddi tazminat talebinin 1.000,00 TL sinin 08/02/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 19.132,83 TL lik kalan kısmının ise ıslah tarihi olan 21/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile hazineden alınarak davacıya verilmesine" şeklinde talep dışına çıkılarak karar verildiği,
B) Davacı vekili manevi tazminat yönünden tutukluluk tarihi olan 11.02.2012 tarihinden yasal faiz yürütülmesi talebinde bulunduğu halde, talep dışına çıkılarak gözaltı tarihi olan 08.02.2012 tarihinden itibaren faiz yürütüldüğü
C) Hükmedilen tazminat miktarlarına göre nispi vekalet ücreti yerine, maktu vekalet ücretine hükmedildiği,
D) Hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlarda gözetilerek, zenginleşme sonucunu doğurmayacak şekilde hak ve nesafet kurallarına uygun makul ve makbul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacı yararına bu ölçülere uymayacak miktarda fazla manevi tazminata hükmolunduğu;
Anlaşılmış olup bu durumun usul ve yasaya aykırılık oluşturduğu, bu itibarla istinaf başvurusunda bulunan davacı ve davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görüldüğünden 6100 sayılı HMK.nun 353/1. maddesinin a-6. bendi ile CMK.nun 280/1-b. maddeleri uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
CMK.nun 286/1. ve HMK.nun 353/1-a. maddeleri uyarınca kesin olmak üzere 19/10/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)