T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
19. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/2292
KARAR NO: 2024/2093
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAH
TARİHİ: 23/05/2024
NUMARASI: 2024/497 D. İş Esas 2024/497 Karar
DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz
KARAR TARİHİ: 23/10/2024
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/497 Esas, 2024/497 Karar sayılı dosyasında verilen karar istinaf incelemesi için dairemize tevzi edilmekle Dairemiz yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapıldı. Dosya incelendi. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; borçlunun müvekkiline ... plakalı, 2007 model ... marka aracı satma konusunda anlaştıkları 717.000 TL'ye anlaşıldığı ve müvekkilinin borçluya bu ticaret konusunda senetler verdiği, bu senetleri günün de ödeyen müvekkilinin sonradan faiz adı altında tefecilik ile müvekkilinden toplamda 297.000 TL daha senet aldığını ve müvekkilinin bu senetleri toplamda 1.014.000 TL olduğu, kendi hesabından müvekkilinin hesabına ve faizleri de ... isimli şahsın hesabına yolladığı ve borcu kalmadığını, ama davalılarin müvekkiline aracı teslim etmelerine rağmen devrini vermedikleri, hatta müvekkilinin zilliyetliğinde olan ... plakalı aracı, müvekkilinin şehirde olmadığı 22/01/2024 tarihinde yedek anahtarı ile alarak, götürdükleri, müvekkilinin davalılara 1.215.00 TL başka araç içinde ödeme yolladığı bu aracı da alamadıkları ve ... plakalı araca müvekkilinin 1.678.000 TL de masraf yaptığı halde bu masrafında ücretini davalılardan alamadığını, müvekkillinin tüm ödediği paraları ve masrafların da iade etmediği, haricen aldıkları bilgilere göre borçluların mallarını kaçırma eğilimine girdikleri, mahkemeye bildirdikleri delillerin değerlendirilerek, borçlunun taşınır, taşınmaz, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 23/05/2024 tarih, 2024/497 D.İş Esas, 2024/497 Karar sayılı ihtiyati haciz talebinin reddi kararı davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İhtiyati Haczin ”Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde” verilecek iken mahkemece ihtiyati hacizin reddi kararının gerekçesiz olarak verildiğini, İhtiyati haczin şartları HMK'da düzenlenmiş olup ancak mezkur kararda ihtiyati haciz talebimizin şartları oluştuğunu, ilk derece mahkemesinin ihtiyati hacizin reddi kararını itiraz haklarını sürüncemede bırakarak yaklaşık 2 ay sonra kararın tebliğ ettiğini, 23/05/2024 tarihli kararın kaldırılarak ihtiyati hacize karar verilmesini talep ederek kararı istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Talep, taraflar arasındaki araç satışı için yapılan anlaşma neticesi davalıya ödenen bedelin araç devri yapılmadığından iadesi gerekeceğinden alacağın temini için ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkindir. Mahkemece, "...Somut olayda talep edenlerin ileri sürdükleri alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden söz konusu sunulan belgeler alacağın varlığı, muaccel olduğu konusunda yaklaşık ispata yeterli değildir. Davacı yanca sunulan belgelerden İİK 257/1. maddesindeki koşulların oluştuğu kolaylıkla çıkarılamamaktadır. Her ne kadar sunulan dekontlar incelendiğinde bir alacağın varlığından bahsedilebilir ise de vadesi gelip gelmediğinin belirsiz olduğu bununla birlikte mal kaçırma ve kaçma iddiası ileri sürülmüş ise de bu iddiayı destekler herhangi bir somut belge veya bilginin dosyada mevcut olmadığı bu haliyle alacak varsa muaccel olup olmadığı ve miktarı hususları yargılamayı gerektirmektedir..." gerekçesiyle talebin reddine karar verildiği görülmüştür. Davacının istinaf sebeplerinin incelenmesinde, ihtiyati haciz şartları İİK 257-268 Maddelerinde belirlenmiş olup, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun olması gerektiği ya da vadesi gelmemiş olsa bile borçlunun muayyen yerleşim yerinin bulunmaması veya borçlunun borcunu ödememek için mal kaçırma ya da kendisinin kaçma hazırlığı içerisinde olması gerektiği kuralı getirilmiştir. Dosyada toplanan deliller, tarafların iddia ve savunmaları göz önünde bulundurulduğunda, dosya kapsamında ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı ve yaklaşık ispatın henüz sağlanamaması nedeniyle, ayrıca davalının mal kaçırmaya yönelik hareket ettiği de anlaşılamadığı görülmüştür. Davacının eldeki davadaki iddiası vadesi gelmiş bir borç değil, mahkemece yargılamaya muhtaç olduğu anlaşıldığından mahkemece verilen red kararı usul ve yasaya uygun bulunmuştur. İstinaf sebepleri ve dosya kapsamında yapılan incelemede verilen karar ve gerekçesi, göz önüne alındığında ilk derece mahkemesinin kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davacının istinaf taleplerinin Reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Dairemiz ilk derece mahkemesi kararını hem maddi olay hem de hukuka uygunluk bakımından incelemeye tabii tutarak yapmış olduğu istinaf incelemesinde; İstinafa konu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b maddesi gereğince davacının istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE, Harç peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,Davanın ve dosya üzerinde yapılan yargılamanın niteliği ve avukatlık asgari ücret tarifesi göz önünde bulundurularak aleyhine istinaf kanun yoluna başvurulan için vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, İstinaf kanun yoluna başvuru için yapılan yargılama giderlerinin kanun yoluna başvuran davacı üzerinde bırakılmasına, artan kısmın talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine, Dair; dosya üzerinde, tarafların ve vekillerin yokluğunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi. 23/10/2024