(5271 S. K. m. 230, 280, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanığın istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın alkollü araç kullanmak suretiyle aynı zamanda taksirle yaralamaya da sebebiyet verdiği, sanık hakkında taksirle yaralama suçundan açılan davanın İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/243 esas sayılı dosyasıyla yapılarak verilen kararın istinaf edilmek suretiyle dairemize geldiği, Yargıtayın yerleşik uygulamaları da dikkate alındığında sanığın alkollü araç kullanmak suretiyle birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet verdiğinin sübutu halinde eylemin kül halinde bilinçli taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet verme suçunu oluşturacağı, bu nedenle sanık hakkında açılan iki davanın birleştirilerek görülmesinin zaruri olduğu,
İncelenen dosya kapsamına göre de olayın tek görgü tanığı olan B.İ.'ün kaza sonrasında sanığın aracın sağ arka kapısından çıktığını, aracı sanığın kullanmadığını beyan etmesine ve sanığın aleyhine görgüye dayalı başka bir tanık ifadesi bulunmamasına rağmen sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
Her ne kadar sanık hakkında alkollü araç kullanmak suretiyle trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan açılan kamu davasında olay esnasında aracı sanığın kullandığına ilişkin görgüye dayalı tanık ifadesi bulunmasa da, aynı sanık hakkında taksirle yaralama suçundan yürütülen kovuşturmada olayın mağduru olan katılan Y.Ö.'ın mahkemece alınan ifadesinde, aracı bizzat sanık M.Ç.'ın kullandığına ilişkin beyanının bulunduğu, tanık B.İ.'ün ifadesiyle katılan Y.Ö.'ın ifadelerindeki çelişkinin giderilerek sonucuna göre hüküm kurulması, eğer çelişki giderilemezse hangi ifadeye neden itibar edildiğinin gerekçelendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yargılamaya devamla hüküm kurulması,
Tanık olarak dinlenen T.Ü.'in olay anında aracı kendisinin kullandığına dair beyanda bulunması, mahkemece bu beyana itibar edilmeyerek aracı sanığın kullandığından bahisle sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulması dikkate alındığında, T.Ü. hakkında suçu üstlenme suçundan ihbarda bulunulmaması yasaya aykırı olup;
Verilen hükmün CMK'nın 230 uncu maddesi gereğince gerekçeyi içermemesi, Hukuka aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan sanığın istinaf nedenleri ile CMK'nın 289/1-g, 280/1-b maddeleri uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 22.12.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)