(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 230) (5237 S. K. m. 134)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
T.C. Anayasasının 141 ve 5271 sayılı yasanın 34. Maddesine göre bütün mahkeme kararlarının gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, hükmün gerekçeyi ihtiva etmemesinin CMK'nun 289/1g maddesine göre mutlak hukuka aykırılık nedeni olduğu, CMK'nun 230. Maddesinin gerekçenin nasıl olması gerektiğini açıkladığı, bu maddeye göre suç teşkil eden eylemin açıkca gösterilmesinin, nitelendirilmesinin yapılmasının, ceza kanunundaki esaslara göre cezanın ve uygulanacak güvenlik tedbirlerinin belirlenmesinin, ertelemeye, paraya çevirmeye ve diğer tedbirlere çevrilmeye karar verilmesi veya reddedilmesi halinde bunların dayanaklarının gösterilmesinin zorunlu olduğu, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin ayrı ayrı belirtilip bun un dayanaklarının akla, hukuka uygun olarak gösterilmesi gerektiği, aksi takdirde CMK'nun 230. Maddesi anlamında gerekçeden söz edilemeyeceği, bu açıklamalar ışığında;
1-TCK'nun 134/1 maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun oluşabilmesi için bir özel hayat görüntüsü ya da sesinin, ilgilisinin rızası dışında resim çekme veya kaydetme özelliğine sahip alet ile belirli bir elektronik, digital, manyetik yere sabitlenmesi ya da özel hayata ilişkin bir olayın seyredilmesi, dinlenilmesi gerekli olup, Sanığın, ortağı olduğu şirkete ait olan ve katılan E.'ın kullanımına tahsis edilen araca, araç takip cihazı takması şeklinde tecelli eden eylemin, özel hayatın gizliğini ihlal olarak nitelendirmeye yeterli olmadığı, araç takip cihazının sadece katılanın kullandığı aracın takip ettiği yol güzergahını tespit eden bir cihaz olup, özel hayat kapsamında değerlendirilebilecek herhangi bir verinin kaydına uygun olmadığı halde atılı suçtan sanığın mahkumiyetine karar verilmesi, sanığın eyleminin ne surette katılanın özel hayatına ilişkin gizliliği ihlal ettiğinin, bu eylem sonucu katılanın özel hayatına ilişkin hangi ses yada görüntünün sanığın eline geçtiğinin dosyada ki deliller ile irtibatlandırılarak gerekçeli bir şekilde ve denetime imkan verecek nitelikte ortaya koyulmaması,
2-Kabule göre de; sanığın tek eylem ile her iki katılana karşı aynı suçu işlediğinin iddia edilip, sanık hakkında TCK'nun 43. Maddesinin uygulanmasının istenildiği halde, tek eylemin ikiye bölünerek, katılan E.'e yönelik özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın beraatına, katılan E.'a yönelik suçtan ise mahkumiyetine karar verilmesi yasaya aykırı olup;
Mahkumiyet kararının, yukarıdaki paragrafta izah edildiği şekilde CMK'nun 230. Maddesi anlamında gerekçeyi içermemesi nedeniyle istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin istinaf nedenleri bu nedenle yerinde görüldüğünden CMK'nın 289/1-g, 280/1-b maddeleri uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 30.12.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)